Bundan birkaç yıl önce, Doğan Haber Ajansı için bir haber hazırlamıştım. Haberde, Afyon Kocatepe Üniversitesi’ndeki yeni öğrencilerin internetten kayıt yaptırmaları sırasında sorulan bazı soruların yer aldığını, sosyal medyada da bu soruların yankı bulduğunu yazmıştım. Tabii “bir fotoğraf çekmek” amacıyla hazırlanan haber, Ajans’ın servis ettiği metinle birlikte “fişleme” iddialarına dönüşmüştü. Ertesi gün AKÜ’den yapılan açıklamada, internette sorulan ve öğrencilerin eğilimlerinin tespit edildiği anketin, Öğretim Üyesi Osman Konuk’un yönetiminde yapılan doktora tezi çerçevesinde gerçekleştirildiği duyurulmuştu.
İlk kez o zaman kazındı “Osman Konuk” ismi aklıma.
O haberden takriben iki yıl sonra, TVNET’teki “Bize Müsaade” programında rastgeldim bir “Osman Konuk Şiiri”ne.
Selahattin Yusuf, “Osman Konuk, Afyon’un değil, bizimdir” deyince anladım o Osman Konuk’un “bizim” Osman Konuk olduğunu.
Ve sonra ne kadar üzüldüm, şehrin bir kıymetinin İzmir’e gitmesinde “fişleme” haberinin etkili olduğunu öğrenince.
Sonra bir de şiir(imsi) yazdım Osman Hoca’ya. Sağolsun, nazikçe cevap verdi.
İşte şimdi, Osman Konuk’a “yaptığım”ı başka bir şair hocaya yapmayayım diye bu yazıyı kaleme alıyorum.
Kenan Çağan…
Siz belki yerel gazetelerde O’nun ismini okudunuz geçen hafta. Afyon Kocatepe Üniversitesi Birimler Genel Koordinatörlüğü’ne atanması ile gündeme gelen Prof. Dr. Kenan Çağan’ın bir özelliği daha var: Şairliği.
Kenan Çağan’ın “şair” yönünü ise Furkan Çimen’e borçluyum. Furkan Çimen, yanılmıyorsam, “Dünya Bizim” isimli internet sitesi için Kenan Çağan’la görüştüğünü söylemişti. Ben de hatta içimden “Bir şair daha mı” demiştim, Osman Konuk’u hatırlayarak.
Furkan Çimen’in beni uyarmasının ardından Kenan Çağan’ın “Kendi ve Siyah” ile “Ölü Diller Arşivi” kitaplarını satın aldım. Hece Yayınları’ndan çıkan her iki kitap için öyle edebi bir eleştiri yapmam mümkün değil. Ancak şu kadarını söyleyebilirim ki Kenan Çağan, yeni bir üslubu oluşturuyor. “Oluşturuyor” diyorum, zira anlaşılıyor ki bu kitapların devamı gelecek.
ÇAĞAN’DAN BİRKAÇ ÖRNEK
Kenan Hoca’nın seslenişleri, içine kapanışları, gülümsemeleri, öfkeleri hep şairane.
Meselâ “İma” şiirinden birkaç dize:
“gür ışıklarla açılsın zemheri ayında kapımız
alev alev yağsın gözlerinin huzuru
kireç taşlarını eriten bir yağmur sağanağıysa
sözlerin. sözlerinden açılmalı denizlere
konuşan ormanlara denk gelmeli”.
***
Zaman zaman bir çırpıda anlaşılan, bazen ise “Ne demiş ki” acaba diye düşündüren kelâmlar gördüm Kenan Çağan’da.
Meselâ… “Teklif” şiiri:
“ah! pusulasız bir seyyahım/gözlerin
kandillerinde yaralı bir ceylan
gözlerinse kırım bir aks-i seda
de hadi! anlat bana.”
***
“Kendi ve Siyah”ta “Hangi İyi Kullar” şiiri var ki bence her “dertli” okumalı. Şöyle diyor Kenan Çağan:
“bela gezgini yemin ediyor ve
inandırıyor kuru dalları kendi aşkına
büyük denizin çaylakları yutuyor zokayı
büyüklenen belasının çaprazında yitiriyor
tan vaktini ve zeytinin tadını”.
***
Kenan Çağan’da coşkuyu da buluyoruz elbette. “Ölü Diller Arşivi”nde, “Hepsi Unutmaktır” şiirinden bir bölüm:
“şelpedir titretir halkın kalbini
uzlet gerekmez
herkes ortada her şey kararınca
açların üzeri kapatılmalıdır
asiler görüldüğü yerde vurulmalıdır”.
***
Bir de “Sancaktar” var ki Kenan Çağan’ın beni en etkileyen dizelerini buldum:
“yaralı mızıkasıyla doğudan batıya yürüyen sancaktardım
Yaprağa ince sızı düşünce hatırladım
Bütün mevkuteler yarımdı
Ve kehkeşandı ordular”.
ŞAİR HOCA’YA
Osman Konuk’a şiir yazdığımdan bahsetmiştim ya. İşte o şiir aşağıda:
kelâmlarınızın pek çoğunu
anlamıyordum evet
siz şairdiniz
ve aslında pek çok hoşuma
gidiyordu
bu kafamdaki gerilik
***
siz şairdiniz evet
televizyonlarda görmüştüm
bir sürü diyeceğiniz vardı
günün üzerine
***
fakat o da ne
yanınızda okunurken dizeleriniz
spot ışıklarından rahatsız
yüzü kızaran bir haliniz vardı
***
hem bir de hocaydınız
makaleler araştırmalar tezler
hiçbir hakemli dergi
sizden şair diye bahsetmiyordu
***
tuhaf bir yabancılaşma
***
şehriniz habersizdi sanki
ülkenin en melankolik
ama en gönlü zengin adamından
***
oysa şairdiniz
kitaplarınız basılıyordu
okunuyordu
hatta moda tabirle
paylaşılıyordu
sanal dünyanın
gerçek profillerinde hocam.
***
sahi size hocam diyebilir miyim
cebeci’den mezunum
marks’ı öğrettiler dört yıl
hegel’den dem vuran bilimadamı
bizim yunus’a pek bir uzaktı
antoni giddıns
kırişan kumar
gıramşi
ve diğerleri
***
siz şairdiniz
küçük bir kente
sığmayacak denli
özgün
ve o küçük şehri
ihya edecek kadar
hüzünlü