Afyonkarahisar’da yapılan bir ortak akıl, uzlaşma, birlik ve beraberlik vurgusu; nasıl olur da tartışma konusu hâline gelir?
Sondan başlayalım:
Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Afyonkarahisar Belediyesi Patiköy Mama Üretim Tesisi’nin açılışında hayvan hakları ile ilgili genel bir çerçeve çizdi; Afyonkarahisar’da bu alanda yapılması planlanan uygulamalardan bahsetti. Vali Yiğitbaşı, konuşmasının sonunda bir mesaj verdi; ben o mesajı okuyunca “Ne kadar yerinde bir vurgu” diye düşündüm.
Vali Yiğitbaşı, konuşmasında ne söylemişti, hatırlayalım:
“Bir şehrin daha yaşanabilir bir hâle gelmesi için o şehirdeki kamu kurumlarından yerel yönetimlere, iş dünyasından, sivil toplum kuruluşlarına, siyasi partilerden sanat camiasına kadar herkesin uyum ve eş güdüm içerisinde hareket etmesi çok önemlidir.”
“Geçtiğimiz yıl her kesimden farklı farklı paydaşları davet ettiğimiz ortak akıl buluşmaları gerçekleştirdik ve 16 ayrı konu başlığında 271 hemşehrimizle bir araya gelerek şehrimizin sorunları ve çözüm önerilerini tartıştık.”
“Buradaki iletişimi, işbirliğini, karşılıklı nezaketi oturtmaya gayret etmek de bu çalışmaların ilk ve en önemli adımlarındandır. Herkes, hepimiz, herbirimiz bu noktada özverili ve gayretli olursak şehrimiz ve vatandaşlarımızın inşallah hizmetleri çok daha pratik, kolay bir şekilde yürüyecektir. Biz birisi diğerinin alternatifi olmayan faaliyetleri yarıştıranların merkezi ve yerel yönetimler ya da kurumlar arasında gerilim oluşturmaya ve bu gerilimleri tırmanarak çeşitli şovlar peşinde koşmaya çalışanların yaptıkları küçük hesapların da şehrimizdeki ahengi bozmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bizim çabamız Afyonkarahisar'ın tüm kurumlarıyla el ele vererek şehrimizin geçmişini, ihya ve geleceğini de inşa etmektir.”
“Bizlerin de katılacağı yine böyle açılışlarda, böyle ortak programlarda, bir sonraki etkinliklerde, bugün burada görüyorum bazı siyasi parti temsilcilerimiz var, bazıları davetli katılamadı. Ama inşallah sizlerin gayretiyle, özverisiyle güzel bir başlangıç ve adıma imza atalım. Ve şimdiye kadar sanıyorum belediyenin programlarına katılmadığı için davet edilmiyor. AK Parti İl Başkanlarımızı da bu tip programlarımıza davet edelim. Biz de onların katılımını da sağlayalım. İnşallah az önce başkanımızın söylediği gibi acıda ve sevinçle bir arada olmayı tüm Türkiye'ye biz buradan Afyonkarahisar olarak gösterelim diyorum.”
“İnanıyoruz ki kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum bu şekilde el ele vererek bizim buradan oluşturacağımız bir modeldir. Sadece kendi şehrimiz için değil, tüm Türkiye için çok örnek ve çok öncelikli bir model olacaktır.”
Vali Yiğitbaşı’nın açıklamasına ilk tepki Belediye’den değil, Cumhuriyet Halk Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Faruk Duha Erhan’dan geldi. Erhan’ın açıklamasının çerçevesini az çok anlayabiliyorum, haklı ya da haksız; kendi partisinden Belediye Başkanı’nı savunmak istemiş olabilir. Ancak Anahtar Parti’nin konuya müdahil olmasına anlam veremedim. Galiba Anahtar Parti, “3’üncü yol” söylemini bırakıp eleştirdiği bazı ittifakların içinde yer almak istiyor…
Gelelim Vali Yiğitbaşı’nın açıklamasının arka planına…
Vali Yiğitbaşı’nın birlik ve beraberlik mesajı adımı “Laf olsun” diye atılmış değil.
Afyonkarahisar Belediyesi, Afyonkarahisar Valiliği’ni programlara ısrarla davet ediyor. Davetler Afyonkarahisar Belediyesi Özel Kalem Müdürü Şehriban Öncel tarafından iletiliyor. Afyonkarahisar Valiliği Özel Kalem Müdürü Sezayi Pala ise, Öncel’e “protokol” uyarısında bulunuyor ve “Eğer biz törenlere katılırsak törenlerde protokol kurallarını tam olarak uygulamak gerekir. Örneğin tüm il başkanlarını törene davet etmek gerekir. Siz bazı il başkanlarını davet ediyor, bazılarını törene davet etmiyorsunuz. Bizim katılacağımız törenlerde böyle bir ayrım yapmamalıyız. Mesela AK Parti İl Başkanı'na davet etmek gerekir” diyor.
Belediye Özel Kalem Müdürü Şehriban Öncel de “Sizin de şu AK Parti seviciliğinizi anlayamadık gitti” cevabını veriyor.
Konu Vali Yiğitbaşı’na intikal ediyor; Vali Yiğitbaşı da Afyonkarahisar Belediyesi Patiköy Mama Üretim Tesisi’nin açılışında nazik bir üslupla birlik ve beraberlik mesajı veriyor. Dahası, Vali Yiğitbaşı kürsüden indikten sonra Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’a iletiyor ve “Şehriban Hanım’ın bu sözlerinden yola çıkarak böyle bir çağrı yapma gereği duydum. O nedenle böyle konuştum. Bir ve beraber olacaksak ayrım yapmamalıyız” diyor.
Bir de şu var: Vali Yiğitbaşı, AK Parti örneği üzerinden tüm siyasi partilerin çağrılması telkininde bulunuyor. Yoksa “Tüm programlara sadece AK Parti çağrılsın” denilmiyor.
SİYASET ÜSTÜ BİR KONU
Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’nın “Birlik ve beraberlik”, “ortak akıl” çağrısı “sen-ben”, “o parti- bu parti” yaklaşımından çok farklı; siyaset üstü bir konu. Sadece şehirler değil, toplumlar da uzlaşma kültürü ile gelişir ve başarılı sonuçlar alır. Şehrin bir numaralı idarecisi birlik ve beraberlik mesajı verme gereği duyuyorsa, konu “rica”dan çok, “talimat” olarak algılanmalı bana göre.
Demek ki şehrin ihtiyacı bu, vatandaşın devletin bir numaralı temsilcisine arz ettiği sorun bu. Siyaset üstü bu konuyu “Ama sen de yaptın” diyerek “küstüm, oynamıyorum” diyerek görmezden gelemeyiz.
Şehir için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmeyi kamuoyunun gündemine getirmenin, Belediye Meclisi toplantılarında AK Parti sıralarına “Siz de destek verirseniz bu iş olur” demenin yanı sıra somut adımlar da sorunların çözümünü kolaylaştıracak.
VALİLİK NE YAPIYOR?
Afyonkarahisar, devlet büyüklerinin sıkça ziyaret ettiği bir şehir. Bu yoğunluk, protokol kurullarının her defasında yeniden gözden geçirilmesini sağlıyor. Benim takip ettiğim kadarıyla Afyonkarahisar Valiliği, özellikle devlet büyüklerinin Afyonkarahisar’daki programlarında protokol kurallarını harfiyen uyguluyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan siyasi partilerin milletvekilleri ve il düzeyindeki temsilcileri; ayrıca Afyonkarahisar’da faaliyet sürdüren ama TBMM’de olmayan siyasi partilerin yöneticileri de programlara davet ediliyor.
Dolayısıyla Valilik tarafından yapılan uygulamalarda “Aman şu gelmesin” yaklaşımı sergilenmiyor. Devletin gerekliliği ne ise o uygulanıyor.
MÜTEKABİLİYET Mİ?
Özellikle uluslararası ilişkilerde “mütekabiliyet” esası, taraflara yol gösterir. Diyelim ki bir devlet bizi tanımıyorsa, biz de o devleti tanımayız. Bir devlet büyükelçisini geri çektiyse, diğer devlet de büyükelçisini geri çeker.
Bu esas uluslararası ilişkilerin bir unsuru; ancak zaman zaman Afyonkarahisar’da da bu esasın uygulanmaya çalışıldığını görüyorum. Yukarıda bahsettim, yinelemekte fayda var: Şehrin devlet nezdinde en üst makamı Valilik. Şehrin Valisi, her programa yetişemeyebilir; yetişemediği programlarda Vali Yardımcısı’nı görevlendirebilir.
Bazı kurum ve kuruluşların üst yöneticilerinin kendilerini Valilik Makamı ile eşdeğer gördüğünü, özel kalem sorumlusu ya da ikinci yöneticisine “Öğren bakalım, programa Vali katılacaksa ben de katılayım, yoksa birisini görevlendiririm” dediğini görüyorum.
Bu yanlış bir davranıştır, eleştirilmesi gereken bir davranıştır.
Valilik ile mütekabiliyet kurabilecek kurum, yine Valilik’tir.