Afyonkarahisar Belediyesi tarafından engelli vatandaşlarımız için akülü araç dağıtımı yapıldı. Belediye’nin sosyal medya hesaplarından bu faaliyet şöyle duyuruldu:
“Yüreğimizde Engel Yok! Afyonkarahisar Belediyesi olarak, hayırsever bir vatandaşımızın desteğiyle temin edilen 80 adet akülü sandalyeyi engelli hemşehrilerimize ulaştırdık.”
Aa! 80 mi? Bir hayırsever vatandaş mı?
Bir dakika…
Akülü araç dağıtımı, Av. Burhanettin Çoban’ın Belediye Başkanlığı döneminde de, İl Genel Meclisi Başkanlığı döneminde de gerçekleşirdi. Çoban döneminde akülü araçların hangi kişi ya da sivil toplum kuruluşu tarafından bağışlandığı açıklanırdı.
Afyonkarahisar Belediyesi’nin son paylaşımı ise “Hayırsever bir vatandaşımızın” denilip geçiştirilmiş. Belediye’nin internet sitesinde yayınlanan haberdeki konuşmalarda da benzer bir dil kullanıldığını gördüm.
Türkiye Sakatlar Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı Faruk Özkara’nın “Bizi bilgilendirmediler” açıklamasını okumuşsunuzdur. Bu konu bile başlı başına tartışılmalı esasında. Akülü araçların nasıl ve ne şekilde tedarik edildiğinden başlayarak, nasıl ve hangi ölçütlere göre, kimlere dağıtıldığı hakkında da Afyonkarahisar Belediyesi’nden “şeffaf” bir açıklama bekliyoruz. Ama sanırım, beklediğimizle kalırız.
Sizi şimdi, 3-4 ay öncesine götüreyim: AK Parti Afyonkarahisar İl Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Belediye Meclis Üyesi Av. Mahmut Ekici, Afyonkarahisar Belediyesi’nin bir arsa (arazi) satışını gündeme getirmiş, bu satışın gerçek değerin altında olduğunu, büyük ihtimalle ihalesiz bir şekilde gerçekleştiğini belirtmişti.
Ekici’nin o günlerde basına yansıyan demeci şöyleydi:
“Çevre Yolu üzerinde bulunan YÜNTAŞ’a ait arazi, ihale ilanı olmadan satılmış olabilir. Bu arsanın 50 milyon TL bedelle ihalesiz satıldığına dair duyumlarımız var. Yakinen tanıdığım bir iş adamı bana ulaşarak bu satışı sonradan duyduğunu satış gerçekleşmeden önce kendisine teklif edilseydi 150 milyon TL bedelle bu arsayı alabileceğini söyledi. Arada 100 milyon TL fark var. Bu Afyonkarahisarlı hemşehrilerimizin hakkıdır. Bu satış gerçekleştiyse bunun bedelini kim ödeyecek.”
Konunun kamuoyunda uzun süre tartışılmasının ardından Afyonkarahisar Belediye Meclisi Üyesi ve Birinci Başkanvekili Dr. M. Kemal Demirkırkan, yanında Belediye Meclisi Üyeleri Mustafa Karanfil, Av. Ramazan Akgöz ve Ahmet Akkent (Aynı zamanda Kent Konseyi Başkanı) olduğu hâlde bir açıklama yapmıştı. Açıklamanın en can alıcı kısmı şöyleydi:
“YÜNTAŞ özel bir şirket olduğu için ihale yapmıyor bu arsanın satışıyla ilgili de dört ayrı fiyat alındı o fiyatlarda bizim en son ki satıştan daha düşük. Sonra bu satışta arkadaşların belirttiği üzere satılıyor, YÜNTAŞ'ın yaptığı protokolün üzerine bu satış bedeline ilave olarak 2 adet 2015’ten eski olmamak kaydıyla hafif ticari kamyonet, 6 adet Halk Ekmek satışında kullanılmak üzere ekmek büfesi, 80 adet engelli vatandaşlara dağıtılmak üzere akülü tekerlekli sandalyeyi de bu arsayı alan arkadaş YÜNTAŞ'a teslim edecek. Bunların tahmini hesabı yapıldığı zaman yaklaşık 10 milyon civarında bir rakam tutuyor.”
Şimdi taşlar yerine oturuyor sanırım.
Afyonkarahisar Belediyesi’nin değerinden ucuza sattığı iddiasına neden olan, Hollanda’da yaşayan bir Sandıklılı işadamının aldığı öne sürülen bu arsa (arazi) için sunulan ek şartlardan birisi, vatandaşa hizmet olarak dağıtılmış sanki. Fakat “hayırsever bir vatandaş” tanımlamasıyla konu esrarengiz bir havaya büründürülmüş.
Keşke çıkıp açık açık şöyle deseydiniz:
“Bizim kamuyu zarara uğrattığımızı iddia edenler görsün. Biz vatandaşımızın yanındayız. Daha önce yerine getirilmesi gerektiğini söylediğimiz 80 akülü araç şartı, harfiyen uygulanmıştır. Bugün göğsümüzü gere gere bu araçları dağıtıyoruz.”
Aklıma gelmişken bir tesadüfü (ki ben tesadüfe inanmıyorum), bir tevafuku da paylaşmak isterim. Av.Mahmut Ekici’nin iddiasına cevabı Dr. M Kemal Demirkırkan vermişti; bahse konu 80 akülü aracın dağıtım töreninde de Belediye’yi Kemal Hoca temsil etti.
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, her iki gelişmede de kendi açıklama yapmadı. Ekici’nin açıklamasına belki “Karşılıklılık” (Meclis Üyesine karşı Başkanvekili) esası uygulandı, ama akülü araç dağıtımının tarihi günler öncesinden belliydi…
ÖNCE FOTOĞRAF, SONRA KARAR
Afyonkarahisar Belediyesi’nde benim daha önce şahit olmadığım bir uygulama başladı. Belediye’nin faaliyetleri için önce gösteriler, toplantılar düzenleniyor; açıklamalar yapılıyor, fotoğraflar servis ediliyor; ardından gösterisi yapılan, kurdelesi kesilen faaliyetler Afyonkarahisar Belediye Meclisi gündemine getiriliyor.
Birçok örnek verilebilir ama hemen akla gelecek iki misali paylaşayım:
Afyonkarahisar Belediyesi, Afyonkarahisar’daki tüm muhtarlara yönelik bir yardım paketi hazırladı. Bu paket, muhtarların da katıldığı bir toplantı ile basına servis edildi. Sosyal medya hesaplarında toplantı paylaşıldı. Sonra bir baktık ki Afyonkarahisar Belediye Meclisi toplantısı gündeminde muhtarlara yardım gündem maddesi bulunuyor.
Aynı şekilde, Zafer Mahallesi’ndeki eski müzenin olduğu alanda Afyonkarahisar Belediyesi Zafer Çocuk Dünyası açılmıştı. 2025 yılının Mayıs ayında düzenlenen törenle kurdelesi kesilen bu merkez hakkında Belediye Meclisi’nin 2025 yılı Temmuz ayı toplantısında şöyle bir gündem maddesi yer aldı:
“Mülkiyeti Maliye Hazinesine ait Zafer Mahallesi, 128 Ada 1 Parselde kayıtlı olan, Belediyemize tahsisli oyuncak müzesi olarak çocuklarımızın hizmetine sunulan eski müze binasına; Zafer Çocuk Dünyası isminin verilmesi hakkında teklif.”
Evet, Belediye sistemi “Tek Adam/Tek Kadın” sistemidir; Belediye Başkanı’nın sözü geçer. Evet, Belediye Meclisi’nde çoğunluk hangi partidense o partinin üyelerinin aldığı kararlar uygulanır.
Ancak “teamül” diye de bir şey var.
Hiç değilse Belediye Meclisi’nden karar çıkar; ondan sonra da kararın gereği yapılır.
Teamülleri yıkarak bir yere varamayız.