Murat Arısoy

Cevap Hakkı

Murat Arısoy

Gazeteniz Kocatepe’nin belkemiği Kurdoğlu, Kısa Kısa isimli köşesinde Atatürkçü Düşünce Derneği Afyonkarahisar Şubesi Genel Kurulu ile ilgili “Gerilim” başlıklı bir yazı yazmıştı. Benim bildiğim kadarıyla Kurdoğlu, öyle anlamadan dinlemeden yazı yazmaz; 40 düşünür, 1 yazar…
Neyse, bu köşe yayınlandıktan sonra ADD Afyonkarahisar Şubesi’nde Başkan Adayı Fulya Bolcal’ın listesinde yer alan Seyhun Sertan Yücekaş, sosyal medya hesabından bir açıklama yayımlamış. Ben bunu, rastgele sosyal medyada dolanırken gördüm. Açıklamayı –kelime hataları dahil, hiçbir düzeltme yapmadan- yayınlıyorum:

“Sayın Kocatepe Gazetesi Yetkilileri,

Gazetenizdeki "Kısa Kısa" adlı köşede "Gerilim" başlığı ve "Kurtoğlu" imzası ile okuduğum bir yazının gerçekleri yansıtmaktan uzak, objektif olmayan, oldukça taraflı bir yorum olması ve şehrimizin uzun yıllar geçmişine tanıklık eden bir gazetede bu ithamların yer alması sebebiyle üzüldüğümü ifade etmek isterim.

Yazıdan anlaşıldığı kadarıyla farklı kişi ve gruplar da hedef alınmış olsa da, kongrede aday olan bizlere de cevap hakkı doğduğunu düşünüyorum.

Söz konusu yazı aşağıdaki gibidir:

"Mahalli seçimlerin ardından sivil toplum örgütlerine yönelik operasyonlar devam ediyor. Muhtarlar, şehit aileleri, gazeteciler falan derken son atak; Atatürkü Düşünce Derneği'ne yapıldı. "'Siyaset=Kriz ve gerilim" anlayışındakilerin güdümündeki ekip, ADD' de Veli Cengiz'i devirip, saygın kurumu günlük siyasetin aleti etmeye niyetlendiler. Epeyce tantanalı geçen kongrenin sonucunda hem perde gerisindeki kriz baronları, hem de perdenin önündeki oyuncular derslerini aldı. Kutluyoruz Veli Cengiz ve ekibini. Umarız bir kez daha anlaşılmıştr, sağı-solu taşlayıp taşlayıp, sonra da "Ortam neden bu kadar geriliyor? Neden kimse bizi kabullenmiyor?" serzenişlerinin yanıtı."

Yazıdaki iddialar aşağıdaki gibidir:

1- Genel Kurulda başka bir adayın varlığı operasyon olarak değerlendirilmiştir.

2- Adaylar bir bütün şeklinde güdümlü ekip olarak itham edilmiştir.

3- ADD'yi günlük siyasetin aleti yapmak niyetinde olunduğu ithamında bulunulmuştur.

4- Perde arkasında kriz baronları olduğu, adayların ise perde önündek oyuncular olduğu iddiasında bulunulmuştur.

5- Gerilim iddiası ve yazının bunlara yanıt olduğu ifade edilmiştir.

1- Sivil Toplum Kuruluşları kimsenin şahsi malı değildir. Atatürkçü Düşünce Derneği Afyonkarahisar Şubesi de bir sivil toplum kuruluşu olup, ne Sayın Veli Cengiz ne de bir başkasının şahsi malı değildir. STK'lar kimsenin şahsi düşüncelerine göre değil, yasalara uygun biçimde kendi tüzüğüne göre yönetilir ve faaliyetlerde bulunurlar. Bir adayın çıkmış olmasını operasyon olarak değerlendirmek, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olan medyaya yakışmayan bir ifadedir. Bir adayın varlığını kabul etmemek, demokrasiye ve sivil toplum kuruluşlarının varlığına ve işleyiş biçimine aykırıdır. Aksi halde bu düşünce bizi faşizme sürükler. Diktatörlük idaresinin önünü açar.

2- Genel Kurulda demokrasiye uygun şekilde yasaların ve tüzüğün verdiği hakkı kullanarak aday olan üyelere güdümlü ekip demek, adayların hür iradesini ve düşüncelerini yok saymaktır. Böyle bir iddia ve itham adaylara olduğu kadar, onlara oy veren üyelere büyük bir haksızlıktır.

3- ADD günlük siyasetin aleti yapılacak yer değil, kendi tüzüğündeki kuruluş amacına ve faaliyet alanlarına göre hareket etmesi gereken saygın bir sivil toplum kuruluşudur. Aday olan üyelerimizin niyeti de bu tüzüğe uygun şekilde Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda çalışmalar yapmaktır. 

4- Perde arkasında kriz baronları olduğu iddiası ile kim ya da kimlerin kast edildiği tarafımızca tam olarak bilinmemekle beraber, kast edilenlerin siyasiler olduğunu düşünüyorum. ADD siyaset üstü bir sivil toplum kuruluşudur. Elbette ideolojik olarak aynı doğrultuda kişi ve gruplar bulunabilir. Bu doğaldır. Fakat ADD hiçbir şahsın veya grubun arka bahçesi değildir ve olmamalıdır. Perde önündeki oyuncular diye  itham edilen adaylar ise derneğimiz çatısı altında Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda çalışmalar yapmaya gönüllü ve hazır olan, saygın üyelerimizdir.

5- Ortam neden bu kadar geriliyor ve neden kimse bizi kabullenemiyor gibi hakikatle hiç ilgisi olmayan serzenişlerin varlığı iddiasında bulunmak, abesle iştigaldir. Elbette bu cümledeki kasıt ve esas hedefin adaylarımızdan ziyade, perde arkasındaki kriz baronları diye nitelendirilen hayali kişiler olduğunu düşünüyorum. Aday listemizin her biri ise eğitimleri, meslekleri ve sosyal hayattaki çalışmaları ile saygın kişilerdir. Hiçbirinin kabullenilmek gibi bir uğraşıya ihtiyacı olmadığı gibi, kabul görmemek gibi gülünç bir serzenişi de söz konusu olmamıştır ve olamaz.

Son olarak, yapılan genel kurulun başından sonuna kadar gazeteniz adına basın mensuplarımız da oradaydı. Onların da şahitlik etmiş olduğu, fotoğraf ve video ile kayıt altına almış oldukları, yasalara ve tüzüğe aykırı iş ve işlemlerin, durumların da gazeteniz tarafından haber yapılmasının, hem hakkınız hem de sorumluluğunuz olduğunu düşünüyorum.
Saygılarımla.”

CEVAP HAKKI USULÜ…

Bir basın kuruluşunun yaptığı haber, yayınladığı köşe yazısı ile ilgili rahatsızlık duyduğunuzda en basit yöntem Facebook ve benzeri sosyal medya hesaplarından paylaşım yapmak, bu paylaşımı da kendi “yankı odanız”dan çıkmayacak kişilerle donatmaktır. Böylece hem içinizi dökmüş olursunuz, hem de “Burada şöyle bir durum da var” diyen çıkmaz. Yankı odasındaki alkış ve kabul, sürer gider…
Ancak haber ya da köşe yazısını yayınlayan basın kuruluşun sizin açıklamanıza yer vermesini sağlamak, bir iletişim başarısıdır. Görüşlerinizin sizin aleyhinizde gibi görünen kişiler tarafından okunması, siyasetin “ikna” kısmının olmazsa olmazıdır. Cevap hakkını kullanmak istediğiniz halde basın-yayın kuruluşu görüşlerinize yer vermiyorsa o zaman durumun ciddiyetine göre mahkemeye gidersiniz ve tekzip yayınlatırsınız…

Afyonkarahisar’da herkes, basın kuruluşlarına ulaşabilme yetisine sahip. Seyhun Sertan Yücekaş’ın metnini ele alalım… Benim telefon numaram herhalde 8-9 yıldır Seyhun Bey’de var. Ama nedense açıklama metni gönderilmemiş. Yine Kocatepe Gazetesi’nin sosyal medya hesapları hatta ihbar hattı bile mevcut. Yine de bu iletişim kanalları kullanılmamış... İletişim, dağa küsülmesi ile sürdürülebilen bir kavram değil… 

Tabii bu konuda Afyonkarahisar Belediyesi bünyesinden başarılı bir örneğe de yer vermek gerekir. Afyonkarahisar Belediye Meclis Üyesi ve Birinci Başkanvekili Dr. M. Kemal Demirkırkan, köşe yazıları ve haberler konusunda zaman zaman bizi arar; görüşlerini söyler. Demirkırkan, “Siz de benim gibi düşüneceksiniz” diye baskı kurmadan, nazikçe ama sözünü de esirgemeyerek konuşur; “Siz böyle düşünmüşsünüz, ama olayın bir de şu yönü var” şeklinde açıklayıcı cümlelerle meramını ifade eder. 

Gelelim Seyhun Sertan Yücekaş’ın kendi sosyal medya hesabından yaptığı açıklama, kendi görüşleridir; karışmamız veya yönlendirme yapmamız mümkün değil. Ancak Son olarak, yapılan genel kurulun başından sonuna kadar gazeteniz adına basın mensuplarımız da oradaydı. Onların da şahitlik etmiş olduğu, fotoğraf ve video ile kayıt altına almış oldukları, yasalara ve tüzüğe aykırı iş ve işlemlerin, durumların da gazeteniz tarafından haber yapılmasının, hem hakkınız hem de sorumluluğunuz olduğunu düşünüyorum” cümlelerine katılmam mümkün değil. 23 Mart 2025 tarihinde Kocatepe Gazetesi’nin internet sitesine, 24 Mart 2025 tarihinde Kocatepe Gazetesi’nin 7’nci sayfasına göz gezdirmiş olan herhangi bir okuyucu bu cümleleri kurmaktan vazgeçerdi…

HAYIRLI BAYRAMLAR

Gönlümüzü şenlendiren Ramazan da geldi, gidiyor. Ramazan’ın ruhuna uygun yaşadık mı, o ruhun devamı için çaba sarf ediyor muyuz; yoksa gündelik telaşlarla iki dünyayı da ihmal mi ediyoruz… Muhakeme yapmalıyız. 

Allah yılına kedersiz eriştirsin. 

Ramazan Bayramınız mübarek olsun, hayırlara vesile olsun…

Yazarın Diğer Yazıları