Murat Arısoy

Depreme dair birkaç kelam – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

25 Ekim 2011 Salı 03:00:00
  Kısa sürede şahit olduğumuz acılar var: Sel vurdu önce Karadeniz’i, Akdeniz’i. Sonra 24 şehit verdiğimiz o terör saldırısı yaşandı. Ardından canlı yayınlarda, son dakika uyarılarıyla depremi izledik.
Terör saldırısında teröre destek veren ülkeleri az-çok biliyorduk. O ülkelere karşı da ferdi anlamda tavrımızı belirledik.
Fakat sel ve depremde kimi suçlu ilan edeceğiz?
Selin ve depremin verdiği zararda kimin payını arayacağız? Van’daki depremde yıkılan öğrenci yurdunun, otellerin ya da apartmanların yapılış şeklini aklımıza getirmeyecek miyiz?
Dere yatağına bina inşa edenin de…
O binayı görüp de yasal işlem yapmayanın da…
O binayı sorgulamadan mesken seçenin de…
Doğal dengeyi kendine göre değiştirmeye çalışıp yeni imar planları düzenleyenlerin de…
O imar planlarına onay verenlerin de…
O imar planlarına itiraz etmeyenlerin de…
O imar planlarını denetlemeyenlerin de…
Deprem konusunda yeteri kadar uyarı yapmayanın da…
Kaçak katlara, göz göre göre izin verenin de…
O izne karşı çıkmayanın da…
“İhale bedelini düşürdük” diye sevinip müteahhidin nasıl çalıştığını takip etmeyenin de…
Binayı güçlendirme çalışması yapmayanın da…
Depremi sadece televizyonda seyredip “Bize bir şey olmaz” diyenin de…
Sorumluluğu yok mu Allah aşkına?

Çok uzaklara gitmeyeceğim. Anlatacağım olay, Afyonkarahisar’da yaşandı.
Bir gün Sultandağı’nda deprem olur, deprem Afyonkarahisar’dan da hissedilir.
Kentin en işlek caddelerinden birinde oturan yaşlı teyze, çok depremler görmüştür. Ama 1999 depremi de hafızasındaki en yakın depremdir. 1999’da Marmara’yı etkileyen depremde, henüz 4-5 yıldır oturduğu, eşinden gelen arsanın üzerine yaptırılan binada ciddi çatlaklar meydana gelmiştir. O nedenle, ister istemez endişe duyar:
“Acaba bizim oturduğumuz apartman da yıkılır mı” diye.
Yaşlı teyzenin ikamet ettiği binada, binanın müteahhidi de oturur. Yaşlı teyze, birinci katta, müteahhidi ise en üst kattadır. Yaşlı teyzenin, binanın yıkılması ile ilgili endişesini duyan müteahhit, yaşlı teyzeye haber gönderir:
“Teyzecim, binanın temelleri sağlam. Bir deprem sırasında yıkılacak olsa bile birinci kat, olduğu gibi kalacaktır. Yıkılırsa üstteki katlar, yıkılacaktır. Sana bir şey olmaz.”
Nasıl yani?
Bir müteahhit, yaptığı binanın sadece temeline ve birinci katına güvenebiliyor. Fakat “Yıkılırsa üstteki katlar yıkılacaktır” diyebiliyor. Ve binanın belli başlı yerlerindeki çatlaklar, bugün de dikkat çekiyor…

Evet, ciddi bir sınav silsilesinden geçiyoruz. Fakat kent olarak deprem sınavına hazırlıklı olup olmadığımız konusunda şüphelerim var.
Örneğin bir deprem sırasında Kurtuluş Caddesi’nin kullanılamaz hâle geleceğini ben değil, bizzat yöneticiler söylüyor.
Sigorta sektörünün önde gelenlerine soruyoruz, Afyonkarahisar’daki binaların 6’da 1’inin deprem sigortasına sahip olduğunu belirtiyorlar.
Jeoloji uzmanları, Afyonkarahisar’ın toprak yapısı nedeniyle olası bir depremde beklenenin üzerinde hasar görebileceğini dile getiriyorlar.
Kurum kurum dolaşmaya gerek yok, Karaman İş Merkezi rutubet nedeniyle zor günler geçiriyor. Bodrum katı su alıyor, üst katlardaki merdivenlerde ise sıva çökmeleri göze çarpıyor, rutubet kokusu hissediliyor.
Afyon olarak deprem sınavına pek de hazırlıklı değilmişiz gibi geliyor.

Yazarın Diğer Yazıları