Murat Arısoy

Depreme Hazırlıklı Mıyız?

Murat Arısoy

Türkiye’de pek çok “önemli gün ve hafta” bulunuyor. Bu önemli gün ve haftaların kabul edilmesi, bu zaman dilimlerinde etkinlikler yapılması, esas olarak farkındalığı artırma işlevini görüyor.

28 Şubat Sivil Savunma Günü ve 1-7 Mart Deprem Haftası da etkinlik düzenlenen gün ve haftalar arasında yerini aldı. 1-7 Mart haftasına “Deprem” yerine “Deprem Bilinci” Haftası demek daha doğru… Türkiye bir deprem ülkesi, depremle ilgili bireysel ve toplumsal sorumluluklarımız bulunuyor.

Bireysel olarak yapabileceklerimiz var; bir de bireysel olarak gücümüzün yetmeyeceği, kamu kurum ve kuruluşlarının yapacakları var. 

Ama vurgulamak da gerekir: Deprem anlık bir durum gibi görünse de diğer tüm afetler gibi öncesi, sırası ve sonrasını hesaplamak gerekiyor. 

Afetlerden önce önlem alınmalı, afetler sırasında neler yapılabileceği öğrenilmeli, afetlerin ardından nasıl harekete geçileceği de hesaplanmalı. 

Afyon Kocatepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Geoteknik Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Gücek, bu bağlamda geçen hafta dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. İşte Gücek’in hazırladığı yol haritasının bir özeti:

Belediyeler öncülüğünde mevcut bina stoku envanteri çıkarılmalı, ilgili kurum/kuruluş/odalarla iş birliği yapılmalı.

Veri tabanlı incelemelerle en riskli bölgeler ve yapılar belirlenerek, güçlendirme ve dönüşüm çalışmaları teşvik edilmeli.

Zemin etütleri, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) ile tam uyumlu şekilde yapılmalı ve sıkı denetim mekanizmaları oluşturulmalı.

Belediyelerde Afet İşleri Daire Başkanlığı/Müdürlüğü kurulmalı ve aktif hale getirilmeli.

Her il için Deprem Eylem Planı (Master Plan) oluşturulmalı ve uygulanmalı.

Olası afetler sonrası etkin müdahale için Koordinasyon Merkezleri kurulmalı ve gerekli alan tahsisleri yapılmalı.

Belediyeler tarafından yapılan tüm yapılarda afet sonrası müdahale ve toplanma alanları planlanmalı.

Toplanma alanlarında temel ihtiyaçlar, temiz su, jeneratör ve alt yapı olanakları sağlanmalı.

Halka yönelik afet bilinçlendirme eğitimleri düzenlenmeli.

Belediye mühendislerine temel mühendislik eğitimi, hasar tespit eğitimi ve afet sonrası hazırlık eğitimleri verilmeli.

Afet müdahale ekipmanlarına yatırım yapılmalı, belediyeler arama-kurtarma ekipleri oluşturmalı.

Mobil Afet Koordinasyon Tırı, Mobil Aş Evi ve Gezici Deprem Simülasyon Sistemleri hazırlanmalı.

Afet farkındalığını artırmak için Afet Bilinçlendirme Parkları oluşturulmalı.”

Süleyman Gücek’in önerilerinin dikkate alınmasını diliyorum. 

 

 

AFAD GÖNÜLLÜSÜ OLABİLİRSİNİZ…

Uzun yıllar Afyonkarahisar İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü görevini başarıyla sürdüren Mehmet Buldan, bir süredir Bursa İl Afet ve Acil Durum Müdürü olarak vazifesini yerine getiriyor. Buldan, geçen günlerde “AFAD Gönüllüsü Olmak” başlıklı bir yazı paylaştı. Sözü Mehmet Buldan Müdür’e bırakalım:

Bu yol, yalnızca bir kayıt işlemiyle başlamaz; bir kalbin, insanlığa adanmışlığıyla başlar. Ancak ilk adım, e-Devlet üzerinden AFAD Gönüllülük Sistemi’ne kaydolmaktır. Önce uzaktan eğitimler tamamlanır ve Temel AFAD Gönüllüsü olunur. Sonra, sahada verilen pratik eğitimlerle Destek AFAD Gönüllüsü mertebesine ulaşılır. Daha da ileri gitmek isteyenler için Uzman AFAD Gönüllüsü olma kapısı aralanır. Ve işte o zaman, yalnızca bir bilgi sahibi değil, bir can yoldaşı, bir umut taşıyıcısı olursun. Bir afetin ortasında, en önemli şey o an, orada olmaktır. Gönüllü olmak, yalnızca başarı hikâyeleriyle dolu bir destan değildir. Bazen geceler uykusuz geçer, bazen gözyaşları sessizce düşer, bazen eller çaresizlik içinde sıkılır. Ama tüm bunlara rağmen, bir cana umut olmanın verdiği huzur, hiçbir şeyle kıyaslanamaz.

Gönüllü olmak, yalnızca bir isim listesine adını yazdırmak değildir. Bu, yüreğine mühürlenmiş bir sorumluluktur.

Bir felaket anında sen nerede olmalısın?

Seyirci mi olacaksın, yoksa el uzatan mı?

Eğer cevabın, ‘Ben orada, milletimin yanında olmalıyım!’ ise, haydi, AFAD Gönüllüsü ol!

Çünkü biz biliriz ki, biz birbirimize sahip çıktıkça hiçbir afet bizi yıkamaz!

Ve unutma, ‘İyilik yap denize at, balık bilmezse Hâlık bilir.’

 

 

KENTSEL DÖNÜŞÜM

Afyonkarahisar’da 5-6 yıldır gündemde olan kentsel dönüşümde ilerleme olmadığını görüyoruz. Mısri Mahallesi ve Gökçe Mahallesi’ndeki depreme dayanıksız yapıların bir an önce kentsel dönüşüm planlamasına alınıp işlemlerin başlamasını diliyorum. Bununla birlikte Afyonkarahisar’da kentsel dönüşüme ihtiyaç duyulan mahalleler ne yazık ki Mısri ve Gökçe’den ibaret değil. Şehir merkezinde, 50-60 yıllık binaların olduğunu biliyoruz. Binaların bitişik nizam hâlinde yükseldiğini, şehir merkezinin genelinin yumuşak zemin üzerine kurulduğunu, binalarda kullanılan teknoloji ve malzemenin de eskidiğini dikkate almamız gerek…

Kapsamlı bir çalışma yapılsa, Afyonkarahisar merkez ilçedeki binaların yüzde 60-70’inin yenilenmesi sonucu ile karşı karşıya kalabiliriz. 

Tablo vahim…

Bilimadamları, Afyonkarahisar merkezde 6,2’ye kadar varan büyüklükte deprem olacağını tahmin ediyor.

Büyüklük ve yer tahmin edilse de depremin zamanı tahmin edilemiyor. 

Tüm Afyonkarahisarlılar olarak zahmeti depremden önce çekelim; rahmet ardından gelir diye umalım. 

Uşak Belediyesi’nden, Kütahya Belediyesi’nden, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden, Konya Büyükşehir Belediyesi’nden yardım beklemeyelim…

 

Yazarın Diğer Yazıları