Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Şubat 2024’te Afyonkarahisar’da düzenlenen açık hava toplantısında “Biz de her zaman adaylarımızın yanında yer alacak, belediye başkanlarımızı destekleyeceğiz. Kardeşlerim unutmayın, şu anda Cumhur İttifakı iktidar mı?Bir belediye düşünün ki kiminle hareket edecek? Cumhur İttifakı'yla…” demişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna benzer cümleleri 31 Mart 2024 seçim süreci boyunca kurmuştu. AK Partili siyasetçiler bu konunun önemine dikkat çekerken, Cumhuriyet Halk Partisi ve muhalefetteki diğer partiler belediye seçiminin merkezi iktidarla ilgisi olmadığını belirtmişti. Hatta bu konuda muhalefet partisinden olmasına rağmen birçok projeye imza atan Belediye Başkanları’ndan da örnekler verilmişti.
13 Mart 2024’te yerel basına yansıyan bir demeci örnek vermek isterim. O dönem Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Başkanvekili olan, aynı zamanda Afyonkarahisar Belediye Başkan Adaylığı kampanyasını sürdüren Av. Burcu Köksal şöyle demişti:
“Afyonkarahisar’da hükümet ve belediye aynı partiden olmazsa yatırım ve hizmet alınmaz diye bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Merkezi hükümetin belediyeye bir katkısı yok. Belediyenin zaten kendi gelirleri var ve nüfusu oranında İller Bankasından gelen bir ödenek var. Bunu siz doğru yerde doğru işler için harcarsanız şehir kalkınır, herkes mutlu olur. Ama parayı çar çur ederseniz yanlış işlere harcarsanız o zaman hiçbir şey yapamamış olursunuz. Bakın bir teleferik projesi vardı. İhalesi yanlış oldu. 100 milyon TL harcanmış durumda. Peki para nereye gitti? Nerde teleferik? Para yok oldu. Bir bisiklet yolu yapıldı. 10 milyon TL’ye mal edildi, o bisiklet yolu 1 hafta sonra söküldü. Para nereye gitti? Yok. Bunun gibi o kadar çok şey var ki mesela sağlam bir kaldırım yıkılıyor yenisi yapılıyor. Ne gereği var? Para böyle böyle çarçur ediliyor. Biz 40 düşünüp 1 harcayacağız. Doğru yerde doğru proje yapacağız.”
Köksal, Belediye Başkanı olduktan sonra bu demecin son kısmına benzer cümleler kurdu; ancak ilk kısmı sıkça duymamaya başladık.
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, AFBEL Otel’de düzenlediği ve bir yıllık faaliyetleri değerlendirdiği basın toplantısında özellikle kentsel dönüşüm hususunda iktidar partisi milletvekillerine, hatta genel olarak Cumhur İttifakı’na seslendi ve şöyle dedi:
“Burada konu Afyonkarahisar. Afyonkarahisar'ın menfaati, Afyonkarahisarlı’nın göreceği hizmet. Biz hizmet etmeye çalışıyoruz, her türlü engelleme var. Ama iktidar da destek verirse Afyonkarahisar daha güzel yere gider. Bunu da biliyoruz, herkes de bunu biliyor.”
Köksal, aynı toplantıda Afyonkarahisar’daki kentsel dönüşüm için “Gerekirse Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşürüm, Saray’a çıkarım” dedi; ama bir taraftan da Cumhurbaşkanı Erdoğan tekrar Cumhurbaşkanı seçilirse siyaseti bırakacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerinde olsanız tavrınız nasıl olurdu?
Başkan Köksal, bu açıklamanın hemen ardından İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ı ziyaret etti. Bu sırada, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Av. Ali Özkaya da “Kentsel Dönüşüm Başkanımız Sayın Hakkı Alp’i ziyaret ederek, Afyonkarahisar ve ilçelerimizin bu alandaki talepleri üzerine faydalı bir görüşme gerçekleştirdik. Kıymetli Başkanımıza ilgisi ve desteği teşekkür ediyor, kolaylıklar diliyorum” paylaşımı yaptı.
Siyasette elbette rekabet olacak, iddialı sözler söylenecek. “Ben yaparım, kimseye ihtiyacım yok” demek, 1 dönem seçimi kazandırır; “Merkezi iktidar ile yerel yönetim birlikte sorunları çözelim” yaklaşımı Afyonkarahisar’a kazandırır.
YANDAŞ MI CANDAŞ MI?
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının protesto edildiği gösterileri yayınlamayan basın kuruluşlarına ve o basın kuruluşlarıyla bağlantılı şirketlere boykot duyurusu yapmıştı. Afyonkarahisar’daki CHP’li siyasetçilerimiz de boykot listesini kendi sosyal medyalarında paylaşmış, kitlelerini boykot için yönlendirmişti.
CHP Lideri Özgür Özel’in boykot listesinde Demirören Grubu da vardı. Demirören Grubu ise Kanal D, CNN Türk, Milliyet Gazetesi ve Hürriyet Gazetesi’nin sahibiydi. Boykot listesine uyan vatandaşların “yandaş” olmakla suçlanan Milliyet Gazetesi’ni okumaması öneriliyordu.
Ama o da ne?
Milliyet Gazetesi’nden Eren Aka, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın bir yılını “başarı hikayesi” olarak yazmasın mı!
CHP Lideri Özgür Özel’in “boykot” listesini yayınlayan Afyonkarahisarlı siyasetçilerimiz, bu listeyi kendileri yayınlamamış gibi birdenbire Milliyet Gazetesi’nden Eren Aka’nın köşe yazısını –neredeyse istisnasız- paylaştılar.
Her gazetecinin dünyaya bakışı, kendine yakın bulduğu siyasi görüş vardır. Ama gazeteci, nihayetinde gazetecidir.
Okumak istediklerimizi yazarken de gazetecidir, okumak istemediklerimizi yazarken de gazetecidir.
Bir hafta önce “yandaş” dediklerinize, bir hafta sonra “candaş” diye sarılmanıza gerek yok.
“BOYKOT” DEDİM DE AKLIMA GELDİ…
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın söylemlerini takip ederim. Başkan Köksal’ın Atatürk milliyetçisi olduğunu, dolayısıyla emperyalizme karşı bir tavır sergilediğini, söylemlerinden biliyorum.
Bu noktada hatırlatma yapmak isterim: Önceki dönem Afyonkarahisar Belediye Başkanı Mehmet Zeybek döneminde, küresel emperyalizmin simgesi hâline gelen Amerikan menşeili siyah şerbet ve o markaya bağlı içeceklerin Belediye’nin işletmelerine girmesi yasaklanmıştı. Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AFBEL Otel’deki basın toplantısında üzülerek gördüm ki o marka ve bağlı markaların satışı tekrar başlamış. Anıtpark ve Zafer Meydanı’nda da durum farklı değil…
Afganistan’da, Irak’ta, Filistin’de zulmün neredeyse resmî sponsoru olan Amerikan siyah şerbetine kurumsal düzeyde “dur” demenin vakti gelmedi mi?