Murat Arısoy

Dünyanın En Güzel Yeri Afyon

Murat Arısoy

Afyonkarahisar Kent Markalama ve Tanıtım Stratejisi Toplantısı’nda, şehre ilişkin yeni bir yaklaşım göreceğimizi tahmin ediyordum. Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin ile birlikte uzun süredir bir çalışma yapıyordu. Zafer Kalkınma Ajansı’nın da yer aldığı projenin Afyonkarahisar için önemli olacağını düşünüyordum. Hatta ilk paylaşımlar yapıldığında Zafer Kalkınma Ajansı Afyonkarahisar Yatırım Destek Ofisi Koordanitörü Osman Köprücüoğlu’ndan da ayrıntı talep etmiştim. Köprücüoğlu da “Proje, Sayın Valimiz’in himayelerinde sürdürülüyor. Dolayısıyla Sayın Valimiz’in bu konuyu kamuoyuna duyurması daha uygun olacaktır” cevabını almıştım. 

Vali Yiğitbaşı’nın bilgi ve birikiminin, İLEF’in tarzı ve duruşu ile bir araya gelmesinin, Afyonkarahisar adına büyük şans olduğunu biliyordum.

21 Kasım 2025’te, gazetemizin sahibi Sezer Küçükkurt’la birlikte NG Afyon Otel’deki sunumu takip ettik. 

Afyonkarahisar Kent Markalama ve Tanıtım Stratejisi Toplantısı’nda Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı konuşması ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin’in yaptığı sunum, Afyonkarahisar için doğru rotanın çizildiğini gösteriyordu. 

Afyonkarahisar’da benim hatırladığım kadarıyla 2015’ten bu yana kültür ve turizm alanında hamle yapılması amacıyla kurumsal çalışmalar yapılmıştı. Hatta AK Parti’nin 81 il için hazırladığı “Vizyon Belge” de bu yönde hedefler silsilesine yer veriyordu. Ancak burada “İtici güç hangi kurum olacak” sorusuna net bir cevap bulunamamıştı. 

Vali Yiğitbaşı liderliğinde belirlenen stratejinin temel farklılığı sanırım bu: Valilik, Afyonkarahisar’ın markalama ve tanıtım stratejisinin sahibi, uygulayıcısı ve teşvik edeni… Diğer tüm kurum ve kuruluşlar Valilik’e ayak uyduracak. Böylece tanıtımın çarpan etkisi daha çok hissedilecek. 

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin ise sunumunda şu ifadeleri kullandı:

“Bir şehri kalpten yaşamak için varış noktamız; akıllarda kalan mı? Cevabımız belli: Akıllarda kalmak. Çünkü bizim için sürdürülebilir bir iletişimin en doğru yolu bu. Herkesin yürüdüğü yollarda değil, kendi yolumuzda fark yaratmak. Farklı rotalardan ilerlemeyi, manzaramızı farklı açılardan seyretmeyi, güncel eğilimleri takip etmeyi, kalplere ve duygulara dokunarak etkisi kalıcı olan adımlar atmayı seçiyoruz. Kampanyamız iki aşamalı bir yolculuğu anlatıyor. Birinci aşamada, Afyonkarahisar’ın bir varış noktası olarak tüm çekim gücünü görünür kılıyoruz: termalden gastronomiye, tarihten doğaya uzanan zenginlikleriyle şehre gelmenin değerini öne çıkarıyoruz. İkinci aşamada ise ziyaretçilere sadece gelmeyi değil, bu şehirde kalmayı, daha uzun bir deneyim yaşamayı ve kentin sunduğu ritme dahil olmayı teklif ediyoruz. Afyonkarahisar’ı yalnızca uğranan bir durak olmaktan çıkarıp kalmaya değer bir şehir olarak konumlandırıyoruz.”

Prof. Dr. Keskin, proje için yola İLEF’ten Prof. Dr. Aslı Yağmurlu Dara ve Prof. Dr. Besime Pınar Özdemir ile çıktıklarını; ancak Özdemir’in İngiltere’de Westminster Üniversitesi’ne kabul edildiğini belirttikten sonra, Afyonkarahisar’a karşı bakış açılarının nasıl değiştiğini şu çarpıcı cümlelerle aktardı:

“Biz buraya ilk olarak 3 kişi olarak gelmiştik. Şu anda aramızda olmayan Pınar Özdemir, Londra’da çalışıyor. İlk geldiğinde ‘Hocam bu Afyon’da ne bulabiliriz ki? Ben buradan sürekli geçiyorum; yaz-kış soğuk oluyordu’ diyerek Afyon’u kendince konumlandırmıştı. Burada kaldığımız 3 günde bize sunulan, bizim tanımamıza fırsat verilen Afyon’dan sonra bu hocamız şu anda Londra’da en büyük elçiniz. Bu kent bizi büyüledi. Nüfus Müdürümüz ile sohbet ettik, ‘Bizi buraya kaydeder misiniz’ diyecek kadar da çok etkiledi.”

Yaklaşık 2 saat süren toplantıda, Afyonkarahisar’ın İLEF akademisyenleri tarafından etraflıca incelendiğini, irdelendiğini, önceki verilerin ve raporların da gözden geçirildiğini öğrendik. Kalp emojisi ile birleştirilen “Kal Bu Şehirde” sloganı, akıllara olduğu kadar gönüllere de hitap eden bir cümle olarak zihnimize işledi. 

Fatih Hoca’nın sunumunda, stratejinin ilk aşamasının 1 yıl süreceği, ikinci aşamaya sonra geçileceği de belirtildi. Birçok yönden “yenilikler” getirilen strateji çerçevesinde Afyon’a uyarlanmış bir şarkının da sürücülerin ve yolcuların dikkatlerine sunulacağını öğrendik. 

Vali Yiğitbaşı’nın “Eğer Afyonkarahisarlı kendi şehrine hayranlıkla bakarsa, dünyayı da hayran bırakır” cümlesi, şehrin markalama ve tanıtım stratejisine sahip çıkması için verilen çok ince bir mesajdı. 

Hatırlar mısınız, Yılmaz Erdoğan’ın yazıp yönettiği Vizontele’de Belediye Başkanı televizyonun şehirlerine gelmesini müjdelerken şöyle demişti:

“Biz biliriz ki bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen, burası Dünya'nın en güzel yeridir.”

Afyonkarahisar Kent Markalama ve Tanıtım Stratejisi Toplantısı’nda özellikle kalple özdeşleşen slogandan sonra tam olarak bunu hissettim:

Dünyanın en güzel yeri Afyon’dur…

 

 

ORTAK AKIL BULUŞMALARI

Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’nın himayelerinde düzenlenen Afyonkarahisar Kent Markalama ve Tanıtım Stratejisi Toplantısı’nda Afyonkarahisar için belirlenen yol haritasının temeli, yine Vali Yiğitbaşı’nın liderliğinde, 2024 yılında gerçekleştirilen Ortak Akıl Buluşmaları’na dayanıyor. Ortak Akıl Buluşmaları’nda Afyonkarahisar’ı ilgilendiren hemen hemen her alanda, konunun tarafları ve uzmanları bir araya gelmiş, şehrin ilerlemesi için görüşler dile getirilmişti. Ortak Akıl Buluşmaları’nda belirlenen görüşler, bir kitapta toplandı. Elbette şehrin tüm sorunlarının bir anda çözülmesi beklenemez; ancak Ortak Akıl Buluşmaları’nda çıkan sonuçlar uygulanabilirse Afyon, sektör ayrımı olmadan, yakın-uzak ilçe demeden topyekûn kalkınır. 

Ben, seçilen bir yerel yönetici olsam, Ortak Akıl Buluşmaları kitabının tüm ayrıntılarına hâkim olmaya gayret eder; tüm konuşma dökümlerini Valilik’ten istirham eder, “Biz Ortak Akıl Buluşmaları’nda belirtilen şu başlıkları uygulamaya talibiz” derdim. 

 

 

HAVA ULAŞIMI, KARA ULAŞIMI

Afyonkarahisar’ın markalama ve tanıtım stratejisinde ana eksenlerden biri, kara ulaşımı... Özellikle işlek karayollarının kenarlarındaki boş arazilerde Afyonkarahisar’ın yeni slogan ve görsellerinin yer alacağı büyük tabelalar, önemli bir katkı sağlayacak. Buna ek olarak sunum sırasında sarf edilen “Ankara’dan Afyonkarahisar’a yaklaşana kadar Afyonkarahisar hakkında yönlendirme görmedik” cümlesi de şehrimizin durumunu ortaya koyuyor. Hatta Ankara değil, İzmir ve İstanbul istikametinden gelirken de yönlendirme levhalarında şehrimizin ismine rastlamak çok güç. Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası daha önce bu konu ile ilgili bir lobi faaliyeti yapmıştı, ancak kesin bir sonuç alınmadı sanırım. 

Kara ulaşımındaki şehri tanıtmak, sürücüleri ve yolcuları şehre davet etmek, özellikle İstanbul-Antalya ve Ankara-İzmir karayollarının ortasında bulunan Afyonkarahisar’a değer katacaktır. 

Bununla birlikte, Afyonkarahisar için mutlaka hava yolu ulaşımının etkin hâle getirilmesi gerek. 3 şehrin kullanımına açılan Zafer Havalimanı’nın yolcu hedefindeki sapma bir yana, Uşak’ın kendi havalimanını kullandığı biliniyor. Kütahya ve Afyonkarahisar’a gelmeyi arzu eden, bu iki şehirden de başka şehirlere seyahat etmek isteyenler için Zafer Havalimanı’ndaki seferlerin artırılması elzem. Turizmcilerimiz, yıllardan bu yana özellikle Gaziantep’ten Afyonkarahisar’a karşılıklı seferlerin konulmasını istiyor ama, bir türlü bu konunun da üstesinden gelemedik. 

Toplantıya katılan Türk Hava Yolları Ankara Satış Müdürü Melih Torlak “Ankara ve çevre illeri kapsayacak bir projemiz var” dese de bunun Afyonkarahisar için yeterli olduğunu düşünmüyorum. Afyonkarahisar’ın markalama ve tanıtım stratejisindeki turizm hedeflerine varmasında, kültür ve sanat şehri olarak adlandırılmasında Türk Hava Yolları’na ve diğer havayolu şirketlerine büyük görev düşüyor. 

Yazarın Diğer Yazıları