Murat Arısoy

Ellere var da Afyon'a yok mu?

Murat Arısoy

10 Temmuz 2015 Cuma 03:00:00
  Kızılay, maden suyu alanındaki ilk yatırımını Afyonkarahisar’a yapmıştı. Osmanlı İmparatorluğu’nda başlayan tahsis, Türkiye Cumhuriyeti’nde de devam etmiş ve Gazlıgöl Beldesi’nde “Kızılay Maden Suyu Fabrikası” işletilmişti. Kızılay büyüdü, her mağdurun yardımına koşan bir cemiyet hâline geldi.
Kızılay’ın daha da büyümesi temennimiz. Herkesin güvenerek bağış yapabileceği, siyaset ve cemaatin karışmadığı bir kurum olarak Kızılay, başucu kitabı kadar değerli.
Bununla birlikte Kızılay’ın vefa borcunu ödemesi gerektiği bir şehir Afyon.
Neden mi böyle söylüyorum?
İl Genel Meclisi’nin Temmuz ayı toplantılarının ikinci birleşiminde Gazlıgöl’de bulunan Maden Suyu Fabrikası İşletme binalarının irtifak hakkı ve kullanım iznin Türk Kızılayı’na verilmesi kararlaştırıldı.
İşte vefa borcunun burada devreye girmesi gerekiyor.
Kızılay, milyonlar döküp farklı şehirlere katkı sağlıyor.
Ama Afyon’daki fabrikasını yeterli görüyor.
***
Kızılay’ın “yatırımları”ndan örnekler verelim:
KARS-SARIKAMIŞ: Kızılay, Kars’ın Sarıkamış ilçesinde 60 yatak kapasiteli Kristal Kar Otel yaptırdı. Kurum, otelin lokanta kısmını bir işadamına ihale ile vererek para kazandı. Kayakçılık merkezine kurulan Kar Otel hâlâ faaliyet yürütüyor, ama Kızılay’ın otelcilik tecrübesi hakkında soru işaretleri de bulunuyor.
YALOVA: Kızılay, Yalova’da Rehabilitasyon Merkezi işletecek. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın ismi Çevre ve Orman Bakanlığı iken bir araziyi kimin kullanacağına ilişkin tartışma yaşandı. Bunun üzerine Çevre ve Orman Bakanlığı, noktayı koydu ve araziyi Türk Kızılayı’na tahsis etti. Arazinin üzerindeki Rehabilitasyon Merkezi de bu şekilde Kızılay’a geçti.
İSTANBUL: Kızılay’ın İstanbul’da bir huzurevi var. Bu huzurevinin işletiminde değişikliğe gidileceğini Kızılay yöneticileri açıkladı. Yöneticilerin beyanına göre İstanbul’daki Zeynep Nedim Oyyar Huzurevi’nin geliştirilmesi için 40 milyon lira ayrılmış. Huzurevi, eski ismiyle “kampus”, yeni ismiyle “külliye” olacakmış.
ERZİNCAN: Kızılay, Mineralli Su İşletmesi Fabrikası’nı Erzincan’a kurdu. 50 milyon liraya mâl olan Fabrika’da 150 kişi çalışıyor.
ANKARA: Doğrudan bir yatırımdan bahsetmeyeceğim. Ama Kızılay’ın Afyonkarahisar’da kazandığı paranın vergisini Ankara’ya ödemesi, sanırım bir ipucu verecektir.
***
Kızılay, elbette ülkenin her tarafında adını duyuracak, bağış toplayacak, para kazanacak.
Buna bir itirazım yok. Fakat gücünün asıl kaynağı olan Afyonkarahisar’da, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile AK Parti’nin Eski Afyonkarahisar Milletvekili Sait Açba’nın ricasıyla, küçük bir ilçe hastanesi yaptırması yeterli midir?
Kızılay, Afyon’daki istihdamını ve üretimini artıramaz mı?
Kızılay, Afyon’a “Türk Kızılayı” adını taşıyacak iyi bir okul yaptıramaz mı?
Kızılay, Valilik’in, Belediye’nin, İl Özel İdaresi’nin yönlendirmesi ile taşın altına elini koyamaz mı?
İl Genel Meclisi de Kızılay’a tahsis yaparken “Afyon’da yatırım” şartı arayamaz mı?

KAN SÜREKLİ İHTİYAÇTIR

Türk Kızılayı’nın önemli faaliyetlerinden biri, kan bağışı. Bu yıl hiç kan vermedim, ama daha önceki yıllarda kan bağışında bulunmuştum. Kan bağışında gösterdiğim gevşeklik dikkat çekmiş olacak ki Türk Kızılayı Batı Anadolu Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Erkan Ergen’in imzasıyla “adrese teslim” bir mektup gönderilmiş. Mektupta şu ifadelere yer verilmiş:
“Bölge Kan Merkezimiz, Eskişehir, Kütahya, Afyon ve Bilecik illerimizde bulunan hastanelerimizin kan ihtiyacını karşılamak üzere yıllardır yoğun bir çalışma sergilemektedir. Kuşkusuz ki dört ilimizde de vatandaşlarımızın kan bağışları, hastalarımızın kan ihtiyaçlarını sağlamanın en temel kaynağıdır. Zira kan, kaynağı sadece insan olan ve hayat kurtarıcı özellikte canlı bir sıvıdır. Takdir edersiniz ki kan, acil değil, sürekli bir ihtiyaçtır ve hastalarımızın kan ihtiyaçları, süreklilik arz etmektedir. Ramazan ayı boyunca Yeşil Camii önünde bulunan Kan Bağış Otobüsümüz, her gün 21:00-01:00 saatleri arasında görev yapacaktır.”

Yazarın Diğer Yazıları