Murat Arısoy

ETMEYİN ABAM

Murat Arısoy

Abam, yine sosyal medya üzerinden açıklamalar yapmışsınız. Fikrinizi beğenmediğiniz her kişiyi büyük bir ‘trol’ parantezi açıp aynı kefeye koymuşsunuz.
Canımız her sıkıldığında karşımızdakine trol mü diyeceğiz? 
Soruyu başka türlü soralım:
Trolden kastımız nedir Abam? 
Birisini anlamadan dinlemeden savunurken başka birini aynı şekilde yerin dibine sokmak mı? Bir de bunun için imtiyazlar elde etmek mi?
Etmeyin Abam. Kendinizi ifade etme gayreti, sizi eleştirenlere cevap verme hırsınızın gerisinde kalmasın.

Parti değişikliği konusunu sorduğum için bu köşeyi yazma gereksinimini duydum.
Trol dediğinizde üzerime alınmıyorum, çünkü adresim belli; yerim, yurdum ve hatta bordrom belli... 
Belediye’den menfaat sağlama kısmında da çok şükür hiçbir dönem yokum.

Sizin hâkim olduğunuz jargondaki söylem gibi... 
“Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız.”
Peki Abam, sizin döneminizde Belediye’den menfaat sağlayan, bunu da trollük derecesinde gösterenler için de iki kelamınız olacak mı?
Etmeyin Abam...
Sizin açıklamanızı okuyan, AK Partili sosyal medya hesapları tarafından algı operasyonu yapıldığını zanneder. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’ye katılmasının ardından “Afyon da geçsin” diyenlerin sayfalarını incelediğimizde yolumuz Cumhuriyet Halk Partisi’ne çıkıyor. 
Yani Abam, “Gelsin” diyenler var elbette, ama ne yazık ki “Gitsin” diyenler de azımsanmayacak sayıda.
Sahi Abam... Özgür Özel ile aranız nasıl? Bu bir parti içi mesele mi, yoksa toplumsal karşılığı da var mı?

Etmeyin Abam...
Şeyh Edebali’den mülhem bir cümle yazayım:
Söz bize, pervasızlık bize; kılı 40 yararak konuşmak ve yazmak size...
Abam, sosyal medyada yaptığınız açıklamada “Kapıdan kovdular, bacadan girdim” diyorsunuz da bildiğim kadarıyla partinizden ihraç edilmediniz. O günkü yönetimi beğenmeyip partiden ayrıldınız.

Hatta 2015’te milletvekili seçimi sürecinde bu konu size sorulduğunda sizin merhum Deniz Baykal ve ekibinin yönetim şekli ile sorun yaşadığınızı ifade ettiniz.
Siyaset bu, olabilir. Her fikir, her zaman her yönetici ile örtüşmeyebilir. Strateji geliştirilir, taktik oluşturulur, eğer yollar kapalıysa da yeni yol aranır/yapılır.

Abam, zaten açıklamanızda da isim vermeden Özlem Çerçioğlu’na atıfla “Öyle partinin içinde siyaset yapamayacak bir alan kalmazsa da yine bu partide yeni bir alan açarım” demişsiniz.
Şeytan aklıma getiriverdi: O alanı 2009’da neden açmadınız?
Malum ya, sizin de 10 Ocak ve 24 Temmuz mesajlarınızda belirttiğiniz gibi gazeteci kamu adına mesleğini sürdürür.

Kamu adına soralım:
Eylül’de CHP’ye Kemal Kılıçdaroğlu “atanırsa” Genel Başkan Yardımcısı olmayı gerçekten düşünüyor musunuz yoksa?
Etmeyin Abam... 
“Değişim” deyip değiştirdiğinizle aynı makarnayı sunuyorsunuz bize yemek olarak.
2 yıla yakındır makamdasınız.

Sürekli gerilim, sürekli itham, sürekli diş sıkarak yumruk göstererek tavır sunma isteği... 
Milletin teveccühünü iki yılda heba ediyorsunuz. 
Çevrenizdeki duvarı oluşturanların kimi korkusundan, kimi koltuğundan, kimi çıkarından dolayı size bunları söyleyemez.

Ben bir vatandaş olarak söyleyeyim Abam.

CHP’NİN FOTOĞRAFINDA NE EKSİK?
Cumhuriyet Halk Partisi Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, Afyonkarahisar’da CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Faruk Duha Erhan ile birlikte basın toplantısı düzenlemişti. Bu toplantının CHP tarafından servis edilen fotoğraflarında asık suratlar, tedirgin bakışlar görünüyor. Bir tek CHP’nin mevcut Merkez İlçe Başkanı Av. Büşra Dişçioğlu Çetinöz gülümsemiş. O da “Bir daha aday değilim, yükten kurtuluyorum” diye düşünüyordur muhtemelen.  
İktidara yürüdüğünü söyleyen bir siyasi parti, ne diyecekse umutla, dirayetle söylemeli. Halka güven vermeli, “Biz yaparız” diye inanmalı, vatandaşın da “Bunlar yapar” diye düşünmesini sağlamalı... CHP İl Başkanlığında verilen fotoğrafta bu unsurlar eksik.

Hele Belediye ziyaretinde sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarda kimi yere bakmış, kimi göğe...
İktidar iddiasındaki her partinin şu anda tek propaganda aracı umuttur, umut aşılayan görüntüler, konuşmalardır.

Vatandaş kendi derdini biliyor zaten, sizden o dertleri tekrarlamanızı değil; çözümü bekliyor.

AÇIKHAVA TOPLANTILARININ ÖZETİ

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in 19 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlattığı açıkhava toplantılarını mümkün mertebe izlemeye çalışıyorum. Hem de karşıt yorum olmasın diye Halk TV’den izliyorum. Şu ana kadar CHP Lideri Özgür Özel’in vatandaşa verdiği tek umut, vizesiz Avrupa sözü. O da umut sayılırsa... Özel, düpedüz Avrupa Birliği’ne bağlılık programını açıklamış oluyor. CHP’nin temelinde yer alan “Tam bağımsızlık” meselesini nereye koyacağız?
Avrupa sözü dışında CHP’nin açıkhava toplantılarının özeti şöyle:
Açılış, Ekrem İmamoğlu’nun mesajı, sloganlar, iç siyaset, Yiğidim Aslanım Burada Yatıyor dinletisi, dış siyaset, Kurtuluş Yok Tek Başına dinletisi, alkışlar...
Buradan bir başarı hikâyesi çıkar mı, pek sanmıyorum.

Yorumlar 4
Yunus Koyuncu 16 Ağustos 2025 16:27

Kalemine yüreğine cesaretine sağlık hocam hislerime tercüman oldun

Ezcümle 16 Ağustos 2025 15:55

Muradım elin, dilin der görmeye guzum. Ne hoş incitmeden sıralamışsın, mis olmuş. Keşke abama İP kiralanırken ki halini de hatırlatıvereydin. Malum siyasetçiler milleti balık, kendilerini fil hafızalı sanır. Onu da deyeydin pek iyi olucemiş. Sağol varol Muradım.

Kalenin anahtarı 16 Ağustos 2025 15:53

Demekki belediyeden menfaat sağlayan trolleri var. Dedik ya iletişim düşüncede başlar.

Nezahat caylioglu 16 Ağustos 2025 12:59

????????????????

Yazarın Diğer Yazıları