12 Haziran seçimleri için kafam karışık. Yok yok, oy kullanma açısından değil kafa karışıklığım. Oy kullanma süreçleriyle ilgili.
Mesela o kadar çok tahmin yapılıyor ki bir bahis şirketi kalkıp da “Hangi parti kaç oy alır” diye bir bahis koysa ortaya, ya da spor müsabakalarındaki tahminler üzerinden para kazanan şirket böyle bir çalışma yapsa, şimdiye kadar kazandıkları kadar para kazanır mı diye düşünü-yorum.
Hem bu bahiste onlarca seçenek oynanabilir. “Afyonkarahisar’da şu parti 3 milletvekili çıkarır” dersiniz, banko oynarsınız.
“Afyonkarahisar’da bu parti tulum çıkarır” dersiniz, üst oynarsınız. “Afyonkarahisar’da o parti en az 1 vekil çıkarır” dersiniz, sürpriz de olabilir, sürpriz olmayabilir de. Şansınıza göre para kazanırsınız.
Ayrıca sadece bir parti için de kupon doldurabilirsiniz. Şehrin milletvekili sayısı ve aklınızdan geçen partinin durumunu kupona yazarsınız, sonuçları 12 Haziran’da görürsünüz.
Bu kuponlara il geneli vekil sayısı ve oy oranı, bölge geneli vekil sayısı ve oy oranı, ülke geneli vekil sayısı ve oy oranı gibi tahminleri kapsayan bölümler de eklenebilir.
Uzun soluklu bir tahmin yapılacağı için 12 Haziran’a kadar herkes, bağlı bulunduğu muhtarlıktan aldığı “Kupon doldurma yeri” belgesiyle kuponunu doldurur.
Hatta mükerrer oyunu engellemek için Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası da istenir. Tabii bu bahis sonuçları açıklandığı zaman kuponlardan kazanılan paralar nasıl ve ne zaman tahsil edilecek, o da başka bir sorun olur.
Ama kolayı var: İktidara gelen hangi parti olursa olsun “Bahislerden Sorumlu Devlet Bakanlığı” kurar.
Gerçi artık Devlet Bakanlıkları “icracı bakanlıklara” dönüşecekmiş. İcracı bakanlıktan kasıt, tüm işleri özelleştirme mantığıyla ücretle yapan, işlem ücretini ödeyemeyen vatandaşı da icraya veren bakanlık mı, yaşayarak göreceğiz sanırım. Ama eğer bundan kasıt “Eyleme geçen, yatırım yapan” ise “Bahislerden Sorumlu Devlet Bakanlığı” yerine “Bahis Bakanlığı” kurulur.
Bu bakanlığın il müdürlükleri de hayata geçilir hemen.”İl Bahis Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre bahsi geçen şahısla müdürlük arasında bir bağlantının olması mevzubahis değildir” babında açıklamalar yayınlarız gazetele-rimizde.
Güzel olur özetle, seçim tahminlerimizi bahis konusu yapsak. Zaten şimdiden “iddia”lara girmiyor muyuz takım elbiselerine, pastasına, Afyon Kebabı’na, lokumuna, sucuğuna, havasına, suyuna, taşına, toprağına…
Bunu, bari devlet eliyle yapalım ki devlet de para kazansın. Zaten devletin ciddi bir “kumar” geleneğinin de oluştuğunu söyleyebiliriz. Milli Piyango’dan bir başladık maşallah, isimleri birbirine karışan bir dizi şans oyunumuz oldu. Haa, adı da “Şans Oyunu” bunların. Ne kadar masummm! “Umut tacirliği”nin devlet eliyle, devlet televizyonunda yapılmasına nasıl göz yumduk, tartışılası bir durum.
Seçimler derken nerelere geldik… Seçimlerle ilgili bir önerim daha var… Bakımsız Adaylık süreci biter ama öneriler süreci bitmez.
Bence 12 Haziran genel seçimleri için hazırlanacak oy pusulası, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi aracılığıyla basılsın. Sen sağ, ben selamet… Şifreler havada uçuşur… Zaten 2011 seçim jargonu da “Kopya” üzerine kurulacak anlaşılan. Bir parti lideri “Bizden kopya çekmesinler” diyor, diğer partinin bir yetkilisi “Bize ne ya, önce sen bizden kopya çektin” diye çıkışıyor.
Tamam işte, şifreli oy pusulaları olursa, kopya resmi hâle gelir. Yani o zaman partililerin birbirilerini “kopya” ile suçlamalarının da önüne geçilmiş olur.
Bu arada tahmin, bahis dedim. Hevesim kursağımda kalmasın.
Bence Afyonkarahisar’daki en iyi tahmin şudur:
Biz, 5’te 7 yapacağız!