Murat Arısoy

Görün Bakın Neler Olacağız…

Murat Arısoy

Ailece izleyebileceğimiz bir film arıyorduk ki sosyal medyada Mustafa filmini gördük. Biraz inceledik: Animasyon olarak hazırlanan filmde Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğunun anlatıldığını öğrendik. Aslında tam da çocukların örnek alacağı bir hayat hikayesi Atatürk’ün yaşadığı.

 

Küçük yaşta yetim kalması, okul ve çevre değiştirmesi, yaşının ilerisinde öngörüye ve görgüye sahip olması…

Atatürk’ün hayatı anlatılırken birçok unsur ekleyebiliriz; hatta hangi unsuru yazarsak yazalım eksik anlatmış da olabiliriz.

Bu düşüncelerle Mustafa filmini izlemeye karar verdik. Önce biletlerden başlayalım: Biletleri aldıktan sonra size “zorunlu” olarak sunulan menü, bilet fiyatı kadar tutuyor. Dolayısıyla “sinema sadece sinema değildir” diyebiliriz. Sinema, filmin yanında size sunulan zorunlu ikramları da satın alıp tüketme mekanıdır artık. İtiraz hakkınız var mı? Pek yok, çünkü kasada hizmet veren görevliler, zorunlu ikramın doğal olduğunu düşünüyor.

Gelelim filme…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğunun anlatıldığı animasyon filminin danışmanlığını Yazar Erol Mütercimler yapıyor; seslendirmede de ise Altan Erkekli’yi duyuyoruz. Bu iki isim, film için umut veriyor…

Erol Mütercimler, kendi Youtube sayfasında animasyon filminin 4 bölüm hâlinde tasarlandığını söylemişti. Bu durumda, 4 bölümlük serinin ilk kısmı, “Mustafa” adıyla beyazperdeye aktarılmış oluyor.

Senaryo gereği, astronot olmak isteyen bir çocuk dedesiyle dertleşiyor. Çocuk, anne ve babasının “Astronot olmak çok zor” demesi üzerine astronotluktan vazgeçmek üzere olduğunu dile getiriyor; “Doktor veya öğretmen olmak gerektiğini” ifade ediyor. (Doktor veya öğretmenlik çok kolaymış gibi…)

Çocuğun umutsuzluğu karşısında dede, “Sana, senin gibi 8 yaşındaki bir çocuğun hikayesini anlatacağım” diyor ve film başlıyor.

Şunu söylemek gerekir: Mustafa filmi, “Çocuklar Atatürk’ü örnek almalı, hiçbir zorluktan yılmamalı” mesajını vermek için hazırlanmış. Güzel, fakat yeterli değil. Doğru mesajı, etkili görsel-videolarla, net ifadelerle beslemediğinizde hedef kitlenizin algısını açamazsınız.

Animasyon olarak hazırlanan Mustafa filminde karakterlerin konuşma hareketleri ile ses birbirini tutmuyor. Ayrıca güneşli ortam sahneleri biraz rüyayı andırır şekilde soluk bir ışıkla üretilmiş. Bununla birlikte Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğunda gösterdiği kararlılık, aklındaki hedeflere ulaşma azmi çok dağınık kurgulanmış. Filmin konusu Atatürk’ün örnek kişiliği mi yoksa çiftlikte oyun oynamak ve vakit geçirmek mi, çok net şekilde fark edilmiyor.

Bir de animasyon yavaş ilerliyor. Filmi izlerken saate baktığımda 60 dakika geride kalmıştı ve biz hâlâ çiftlikte kulübe ile uğraşıyorduk…

“Daha askeri okula gidecek” diyecektik ki film birdenbire Mustafa’nın okul değiştirme sırasında annesi Zübeyde Hanım’a söylediği “Gör bak, neler olur” sözüne atıf yaparak bitiyor. Filmin başında astronot olmak isteyen gencin filmin sonunda söylediği “Görün, bakın neler olacağız” sözüyle biz olayların akışını anlıyoruz. Meğer o genç de Atatürk gibi kendisine inanmış ve Mars’a ayak basan ilk insan olmuş.

“Görün, bakın neler olacağız” cümlesine ulaşmak için daha iyi bir kurgu yapılabilirdi.

Dileriz, 4 bölümlük serinin sonraki filmlerinde eksiklikler giderilir.

 

 

BAŞARILI ÖRNEKLER VAR

 

Türkiye’de sinema ve dizi sektörü, imza attığı yapımlarla dünyada haklı bir yer edindi. Sadece ihraç edilen diziler değil, Türkiye için yapılan dizilerde de ciddi bir ivme yakalandı. Tabii buradan hareketle entrika, öfke, dedikodu, dolambaçlı yollar izleme, kabadayılık ve gayri ahlakilik “öğreten” dizileri kastetmiyorum. Üyelik gerektiren platformlarda gösterimi yapılan dizi ve filmler, gerçekten üzerinde düşünülmüş, sahneleri ile etkileyici hâle getirilmiş eserler. TRT’nin dijital platformu Tabii de bu eserlerin yayınlandığı kuruluşlardan biri.

Animasyon alanında ise önceleri Pepee, ardından da Kral Şakir ekibi çocukların duygu dünyalarına hitap edebildi. Başarılı animasyonlar arasında Rafadan Tayfa’yı saymalıyız. Bu animasyonların ortak noktası şu: Karakterlerin hareketlerinin ve konuşmalarının gerçekçi; konuşma uyumu ve seslendirmeler başarılı; senaryo kurguları da akıcı ve merak uyandırıcı.

Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Fatih Sultan Mehmet’i, Sultan Alparslan’ı ve nice kahramanlarımızı, devlet adamlarımızı anlatacaksak, başarılı animasyon ekiplerinden destek alabilir; hatta ortaklık yapabiliriz.

Yıllardır her 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü’nde Atatürk’e benzeyen oyuncu arıyoruz; bazen buluyoruz, bazen bulamıyoruz. Bu gayret takdire şayan, fakat 50 yıldır “tam isabet” diyebileceğimiz birkaç örnek dışında başarılı olamadık.

Animasyonda ise başarı ihtimalimiz daha yüksek. Bilgisayar programları üzerinden, istediğimiz görüntülere yakın çıktılar elde edebiliriz.

 

SARI SALTUK ÇİZGİ FİLMİ YAPILAMAZ MI?

 

Türk Tarihi, kahramanlar ve kahramanlıklarla dolu. Kahramanlarımızı gelecek kuşaklara aktarmanın yöntemlerinden biri de çizgi film ve animasyonlar üretmek. Türk Tarihi’nin üzerinde fazla durulmayan kahramanları arasında Sarı Saltuk da bulunuyor. Sarı Saltuk, Hacı Bektaş-ı Veli’den aldığı icazetle Balkanların Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedilmesinin altyapısını sağlayan büyük bir derviş. Balkanlarda pek çok yerde Sarı Saltuk’un türbesi bulunuyor.

Ancak Sarı Saltuk’un çocukların ilgisini çekecek çok önemli bir özelliği var: Sarı Saltuk, Balkanlar’da Türk-İslam mücadelesi verirken, aynı zamanda 7 başlı bir ejderhayı da Hacı Bektaş-ı Veli’nin hediyesi tahta kılıçla öldürüyor. 7 başlı ejderhanın bir insan tarafından öldürülmesi, dilden dile dolaşarak efsane hâline geliyor.

 Sarı Saltuk çizgi filmi hazırlansa, hem çocuklar Batı merkezli sözde kahraman imgelerinden sıyrılır; hem de kendi tarihimizden bir ögeyi en iyi şekilde anlatmış oluruz.

Yazarın Diğer Yazıları