Murat Arısoy

Gözyaşı – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

10 Ekim 2011 Pazartesi 03:00:00
  Aslında ihtiyacımız olan, birkaç damla gözyaşı… Gündelik yaşamın dalgınlığından, dargınlığından, unutkanlığından bizi çekip kurtaracak sihir, gözyaşı.
Çünkü en samimi, en güzel, en masum, en mahzun hâlimiz gözyaşı döktüğümüz anda ortaya çıkıyor. Duyguların artık zaptedilemez olduğu nokta, gözyaşı ile dökülüyor yanaklara.
Aslında ihtiyacımız olan, birkaç damla gözyaşı… Bütün siyasi hırslardan arınmış, bütün tartışmalardan sıyrılmış, gözleri musalla taşına bakarken, yüreği titreyip de bakamaz olmuş insan arayışındayız.
Dünyanın dünyada kaldığını bilen, ölümün ise her an yanımızda olduğunu idrak eden bilinçlerdir huzur ve barışı getirecek.
Aslında ihtiyacımız olan, birkaç damla gözyaşı… Nereden gelip nereye gittiğini bilen de gözyaşı dökendir esasında…
Gözyaşının her bir damlası, gönlü yumuşatır. Toprağa düşmeden, mendille kurulanmadan önce ruhu temizler.
Aslında ihtiyacımız olan, birkaç damla gözyaşı…
Sorgulanmayacak, hesap verilmeyecek en yalın davranış ağlamak.
Şefkat, merhamet, sevgi, üzüntü, bazen kızgınlık, bazen bıkkınlığı ifade edebilir, önemli değil. Neden ağlandığını da mühim değil. Ağlamak fiili yeter.
Aslında ihtiyacımız olan, birkaç damla gözyaşı.
Gözyaşı dökme anındaki duygumuzu koruyabilsek, ne komşumuz gürültü yapar, ne gürültü yapsa bile komşumuza kızarız.
Gözyaşı dökme anındaki duygumuzu koruyabilsek, bağırmayız istemediğimiz en ufak bir gelişmede. Kırıp, dökmeyiz.
Gözyaşı dökme anındaki duygumuzu koruyabilsek, şan, şöhret, makam, mevki ve bilumum benzer şeylerin aslında bir kıymeti olmadığını anlarız.
Gözyaşı dökme anındaki duygumuzu koruyabilsek, cami avlusunda sevdiği bir siyasetçinin yanına gitmek isteyen yaşlı amcayı, “Herkes yerini bilsin, başka yere geç” diye azarlamayız.
Gözyaşı dökme anındaki duygumuzu koruyabilsek, namaz esnasında A, B, C protokolü uygulayıp her protokol bölümleri arasında güvenlik duvarı da inşa etmeyiz.
Bütün mesele gözyaşı ile yaşamımızda paralellik kurabilmekte. Gözyaşı kadar sıcak ve samimi davranabilmekte karşımızdakine.
Gözyaşı kadar berrak olabilmekte. Kin gütmemekte tüm mesele.
Siyasi gösteriler etrafında, referandumda veya seçimde oy alabilmek amacıyla değil; hakkıyla, yana yakıla ağlayabilmekte mesele.
Necip Fazıl Kısakürek’in o ünlü eseri Reis Bey’de olduğu gibi merhamet gayesi ve gözyaşı arasında köprü kurabilmekte…
8 Ekim’de televizyon başında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın validesi Tenzile Erdoğan’ın cenaze namazını izlerken aklıma geldi bunlar. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in cenaze namazı sırasında Tenzile Erdoğan’ın saliha ve Mü’mine olduğuna dair şahitlik istemesiyle birlikte Başbakan Erdoğan’ın dudaklarının titremesi ve sonrasındaki dakikalar düşündürdü beni.
İşte o andaki hisse ihtiyaç var, siyaset sahnesinde: Mahzun ve masum…

Yazarın Diğer Yazıları