Murat Arısoy

Günah Keçisi Yerel Basın Oldu

Murat Arısoy

Önce, her şeyi yerli yerine oturtabilmek için Afyonkarahisar Belediyesi tarafından sosyal medya hesaplarında yayınlanan kamuoyu duyurusunu noktasına, virgülüne dokunmadan paylaşalım:

“Gazze'de yaşanan insanlık dramını büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. Masum sivillerin yaşadığı zorluklar, hepimizin yüreğini derinden yaralıyor. Bu hassas süreçte, başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere sivil halkın can güvenliğinin sağlanması en büyük önceliğimiz olmalıdır. Uluslararası hukuka saygı çerçevesinde bölgedeki gerginliğin bir an önce son bulması, herkesin güven içinde yaşayabileceği, çocukların katledilmediği barış dolu bir geleceğe sahip olabilmelerini dilemek insanlık olarak ortak sorumluluğumuzdur.

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'ndaki yerimizi korumak ve uluslar arası düzeyde kültürel ve gastronomi etkileşiminin artması için bu yıl yedincisini düzenlediğimiz GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali kapsamında yerel basınımıza ayırdığımız tanıtım ve reklam bedelini Afyonkarahisar Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı'nın da açılış konuşmasında yaptığı çağrı üzerine, Filistin halkına destek ve dayanışma amacıyla, Filistin'de insanlık dışı muamele gören Müslüman kardeşlerimize bağışlama kararı aldık. Bu kararımıza yerel basınımızın da hassas yaklaşıp, destek vereceğine olan inancımız tamdır. Kamuoyuna duyurulur.”

Belediye’nin açıklamasının ilk paragrafına şapka çıkartırım, imzamı atarım. Hatta bir de keşke bu “insanlık dramına” neden olan devletin de ismi cesaretle yazılsaydı, daha da iyi olurdu. Belediye atlamış, biz yazalım: Terör Devleti İsrail’in, Filistin’de ve bilhassa Gazze’de planlı bir şekilde sürdürdüğü soykırım...

Afyonkarahisar Belediyesi’nin açıklamasını ikinci kısmı ise “yapısöküm” yaklaşımı ile irdeleyelim...

Birinci sorun:GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali kapsamında yerel basınımıza ayırdığımız tanıtım ve reklam bedeli…

Bu meseleyi gündeme getirenlerden birisi olarak üç beş kelam etmeye hakkım vardır sanırım. Bir kere, yerel basının tamamına yönelik ilan ve reklam kampanyası yapmadınız. Afyonkarahisar Belediyesi’ne, hatta daha doğrusu Belediye Başkanı Burcu Köksal’a muhalif olduğunu varsaydığınız 4-5 basın kuruluşunu ayırıp 15-20 basın kuruluşuna ilan vermeyi kararlaştırdınız. Bu sürecin haksızlığı, hukuksuzluğu konusunda itirazlarla baş edemez duruma geldiniz; ayrıca resmî logolar olduğu için bu ilanların hepsinin Basın İlan Kurumu aracılığıyla servis edilmesi de zorunlu göründü. Dolayısıyla yerel basına verip de Basın İlan Kurumu’ndan döneceğini düşündüğünüz ilan ve reklamlar için böyle bir yönteme başvurdunuz. 

Bitti mi, bitmedi…

Biz Kocatepe Gazetesi olarak “muhalif” sayılan grupta olduğumuz halde, yani zaten ilan listesinde olmadığımız halde bu festival ile ilgili haberlerin şehir yararına olacağını düşündüğümüz kısımlarını yayınladık. 

Fakat şimdi ilan sözü verilip de onlara sorulmadan haklarından feragat istenen basın kuruluşları adına da sorma vakti geldi:

Yerel basını neden günah keçisi hâline getirdiniz? “Bizim oğlan, bizim kız” mantığıyla Belediye yönetilebilir mi?

Ve yine sormak gerekir:

Yerel basından yaptığınız kısıntıyı, ulusal-yaygın medya kuruluşlarından, burada konuşma yapması için çağırdığınız şeflerden ve burada iki-üç video çektirdiğiniz sosyal medya fenomenlerinden de yapacak mısınız?

“Yerel basın Filistin konusunda bir şey demez” deyip istisnasız tüm arkadaşlarımızın en hassas olduğu noktadan ilerlemekten hiç mi çekinmediniz? 

Filistin ve Gazze, sizin kendi hatalarınıza ve kasıtlarınıza kalkan yapabileceğiniz bir olgu değildir… Filistin insanlığın direnme kalesidir, küçük oyunların metinlerine sığmaz!

Afyonkarahisar Belediyesi’nin açıklamasının ikinci paragrafından “yapısöküm”e devam edelim:

Paragraftaki ikinci sorun ise Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’nın ifadelerine yönelik…

Açıklamada “Afyonkarahisar Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı'nın da açılış konuşmasında yaptığı çağrı üzerine, Filistin halkına destek ve dayanışma amacıyla, Filistin'de insanlık dışı muamele gören Müslüman kardeşlerimize bağışlama kararı aldık” deniliyor. 

Peki Vali Yiğitbaşı tam olarak böyle mi dedi?

Hayır…

Vali Yiğitbaşı’nın Festival’in açılış törenindeki çağrısı şöyleydi:

“Burada bazı sivil toplum kuruluşlarımız Gazze hassasiyetini göstermek üzere stant açtılar. Birçok firmamız ve ayrıca sivil toplum kuruluşlarımız Gazze'deki kardeşlerimiz için de inşallah hayır faaliyetinde bulunacaklar. Hatta burada bugün festival boyunca devam eden konserlerde de inşallah konserleri icra eden sanatçılarımız da gelirlerinin bir kısmını Gazze yararına bağışlayacaklardır. Ben bu hassasiyet ve bu farkındalıktan dolayı hepsine ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.”

Belediye’nin açıklamasında “Biz demiyoruz, Sayın Valimiz diyor” diye sunulan kısım, Vali Yiğitbaşı’nın insanî bir dayanışma çağrısı. Peki kimlere yönelik? Festival alanında açılan stantlarda elde edilecek gelirlere, firmaların kârlarına ve sahneye çıkacak sanatçıların konser gelirlerine yönelik…

Vali Yiğitbaşı, “Yerel basın gelirinden feragat etsin” demiş mi? Hayır…

Bir çağrı yapılsa zaten yerel basın bu çağrının gereğini en güzel şekilde yerine getirir…

Ama Belediye’nin açıklamasındaki mesele bu değil…

 

 

HASSASİYET VE UYGULAMA

Şunu net bir şekilde ortaya koyalım: Türk Milleti’nin yüzde 90’ı, 95’i antiemperyalisttir; Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail şer ekseninin dünyayı yaşanmaz bir hâle getirdiğini bilir. Dolayısıyla Gazze’ye destek, Filistin’e destek Türk Milleti için uzak bir kavram değil. Hatta milletimizin içinden Filistin’i terör devleti İsrail’in işgalinden kurtarmak için cephede savaşmaya gidecek pek çok babayiğit de bulunur. 

Kendinde bu gücü göremeyenler ise hayıflanır…

Hal böyleyken “Yerel basına ayıracağımız bütçeyi Gazze’ye bağışlayacağız” söyleminin samimiyetini neden sorguluyoruz?

Çünkü bu açıklamayı yapan yönetimin, yani Afyonkarahisar Belediyesi’nin kendi iştiraklerinde ve sosyal tesislerinde terör devleti İsrail’e destek veren firmaların ürünlerinin satılmaması beklenir. 

Peki öyle midir?

Önceki Belediye Başkanı Mehmet Zeybek döneminde sosyal tesislerde satışı yasaklanan Amerikan şerbeti ve türevleri, Belediye Başkanı Burcu Köksal döneminde yeniden satılmaya başladı…

Bu bağlamda bazı sivil toplum kuruluşlarının tepkisi de görmezden gelindi. 

Şevket Süreyya Aydemir’in üslubuyla yazayım…

Hülâsa…

Hassasiyet söylemi uygulama ile perçinlenmedikçe inandırıcı olamazsınız.

 

 

GAZVE/GAZZE

Son dönemde dikkatimi en çok çeken hatırlatma AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan’dan geldi. Milletvekili Arslan’ın sosyal medyadan yaptığı hatırlatmasını burada aktarmak isterim:

“Peygamber Efendimiz'in (S.A.V.) bizzat yönettiği savaşlara Gazve deniliyor. Dünyamız emperyalizmin uyguladığı terör, gözyaşı, açlık, sefalet, tahammülsüzlük politikasında çaresizliğe sürükleniyor. Dün Afganistan'da ve Irak'ta, bugün Filistin'de ve bilhassa Gazze'de insanlığın gördüğü en büyük sorun da budur. 

Bizlere düşen her savaşı ve her mücadeleyi Gazve olarak görüp başta Gazze olmak üzere tüm mazlumların umudu olmaktır. 

Her mücadelemizi Gazve olarak gördüğümüzde dünyamızda barış, huzur ve asayiş hakim olacak.”

Yazarın Diğer Yazıları