Geçen hafta iki farklı partide iki farklı basın toplantısı vardı. Her iki basın toplantısında haberlere yansıyanların dışında yansımayanlar da vardı. Ben de biraz “kurnazlık” yapıp habere yansımayanları köşe yazısında değerlendirmek istedim.
İlk toplantı Cumhuriyet Halk Partisi’ndeydi. Parti Meclisi Üyeleri Ali Öztunç ve Mevlüt Duru, CHP İl Başkanlığı’nı ziyaret etmiş, partililerle bir araya gelmişti. CHP İl Başkanı Kemal Demirkırkan ve CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal da toplantıda ev sahibi konumundaydı.
Toplantıda selâmlama ve bilgilendirme konuşmalarından sonra partililere söz verildi. CHP’nin eski İl Başkanı Yalçın Görgöz, şu ifadeleri kullandı:
“Biz sürekli iktidarı eleştiriyoruz, hataları söylüyoruz. Ama çözüm nerede? Biz çözümü ortaya koyamazsak, halka umut olamazsak aynı oyumuzda kalırız. Ve görüyorsunuz, Adalet ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi’nin yer alacağı bir Meclis kurgulanıyor. HDP ve MHP’nin baraj altında kalacağı söyleniyor. Böyle bir tabloda 400 milletvekili kazanabilecek bir iktidar partisi var. Biz ise hâlâ ‘Şu yanlış, bu yanlış’ diyoruz. Peki o zaman doğruyu gösterelim. Sayın Genel Başkan’dan başlayarak halkın arasında olalım, umut olduğumuz gösterelim. Yoksa iki köy ziyaretiyle, el sıkma ile iktidara gelmemiz mümkün değil.Genel Merkez’in iyi bir özeleştiriye ihtiyacı var.”
Yalçın Görgöz’ün bu çıkışı üzerine CHP Parti Meclisi Üyesi Ali Öztunç, “Biz de son Parti Meclisimiz’de bu konuyu tartıştık. Son Parti Meclisi toplantımız 8 buçuk saat sürdü. Biz 7 Haziran’ı iyi okuduk. Sosyal ve ekonomik konularda mesaj verdik. Bu mesajımız seçmen tarafından alındı. AKP seçmeni, CHP’ye oy vermese bile MHP’ye oy verdi. Fakat 1 Kasım’da bu süreci okuyamadık. Adalet ve Kalkınma Partisi de bizim söylemlerimizi sununca vatandaş ‘Bunlar zaten iktidarda, yapabilirler’ deyip tekrar AKP’ye oy verdi. Biz 1 Kasım’da güvenlik politikalarını gündeme getirmeliydik. Sokağa çıkmayı, halkın arasında olmayı tartışıyoruz. Ama inanın, bu tartışma ortamı da son Parti Meclisi’nde, liste dışından gelenlerle birlikte sağlandı” dedi.
Aynı gün ikinci toplantı ise AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya’nın AK Parti İl Başkanlığı’nda basınla buluşmasıydı. Özkaya’ya, “Hükümetin millî ve yerli otomobil projesi var. Afyonkarahisar tek başına olmasa bile Kütahya ve Uşak’la birlikte yerli otomobil fabrikasına talip olabilir mi” diye sordum.
Özkaya, şöyle cevap verdi:
“Otomobil için altyapı gerekiyor. Bursa ve İzmit bölgesinde yerli otomobil üretiminin yapılması düşünülüyor. O bölgede 10 otomobil fabrikası var. Renault, Tofaş ve diğer firmaların fabrikaları var. Gerçekçi olmak lazım. Otomobil için ciddi bir altyapı gerekiyor. Bu bölgede belki yedek parça üretimi düşünülebilir. O üretim de devlet zoruyla değil, özel sektör girişimiyle yapılabilir.”