Biliyorum, dünyalık bir sürü telâşeniz var. Bu telâşelerin peşinden ne kadar koşsak da hızımız yetişmez, aklımız ermez dünyanın işine. Gelin bir hayal kuralım: Yerli otomobil hayali…
I.
Yıl 2016…
Aylardan Mayıs…
16 Mayıs 2016…
Türkiye’nin seri üretim yapacak ve yüzde 80’ine yakını yerli üretim olacak otomobil fabrikası için Afyonkarahisar-Kütahya Karayolu’nun yan tarafındaki Osmanköy’de temel atılıyor.
Osmanköy, rastgele tercih edilmiş değil. Hem Zafer Havaalanı’na yakın, hem de Hızlı Tren güzergâhına. Taşımacılık için birebir. Ankara-İzmir ve Afyonkarahisar-Antalya Otoyolları da düşünüldüğünde limanlara yakınlık sorunun da yaşanmayacağı bir bölge Osmanköy.
Temel atma törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu başta olmak üzere Bakanlar Kurulu üyeleri, Afyonkarahisar’ın iktidar ve muhalefet partilerinin milletvekilleri ve yöneticileri, bürokratlar, işadamları, Afyonkarahisar ve Kütahya’nın il protokolü katılıyor.
Protokol konuşmalarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çıkıyor kürsüye ve şöyle diyor:
“Sevgili vatandaşlarım; bu bölge Gazi Mustafa Kemal’in ve silah arkadaşlarının bize zaferi kazandırdığı bölge. Buradan hareketle Türkiye’nin ilk bölgesel havaalanını burada Zafer ismiyle kurduk. Yine bölgeye hitap eden Kalkınma Ajansımız’ın ismi de Zafer. Bu Zafer’leri, ağır sanayi hamlemizin Zafer’i ile taçlandırmak istiyoruz. Bugün burada temelini attığımız yerli otomobil fabrikamızın üreteceği ilk otomobilin ismi de Zafer olacak.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı dinleyenler, bu sözleri alkışlıyorlar.
Erdoğan’ın konuşmasının ardından iktidarı-muhalefeti tüm önde gelenler kürsüye davet ediliyor. Bazı görevliler, “Efendim, muhalefetin ne işi var burada” dese de Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yerli otomobil, benim davam ya da sizin davanız değil. Türkiye’nin bağımsızlık davası. Tüm arkadaşlarımız gelsin” diyerek ortamı yumuşatıyor.
Kürsüde tam bir bayram havası.
Düğmelere basılıyor ve temel atılıyor böylece.
Boğazımızda bir yumruk gibi kalan, yarım bıraktırılmış Devrim Otomobilleri öyküsünden sonra yepyeni yola çıkılıyor.
1,5 milyon metrakare alana kurulu fabrikayı inşa edecek yatırımcı, gördüğü birliktelik karşısında dayanamıyor ve mikrofona sarılıyor:
“Bu fabrikayı 3 yılda tamamlamayı taahhüt etmiştim. 2018’de fabrikayı tamamlayıp ilk otomobili üreteceğiz. Zafer hepimizin olacak!”
Yatırımcının bu kısa ama coşkulu konuşması üzerine coşku artıyor…
Atatürk’ün Samsun’a çıktığı 16 Mayıs’ın yıldönümünde, ağır sanayi hamlesinin de adımı atılıyor…
Ertesi gün gazetelerde manşet:
“Zafer hepimizin olacak!”
II.
Yıl 2018…
Aylardan Ekim…
“Zafer” diye çıkılan yolda Devrim Otomobilleri’ni engellemeye çalışan tayfa, aynı oyunları oynadı. Yerli otomobilin Türkiye’de neden üretilemeyeceğini ispat etmeye çalışan binlerce cümle sarf edildi. Bir de çok alışılagelen o aşağılama:
“Bugüne kadar ne yaptık ki yerli otomobili yapacağız?”
Ne yazık ki bilmiyorlardı.
Bu ülke kendi uçağını da üretmişti zamanında, 4 ayda 4 yerli otomobilini de. Sahi, TÜMOSAN diye bir şey vardı, hiç duymuşlar mıydı acaba? Türk Motor Sanayi…
Bu tartışmalar olacaktı elbette, tarafların her tartışmadan öğrendiği, öğreneceği konular olur. Tartışmaları da geçen cebelleşmeler arasında işte geldi çattı o gün.
28 Ekim 1923’teki gibi bir heyecan…
Cumhuriyetimiz’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz” demesi gibi…
28 Ekim 2018…
Yarın Türkiye’nin Zafer’inde ilk seri üretime başlanıyor…
III.
1 Ocak 2019…
Türkiye, bu yıl 3 seçim birden geçirecek. Cumhurbaşkanlığı, Yerel Seçimler ve Genel Seçimler…
Ancak alışılanın aksine bir hava var. Başbakan Ahmet Davutoğlu, çıktığı her televizyon programında muhalefet partilerinin yerli otomobil konusundaki tutumu için muhalefet parti yöneticilerine ve üyelerine teşekkür ediyor; muhalefet partilerinin temsilcileri de “İktidarın diğer hizmetlerini eleştirebiliriz; fakat yerli otomobil atılımı için kendilerini kutluyoruz” açıklamasında bulunuyor.
Bugün seri üretimin ilk otomobilini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sürecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli otomobil fabrikasının kurulduğu Osmanköy’den alacağı Zafer’le, Afyonkarahisar’a gelecek. Afyonkarahisar’da Zafer Konvoyu yapıldıktan sonra yine aynı arabayla Ankara’ya geçecek.
Bu sefer, Devrim Otomobilleri’ndeki gibi otomobilin benzinsiz kalmasına yol açacak “yetkililer” de yok. Herkes rahat…
“Benzin” demişken, az kalsın unutuyordum:
Afyon Kocatepe Üniversitesi, Afyon Jeotermal Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi, Afyonkarahisar Belediyesi ile Zafer’in yatırımcıları arasında sözleşme imzalandı. Üniversite, Zafer’in ‘elektrik ve güneş enerjisi ile çalışan’ 2023 modeli üzerinde yoğunlaşacak. Zaten elektrikle çalışan AKÜLÜ Araba ile bu deneyimi var Üniversite’nin. Bu deneyimini paylaşacak.
Afyon Jeotermal Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi (AFJET) ise Zafer’in 2053 modeline katkı sağlayacak. AFJET, “Yerli otomobilde jeotermal enerji kullanımı” üzerinde çalışacak. 2015 yılında, dünya genelinde böyle bazı girişimlerin olduğu söyleniyordu. AFJET, 2017’de oluşturduğu ve 40 yüksek mühendisin istihdam edildiği Araştırma-Geliştirme Labaratuvarı’nda bu konuya ilişkin deneyler yapıyor.
Afyonkarahisar Belediyesi ise yatırımcıya ikinci fabrika için yer tahsis edecek. Konya yolunda yan sanayinin de geliştirilebileceği büyük bir alan üzerinde anlaşmaya varıldı bile.
IV.
2022’nın Temmuz’u…
Zafer’in 2023 ve 2053 modelleri, Avrupa’da örnek gösterildi. İtibarlı bir çevre ödülü kazanıyor. Şu anda yerli otomobil fabrikasında 3500 kişi kadrolu. 3500 kişiden 1000’i Kütahya’da yaşıyor. 1500’ü ise Afyonkarahisar’da ikamet ediyor.
Yatırımcı memnun ama üretime cevap vermekte zorlanıyor. Gazeteniz Kocatepe’nin Osmanköy Tesisleri’nde ağırladığımız yatırımcı, “Bu araziyi verimli kullandık. Belediye’nin tahsis ettiği ek 1 milyon metrekarelik alanda da üretimi hızlandırıyoruz. Halkımız Zafer’i o kadar benimsedi ki başka araca binmiyor. Yılda 50 bin üretim yapıyoruz. En çok rağbet, jeotermalle çalışan aracımıza” diyor.