7 Haziran 2012 Perşembe 03:00:00
“Her şeyin başı sağlık” olarak bilirdik.
Meğer her şeyin başı isimmiş.
Şehrin marka olması isme bağlıymış.
Şehrin büyükşehir hâline gelmesi de öyle.
Şehrin yerli ve yabancı turistler tarafından tercih edilme sebebini bilin bakalım:
Tabii ki isim…
Bir şehrin kolay telaffuz edilebilir bir adı varsa, başka da bir şeye ihtiyaç yokmuş…
Birkaç gündür Afyonkarahisar’da esen rüzgâr bu yönde.
Bir isimle kente sihirli değnek değecekse, ne âlâ.
Fakat gerçek öyle mi?
***
Afyonkarahisar Gelişim Platformu Derneği, 2012’nin başından bu yana Afyonkarahisar ve marka şehir kavramlarının tartışılacağı Afyonkarahisar Buluşması gerçekleştirmeyi planlıyordu.
Bu plan, Haziran ayının ilk haftasonu fiile dönüştü.
İki günde Afyonkarahisar ve marka değerlerin masaya yatırıldığı 11 panelde, fikir jimnastiği yapıldı.
Fakat…
Koskoca iki gün paneller yapılsın, Afyonkarahisar’ı tanıtıcı etkinlikler düzenlensin, ürünler sergilensin…
O 2 günlük toplantı silsilesinden akıllarda sadece “Afyonkarahisar” isminin, “Afyon”a dönüştürülmesi kalsın…
Bu durum hak mı?
Kaldı ki, Afyonkarahisar Buluşması’nda “örnek marka şehir” ifadesiyle tanıtılan Gaziantep’te kaç harf var?
***
“Marka şehir” olmayı istiyoruz, kabul.
Afyonkarahisar ismi, daha yazarken satırları dolduruyor, kabul.
Türkiye’de 14 harfli başka bir vilayet daha yok, kabul.
Belki de iştem tam bu noktada kafamızın üzerinde “ampuller”in yanması gerekiyor.
Afyonkarahisar’ı tanıtırken “Türkiye’nin en uzun isimli ili” diyemez miyiz?
Madem önümüzde böyle bir “zor” durum var, bunu bir “Marka”ya dönüştüremez miyiz?
Dönüştürürüz bence.
Hem de Afyonkarahisar’ı, Afyonkarahisar olarak kabul ettirerek, bundan sıkıntı duymayarak; aksine bu durum üzerinden tanıtım yaparak markaya dönüştürürüz..
Hatta, Afyonkarahisar’ın Afyon şeklinde kısaltılması hâlinde evrakta, levhalarda, her türlü mühür ve kaşede ne kadar para harcanacağı hesaplanır.
Ortaya çıkan meblağ, Afyonkarahisar’ın Afyonkarahisar olarak tanıtılmasında kullanılır.
“2 ileri, bir geri” yerine “Marka için ileri” anlayışı ile hareket etmeye başlarız.
Şöyle bir slogan, ne güzel olur:
“Afyonkarahisar: Her harfte, ayrı öykü var…”
***
Nereden ne geldi aklıma:
2010’da yapılan Referandum sırasında Afyonkarahisar’daki bir caddeye Sezen Aksu, bir caddeye Adnan Şenses adının verilmesinin ardından çılgın isim önerilerimi yazmıştım. O esnada kâğıt üzerinde kurduğum Afyonkarahisar İsim Değiştirme, Önerme, Yaşatma, Koruma, Canlandırma, Yazıp-Çizme Enstitüsü’nün ciddi ciddi çalışmaya başlaması gerek. Enstitü ‘nün cadde ve sokak isimleri önerisinden sonra yeni önerilerle gündeme gelme zamanı gelmiş de geçiyor bile.
Malum, her şeyin başı isim. Meselâ akıllı ve çok amaçlı telefon olarak bilinen ve “Ayfon” olarak tanımlanan cihazın Afyon’da üretilmesini sağlasak… Sonra da şehrin ismini bir daha değiştirmemek üzere “Ayfon” yapsak, fena mı olur?
Bu konuda araştırma ve önerilerimin devamının geleceğini umuyorum.
***
“Afyonkarahisar” isminin söylenmesinden yorulanlar için bir de Guinness Rekorlar Kitabı’ndaki en uzun şehir ismine bakalım:
Krung Thep Mahanakhon Amon Rattanakosin Mahinthara Yuthaya Mahadilok Phop Noppharat Ratchathani Burirom Udomratchaniwet Mahasathan Amon Piman Awatan Sathit Sakkathattiya Witsanukam Prasit…
Yani Tayland’ın “Melekler Şehri” diye tanımlanan başkenti Bangkok…
Hadi bu abartılı bir örnek.
Barcelona, Saint Petersbug, Manchester, Washington isimleri de mi kısa?
***
Meselemiz, şehrin isminin uzunluğu-kısalığı değil. O şehrin hangi yatırımlarla, hangi “ufuk”larla, hangi projelerle geliştiği…
Uzunun uzunu var, hâline şükret dostum…
“Her şeyin başı sağlık” olarak bilirdik.
Meğer her şeyin başı isimmiş.
Şehrin marka olması isme bağlıymış.
Şehrin büyükşehir hâline gelmesi de öyle.
Şehrin yerli ve yabancı turistler tarafından tercih edilme sebebini bilin bakalım:
Tabii ki isim…
Bir şehrin kolay telaffuz edilebilir bir adı varsa, başka da bir şeye ihtiyaç yokmuş…
Birkaç gündür Afyonkarahisar’da esen rüzgâr bu yönde.
Bir isimle kente sihirli değnek değecekse, ne âlâ.
Fakat gerçek öyle mi?
***
Afyonkarahisar Gelişim Platformu Derneği, 2012’nin başından bu yana Afyonkarahisar ve marka şehir kavramlarının tartışılacağı Afyonkarahisar Buluşması gerçekleştirmeyi planlıyordu.
Bu plan, Haziran ayının ilk haftasonu fiile dönüştü.
İki günde Afyonkarahisar ve marka değerlerin masaya yatırıldığı 11 panelde, fikir jimnastiği yapıldı.
Fakat…
Koskoca iki gün paneller yapılsın, Afyonkarahisar’ı tanıtıcı etkinlikler düzenlensin, ürünler sergilensin…
O 2 günlük toplantı silsilesinden akıllarda sadece “Afyonkarahisar” isminin, “Afyon”a dönüştürülmesi kalsın…
Bu durum hak mı?
Kaldı ki, Afyonkarahisar Buluşması’nda “örnek marka şehir” ifadesiyle tanıtılan Gaziantep’te kaç harf var?
***
“Marka şehir” olmayı istiyoruz, kabul.
Afyonkarahisar ismi, daha yazarken satırları dolduruyor, kabul.
Türkiye’de 14 harfli başka bir vilayet daha yok, kabul.
Belki de iştem tam bu noktada kafamızın üzerinde “ampuller”in yanması gerekiyor.
Afyonkarahisar’ı tanıtırken “Türkiye’nin en uzun isimli ili” diyemez miyiz?
Madem önümüzde böyle bir “zor” durum var, bunu bir “Marka”ya dönüştüremez miyiz?
Dönüştürürüz bence.
Hem de Afyonkarahisar’ı, Afyonkarahisar olarak kabul ettirerek, bundan sıkıntı duymayarak; aksine bu durum üzerinden tanıtım yaparak markaya dönüştürürüz..
Hatta, Afyonkarahisar’ın Afyon şeklinde kısaltılması hâlinde evrakta, levhalarda, her türlü mühür ve kaşede ne kadar para harcanacağı hesaplanır.
Ortaya çıkan meblağ, Afyonkarahisar’ın Afyonkarahisar olarak tanıtılmasında kullanılır.
“2 ileri, bir geri” yerine “Marka için ileri” anlayışı ile hareket etmeye başlarız.
Şöyle bir slogan, ne güzel olur:
“Afyonkarahisar: Her harfte, ayrı öykü var…”
***
Nereden ne geldi aklıma:
2010’da yapılan Referandum sırasında Afyonkarahisar’daki bir caddeye Sezen Aksu, bir caddeye Adnan Şenses adının verilmesinin ardından çılgın isim önerilerimi yazmıştım. O esnada kâğıt üzerinde kurduğum Afyonkarahisar İsim Değiştirme, Önerme, Yaşatma, Koruma, Canlandırma, Yazıp-Çizme Enstitüsü’nün ciddi ciddi çalışmaya başlaması gerek. Enstitü ‘nün cadde ve sokak isimleri önerisinden sonra yeni önerilerle gündeme gelme zamanı gelmiş de geçiyor bile.
Malum, her şeyin başı isim. Meselâ akıllı ve çok amaçlı telefon olarak bilinen ve “Ayfon” olarak tanımlanan cihazın Afyon’da üretilmesini sağlasak… Sonra da şehrin ismini bir daha değiştirmemek üzere “Ayfon” yapsak, fena mı olur?
Bu konuda araştırma ve önerilerimin devamının geleceğini umuyorum.
***
“Afyonkarahisar” isminin söylenmesinden yorulanlar için bir de Guinness Rekorlar Kitabı’ndaki en uzun şehir ismine bakalım:
Krung Thep Mahanakhon Amon Rattanakosin Mahinthara Yuthaya Mahadilok Phop Noppharat Ratchathani Burirom Udomratchaniwet Mahasathan Amon Piman Awatan Sathit Sakkathattiya Witsanukam Prasit…
Yani Tayland’ın “Melekler Şehri” diye tanımlanan başkenti Bangkok…
Hadi bu abartılı bir örnek.
Barcelona, Saint Petersbug, Manchester, Washington isimleri de mi kısa?
***
Meselemiz, şehrin isminin uzunluğu-kısalığı değil. O şehrin hangi yatırımlarla, hangi “ufuk”larla, hangi projelerle geliştiği…
Uzunun uzunu var, hâline şükret dostum…