Murat Arısoy

İhsaniye okusun, biz de okuyalım

Murat Arısoy

8 Ağustos 2012 Çarşamba 03:00:00
  İlk kitabınızı ne zaman okudunuz? Okuduğunuz ilk kitabın adı neydi? Hangi vesileyle okumuştunuz o kitabı? Sizi en çok hangi kitap etkiledi? Kitaplardan “ilham” alarak siz de bir kitap yazmayı hayal ettiniz mi hiç?
***
Bu peşpeşe gelen sorulara bir anda cevap vermek güç. İlk okuduğum kitabı hatırlamıyorum. Muhtemelen Adana’nın Kozan ilçesinde Şabanata İlkokulu’nda eğitim-öğretim görürken, rahmetli öğretmenim İlhan Çağlar’ın okumamı istediği kitaplardan birisiydi ilk göz ağrım.
İlk kitabımı değil ama “Horoz Dövüşü” adlı hikaye kitabını hatırlıyorum. Ama nedense benim kitabımın ismi “Horoz Döğüşü” şeklindeydi. Rahmetli öğretmenim İlhan Çağlar’a bu durumu “Öğretmenim burada ‘yumuşak g’ kullanılmış, Ama ‘v’ ile yazılması gerekmiyor mu?” diye sorduğumda, farklı bölgelerde farklı şivelerden ötürü bu şekilde kullanımlar olduğunu, anlamın değişmediğini söylemişti.
***
Beni en çok etkileyen kitap ise Oktay Sinanoğlu’nun hayat hikayesini anlatan Türk Aynştaynı olmuştu. Lise 2’de, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’nin politikalarının bize zarar vereceği ile ilgili görüşler filizlenmişti, ama Lise 3’te Sinanoğlu’nu anlatan kitabı okuyunca, görüşlerim temel buldu.
Rahmetli babam, Türkçe kullanımına ve kelimelere ilgimden dolayı, biraz da kendi siyasi duruşuna yakın olayım diye hediye etmişti bu kitabı bana. Ama ben onun fikirlerine saygı duymakla birlikte arada “ince bir çizgi” olan farklı bir dünya görüşüne doğru yol alıyordum.
Babam da, hocam da nur içinde yatsın.
***
Kitap, insanın dünyasını değiştirir, ufkunu açar, sözcükleri tanımasını, hatta hayal etmesini sağlar. Örneğin kitapta bir ev anlatılıyordur. Tasvir edilir güzelce. Ama okur, kendisiyle özdeşleştirir o evi. Biraz hayaline uydurur.
Kitap, insanın kendi dünyasının dışında bambaşka dünyaların, bambaşka hayatların, bambaşka karakterlerin olduğunu anlatır aslında.
Hatta bir süre sonra “Ben de yazmalıyım” düşüncesini dolaştırır damarlarda. Yazma heveslililerinin bir kısmı gerçekten yazıcı ve yazar olur; bir kısmı ise hayalindeki kitapla meşguldür.
***
Hiç farkına vardınız mı bilmiyorum.
Afyonkarahisar’ın küçük ilçesi, gitmesek de görmesek de bizim ilçemiz olan İhsaniye’de 18 Ekim 2011’den bu yana çok zarif, ama çok yararlı bir faaliyet yürütüldü. İlçedeki çocukların, gençlerin, hatta yetişkinlerin kitapla haşır-neşir olmasını sağlayan faaliyetin ilk ismi “İhsaniye Okuyor”du. Bu çerçevede afişler hazırlandı. Afişlerde “Elektrik, telefon bataryanızı; kitap zihninizi şarj eder. Piliniz dolu olsun”, “Kitap ve bilgi, zihnimizin benzinidir; deponuzu hep dolu tutun”, “Kitaplar, sizin dokunmanızı hep bekliyor ve bekleyecek; onları yalnız bırakmayın”, “Açılan her kitap kapağı, yeni bir dünyaya yolculuktur. İyi yolculuklar”, “Ekrandaki sınırlar, zihnimizi sınırlar. Kitap okumakla ötelenir sınırlar” cümleleri yer almıştı.
***
“İhsaniye Okuyor” faaliyetinin ismi daha sonra “Okur-Star” oldu. Bu, daha çok öğrencileri okumaya teşvik etmeyi amaçlayan bir değişiklikti. Yarışmalar süresince kitap okumada dereceye girenlere küçük ödüller verildi. Tabii bu arada, ilçenin kahvehanelerinde de genç-yaşlı demeden kitap okundu. Bütün okullarda asgarî 30 dakika kitapla başbaşa kaldı öğrenciler.
***
Şimdi o kampanyayı yürüten Kaymakam’ın tayini çıktı. Karar, dünkü Remsi Gazete’de yayınlandı.
Aynı kararnamede iki “İlhan” için de atama yapılmıştı. Ömer Faruk İlhan, Kastamonu Pınarbaşı Kaymakamlığı’na atanırken ağabeyi Mehmet Suat İlhan ise İzmir Vali Yardımcılığı’na getirildi.
***
“İhsaniye Okuyor” ismiyle başlayan, “Okur-Star” ile devam eden gelenek, Ömer Faruk İlhan’ın ilçedeki mirası olarak devam ettirilmeli. İhsaniye, bu anlamda hepimize örnek olmalı.
***
Sıradışı kaymakam Ömer Faruk İlhan’a yeni görev yerinde başarılar dilerim.

Yazarın Diğer Yazıları