19 Aralık 2011 Pazartesi 02:00:00
İki televizyon programının çekimleri, geçtiğimiz günlerde Afyonkarahisar’da yapıldı. Biri, Samanyolu Televizyonu’nda yayınlanan Maceracı, diğeri ise Show Tv’de yayınlanan Yetenek Sizsiniz Türkiye idi.
Maceracı programında öyle bir çekim yapılmış ki yayınlanan program, Afyonkarahisar mı, başka bir yer mi anlamakta güçlük çektim. Kamera açısı, Uzun Çarşı ile Zafer Müzesi arasındaki mesafenin epeyi açık olduğu izlenimi verdi. Bundan rahatsız olmadım, ancak ister istemez, “Acaba Kent Meydanı projesi yapıldı, hayata geçirildi de bizim haberimiz mi yok” endişesine kapıldım. Keza Uzun Çarşı’da yapılan çekim de aynı kamera ile çekilmiş olacak ki “Dar” dediğim yol, gözüme geniş göründü.
Tabii programın sonraki kısmında Afyonkarahisar’ın önde gelen ürünleri, programa uygun bir şekilde tanıtıldı. Maceracı’nın Afyonkarahisar’daki programını izleyen kişi Karahisarlı olsun, olmasın aklında “sucuk”, “lokum”, illâ ki “kaymak” kelimeleri kaldı. Böyle bir kapsamlı tanıtımı, şimdiye kadar bir defada yapabildik mi bilmiyorum? Maceracı, Afyonkarahisar’dan sonra İhsaniye’yi de tanıttı. Maceracı’nın Afyonkarahisar’da misafir edilmesinde emeğe geçen yetkili-etkili herkese teşekkür etmek gerek.
Yine çok ses getiren programlar arasında olan Yetenek Sizsiniz Türkiye programının da çekimleri Afyonkarahisar’da, Afyon Kocatepe Üniversitesi Atatürk Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Program için, bir otelin 1 milyon liraya kapatıldığı, söylentiler arasında. Bu parayı sadece bir otele ödenmiş para olarak değil, Afyon ekonomisine giren sıcak para olarak yorumladığımızda, Yetenek Sizsiniz Türkiye’nin Afyonkarahisar’da çekim yapmasının önemini görürüz.
***
Burada koca bir “ama” parantezini açmadan edemeyeceğim. Her iki program için “usül hakkında” söz almış bulunuyorum. (Malum, şu sıralar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bütçe görüşmeleri var. Hayli eğlenceli geçiyor. İzledikçe feyzalıyorum.)
Maceracı programını izlerken Afyonkarahisar’ın ürünlerinin tanıtılması, göğsümü kabarttı. Bununla beraber, bir soru kesif bir duman gibi aklımı kapladı, beni düşünmeye itti:
-Ya bu ürünleri almaya maddi gücü yetmeyenler ne olacak?
Bu soruya, bir türlü cevap veremedim.
***
Diğer eleştirim de Yetenek Sizsiniz’le ilgili. Davetiye dağıtımındaki sıkıntıları okumuşsunuzdur. Davetiyeler, fakültelerde dağıtılabilir miydi, başka yöntemler uygulanabilir miydi? Çeşitli tartışmalar türetilebilir. Davetiye dağıtımında sıkıntı yaşanmasının ardından şehir merkezinde basılan sahte davetiyelerin 100 bini aştığı iddiası, program organizasyon meselesi değil,“tevessül” meselesi.
Programın formatı, çok da tasvip edilebilecek hâlde değil. Devletin “erişkin” olarak kabul ettiği 18 yaşa ulaşmamış kişilerin bile sahneye çıkarılıp alkış almaları, kötü örnek teşkil ediyor. 13-14 yaşındaki bir gencin, 1000 kişi tarafından alkışlanıp pohpohlanması, o kişinin psikolojisini olumsuz etkileyecek, alkış alan kişiyi izleyen yaşıtlarında da “özenti”ye neden olacaktır. Kaldı ki programda gerçekten “yetenekli” denilebilecek yıldız adaylarına rastlamak da mümkün görünmüyor.
***
Özetle:
Her hayrın içinde şer…
Her şerrin içinde hayır…
İki televizyon programının çekimleri, geçtiğimiz günlerde Afyonkarahisar’da yapıldı. Biri, Samanyolu Televizyonu’nda yayınlanan Maceracı, diğeri ise Show Tv’de yayınlanan Yetenek Sizsiniz Türkiye idi.
Maceracı programında öyle bir çekim yapılmış ki yayınlanan program, Afyonkarahisar mı, başka bir yer mi anlamakta güçlük çektim. Kamera açısı, Uzun Çarşı ile Zafer Müzesi arasındaki mesafenin epeyi açık olduğu izlenimi verdi. Bundan rahatsız olmadım, ancak ister istemez, “Acaba Kent Meydanı projesi yapıldı, hayata geçirildi de bizim haberimiz mi yok” endişesine kapıldım. Keza Uzun Çarşı’da yapılan çekim de aynı kamera ile çekilmiş olacak ki “Dar” dediğim yol, gözüme geniş göründü.
Tabii programın sonraki kısmında Afyonkarahisar’ın önde gelen ürünleri, programa uygun bir şekilde tanıtıldı. Maceracı’nın Afyonkarahisar’daki programını izleyen kişi Karahisarlı olsun, olmasın aklında “sucuk”, “lokum”, illâ ki “kaymak” kelimeleri kaldı. Böyle bir kapsamlı tanıtımı, şimdiye kadar bir defada yapabildik mi bilmiyorum? Maceracı, Afyonkarahisar’dan sonra İhsaniye’yi de tanıttı. Maceracı’nın Afyonkarahisar’da misafir edilmesinde emeğe geçen yetkili-etkili herkese teşekkür etmek gerek.
Yine çok ses getiren programlar arasında olan Yetenek Sizsiniz Türkiye programının da çekimleri Afyonkarahisar’da, Afyon Kocatepe Üniversitesi Atatürk Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Program için, bir otelin 1 milyon liraya kapatıldığı, söylentiler arasında. Bu parayı sadece bir otele ödenmiş para olarak değil, Afyon ekonomisine giren sıcak para olarak yorumladığımızda, Yetenek Sizsiniz Türkiye’nin Afyonkarahisar’da çekim yapmasının önemini görürüz.
***
Burada koca bir “ama” parantezini açmadan edemeyeceğim. Her iki program için “usül hakkında” söz almış bulunuyorum. (Malum, şu sıralar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bütçe görüşmeleri var. Hayli eğlenceli geçiyor. İzledikçe feyzalıyorum.)
Maceracı programını izlerken Afyonkarahisar’ın ürünlerinin tanıtılması, göğsümü kabarttı. Bununla beraber, bir soru kesif bir duman gibi aklımı kapladı, beni düşünmeye itti:
-Ya bu ürünleri almaya maddi gücü yetmeyenler ne olacak?
Bu soruya, bir türlü cevap veremedim.
***
Diğer eleştirim de Yetenek Sizsiniz’le ilgili. Davetiye dağıtımındaki sıkıntıları okumuşsunuzdur. Davetiyeler, fakültelerde dağıtılabilir miydi, başka yöntemler uygulanabilir miydi? Çeşitli tartışmalar türetilebilir. Davetiye dağıtımında sıkıntı yaşanmasının ardından şehir merkezinde basılan sahte davetiyelerin 100 bini aştığı iddiası, program organizasyon meselesi değil,“tevessül” meselesi.
Programın formatı, çok da tasvip edilebilecek hâlde değil. Devletin “erişkin” olarak kabul ettiği 18 yaşa ulaşmamış kişilerin bile sahneye çıkarılıp alkış almaları, kötü örnek teşkil ediyor. 13-14 yaşındaki bir gencin, 1000 kişi tarafından alkışlanıp pohpohlanması, o kişinin psikolojisini olumsuz etkileyecek, alkış alan kişiyi izleyen yaşıtlarında da “özenti”ye neden olacaktır. Kaldı ki programda gerçekten “yetenekli” denilebilecek yıldız adaylarına rastlamak da mümkün görünmüyor.
***
Özetle:
Her hayrın içinde şer…
Her şerrin içinde hayır…