Murat Arısoy

İlk seçim vaadim: Erik – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

24 Mart 2011 Perşembe 02:00:00
  Yüksek Seçim Kurulu, bağımsız milletvekili adayı olmak isteyenlerden 7 bin liranın üzerinde bir para talep edince, benim 2011 yılı içindeki milletvekilliği hayalim suya düşmüş görünüyor. Namaz çıkışlarında açılan tezgahlar nedeniyle pazar yerine dönen İmaret Camii’nde bir tezgah da ben açsam, “Vekile yardım” diye ünlesem, başarılı olur muyum bilmiyorum. Denemekte yarar var yine de…
“Umut gönlümün ekmeği, umar ha umar, umar, umar” şarkı sözüyle şansımı deneyeceğim. Bu bağlamda sloganlarım hazır, afiş bile yaptım.
Seçim döneminde ana eksen sloganım, “Ben de ade-ying saadış” olacak. Afyonkarahisarspor’un renkleri olan mor ve beyazın hakim olacağı seçim broşür ve afişlerinde yaşıma da vurgu yapacağım. Artık seçime girerken bir mor-beyazlı atkıyı da boynuma dolarım, geçen sene almıştım Afyonkarahisarspor atkısı… Her ne kadar hava sıcak olsa da “soğuk” mesajlar vermek yerine “sıcak” mesajlar vermek her zaman etkilidir.
“Tam 27 yaşında” kelimeleri ile ifade edeceğim durum, gençliğimi seçmenlere anlatmış olacak. Tabii 1950’lerde Demokrat Parti’nin kullandığı “Yeter, söz milletin” sloganı da atıf yapılacak bir slogan olmalı. Bu bağlamda, sloganı yerelleştirip “Yete gali” şeklinde afiş ve sloganlarımda kullanacağım. Yeter, söz milletin de, acaba söz, milletin varlıklı kesiminde mi diye de insan düşünmeden edemiyor…
Doğal olarak seçim sürecinin en sıkıntılı ve yerine geti-rilmesi gereken bölümü, vaatler. Henüz bu konuda yeteri kadar araştırma yapamadım. Lakin ilk seçim vaadimi buradan açıklıyorum:
Erik!
Evet, milletvekili olursam, 19 Temmuz Dünya Fenerbahçeliler Günü’nde, Anıtpark önünde erik dağıtacağım. Ama mümkün olduğunca adalet gözeteceğim ki her gelen kişi bir kilo erik alabilsin.
Malum, şu anda eriğin kilosu 200-300 liraya dayanmış durumda. Şimdi dile getirdiğim bu vaat, ağızları sulandırması hasebiyle ciddi bir oy potansiyelini de beraberinde getirecektir. Yaz vakti, erik fiyatlarında ciddi bir düşüş yaşanacağı için, bu vaadimi yerine getirme imkanım ve ihtimalim hayli yüksek. Hem para bulamazsam, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, bana ayrılmış olan ceylan derisi koltuğu satar, yine eriği dağıtırım arkadaş! Oylamalara katıldığımda da ayakta bekleyeveri-rim canım, dert mi yani?
Hem erik deyip geçmeyin… Ben ne yaparsam vatandaşlarım için yapıyorum… Bakın ne gibi faydaları varmış eriğin, ben internetin yalancısıyım:
“Uzmanlar eriğin, karaciğer, kalp, böbrek ve romatizma hastalıkları ile sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi geldiğini ve mevsiminde bol bol tüketilmesi gereken bir meyve olduğunu bildirdi. Eriğin karaciğer, kalp, böbrek ve romatizma hastalıkları ile sindirim rahatsızlığı çeken ve tuzsuz diyet uygulayan kişilerce tüketilmesi öneriliyor. Çiğ erikte çeşitli minerallerin yanı sıra C, A ve E vitaminleri ile beta karoten de bulunuyor.”
Yani vücuda bu kadar yararlı bir meyvemizi Anıtpark önünde dağıtmanın verdiği gururla, ben bırakın 4 yılı, 16 yıl milletvekilliği yaparım. Hiç şüpheniz olmasın…
Seçim çalışması kampanyasını, 22 Mart 2011 tarihi itibariyle sosyal paylaşım sitesi Facebook üzerinden başlatmış bulunuyorum. Hayırlı, hatta “uğurlu ve kademli” olsun… Facebook üzerinden yaptığım temayül yoklamasında 40’a yakın kişi beni destekledi, tabii hepsi Afyonkarahisar seçim bölgesinden değildi. O kadar kusur kadı kızında da olur…
Seçim sürecinde her adayın, her partinin çeşitli müzikleri kullandığını biliriz… Ben, Afyonkarahisar türküsünü kullanacağım:
“Hazin hazin, gir kapıdan…”

Yazarın Diğer Yazıları