Murat Arısoy

“İŞÇİNİN ÇALIŞABİLMESİ İÇİN GAYRET GÖSTERİYORUZ”

Murat Arısoy

6 Ekim 2016 Perşembe 13:08:54
 

Türk-İş İl Temsilcisi Muharrem Uslu’yu zaman zaman eleştiririm. Eleştirim, Uslu’nun şahsıyla alakalı değil, Türkiye’deki sendikacılıkla ilgilidir. Türkiye’deki sendikacılığın bir sonuç almaya yönelik olmaktan çok, “sendika ağalığı” hâline gelen bir “iş” olduğunu söylüyordum. Afyon Şeker Fabrikası’nda düzenlenen şeker pancarı kampanya açılış töreninde karşılaştık. “Murat, hiç uğramıyorsun” deyince, ertesi gün için randevu alıp gittim Başkan Uslu’nun yanına.
Asgari ücreti sordum, Muharrem Uslu da görüşlerini paylaştı. Bu haberi zaten Gazeteniz Kocatepe’de yayınladık. Ancak Muharrem Uslu’nun söyledikleri, daha dikkat çekiciydi. Uslu, artık sendikaların sadece işçinin hakkını savunmakla kalmadığını, işçinin çalışabileceği ortamın da sürekliliğinin sağlanmaya çalışıldığına dikkat çekti.
Şöyle dedi Uslu:
“Eskiden sendikalar, yalnızca işçi haklarıyla, iş güvenliğiyle gündeme gelirdi. İşçinin maaşı ödendiğinde, iş güvenliği sağlandığında, sigortası yatırıldığında herhangi bir sorun olmadığı kabul edilirdi. Ancak işçiler hakkında en ufak bir olumsuz gelişmede de işçi sendikaları tepkisini ortaya koyardı. Şimdi ise durum değişti. Şimdi biz Türk-İş ve bağlı sendikalar olarak, işçinin çalışabileceği şartları sağlamaya gayret gösteriyoruz. Bir fabrikada üretime yarayan bir malzeme eksikse, o malzemenin temini için baskı unsuru oluyoruz.”
Bu sözleri duyduktan sonra “Başkanım, biz 1970 model sendikaları tarif ediyoruz, sendikaların öyle olduğu zaman başarı kazanacağını zannediyoruz. Halbuki siz 2016 model bir sendikadan söz ediyorsunuz” dedim.
Muharrem Uslu, söze devam etti:
“Evet, bizim sendikacılık anlayışımız bu şekilde değişti. Malzeme temininde sıkıntı yaşandığında o fabrika nereye bağlıysa hemen o kurumda girişimlere başlıyoruz. Hatta inanır mısınız, ‘Benim üyem, malzemesizlikten yatıyor, iş yapmıyor. Benim üyeme iş yaptırın’ dediğimiz anlar oluyor. Biz yatan üye istemiyoruz ki, hiçbir işçinin de yatma, boş yere para kazanma gibi bir niyeti yok. Aksine, eğer helal para kazanacaksak, hepimiz ter dökmeliyiz. İşçi çalışmak istiyor, işçinin üretim yapması için gerekli olan malzemeler eksik. Ne yapacağız o zaman? O malzemelerin edinilmesini sağlayarak işçinin verimini artıracağız.”
Benim gibi “Sendikalar ne işe yarıyor” diye düşünmeye başladıysanız; Türk-İş Temsilcisi Muharrem Uslu’ya kulak verin.

Yazarın Diğer Yazıları