Murat Arısoy

'Kar'a dair birkaç kelâm – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

7 Ocak 2015 Çarşamba 02:00:00
  Sevgili kar;
Saklıyordun gelinlik duvağı gibi masum yüzünü. Özlemiştik doğrusu. Görüşmedik değil elbette. Pencereden bakıp da giden kuş gibi, görmüşlüğümüz vardı birbirimizi.
Ama bu denli sarılmayalı birbirimize, bu denli örtmeyeli üzerimizi, uzun zaman oldu; kabul et.
Hani “Bir çay içseydik bari” demiyorum.
Biliyorum.
Çay seni eritir güzel kar.
Boşver şimdi geçmişi; bugünü konuşalım.
Ey toprağın battaniyesi;
Gelişinle bir huzur iniyor yeryüzüne. Otomobiller daha bir yavaş ilerliyor caddelerde; gençler, tanımadıkları teyzelerin kollarına giriyorlar karşıdan karşıya geçerken.
Esnaf daha bir erken kalkıyor, dükkanının önünü temizlemek için.
Farkında mısın, “kar topu” diye bir oyuncağımız var. Senin güzelliklerinden, ellerimizin soğukla temasını unutuyoruz. Yansa da soğuktan, seninle temas eden derimizin büyük kısmı, oyuncağımızdan vazgeçmiyoruz.
Sen örttüğünde üstümüzü, çıkıyoruz sokağa, şenlik doluyor caddelerimize.
Koca bir şehrin eski ve yeni mahallelerinde, gece eğlencesini yaşıyor iyi yürekli insanlar.
İnanır mısın, unutuyoruz kirliliğini havamızın. Öyle bir sakinlik siniyor ki; ne kaçak kömür; ne is; ne duman…
Ağaçlarımız süsleniyor, çatılarımız süsleniyor; dağlar süsleniyor.
Evet, ayağımız daha çok kayıyor, sen bizi hatırladığında.
Evet, sen varken daha çok hatırlıyoruz doğalgaz faturalarını, alamadığımız kömürleri; su geçiren ayakkabılarımızı.
Rızık peşinde koşanların emeklerini daha iyi bir anlıyoruz; daha iyi duyuyoruz orta şekerli bir kahvenin tadını; daha iyi gülümsüyoruz demli çayların buğusunda.
Sen varken daha bir “mahsun” oluyor günlümüz.
Pencerelerin ardından bakıyor; sükuneti çekiyoruz içimize.
“Allah’ım barınacak yeri olmayanlara yardım et” diyerek yakarıyoruz için için.
İnsanın kadim dostu kar;
Seni en çok da çocuklar seviyor galiba.
Hele Iraklı, Suriyeli, İranlı çocuklar…
Bazıları seni ilk kez görüyor. O coğrafyalarda ne rengin, ne bereketin…
Kesif bir zalimlik esiyor sana gevurca seslenenlerin gölgesinde.
Ve o çocuklar, ilk kez gülüyorlar senin renginde.
Hemen alınma. Seni çocuklardan başka seven de var elbette.
Saymaya kalksan, derman bulamazsın.
Sevgili kar;
Sessiz sessiz yağmaya devam et.
Seninle birlikte yumuşuyor nefesimiz, seninle birlikte başlıyor muhabbet.
Sen de bizim gibi, seni gönderene hamdet.

ÇAY BARAJI’NDA 3 AFYONLU

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılan Çay Barajı, Afyonkarahisar için ayrı bir öneme sahip. Baraj’ın projesinin başında tabii ki Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu var. Devlet Su İşleri Genel Müdürü Akif Özkaldı da Afyonkarahisarlı. Çay Barajı’nın yapımını üstlenen işadamı Şükrü Koçoğlu ise, Afyonkarahisar’ın önde gelen ailelerinden birine mensup. Afyonkarahisar, bu kadar zengin, bu kadar şanslı aslında.

BİRİLERİ ŞAKA YAPIYOR OLMALI

Afyonkarahisar Belediye Meclisi, Afyonkarahisar ile Galler’ın Hay On Wye kasabası arasında “kardeş şehir” olunması hakkındaki teklifi kabul etti. Gündem maddeleri arasında yazıldığı hâli “Hay one Wye” olsa da ve bu yazılış biçimi Türkçede “Hayvan vay!” şeklinde okunsa da durum öyle değil. “Hay on vay” şeklinde okunuyor bu “güzide” kasabanın ismi. Hepi topu 1500 nüfusa sahip.
İngiltere’nin 5’inci büyük nehri olan River Wye’ın yanında kurulmuş. Şehrin ismini kendime göre İngilizceden çevirdiğimde “Nehrin yanındaki çimenlik/samanlık” gibi bir anlam çıkıyor.
Küçük bir “kalecik”i var. 3 bankanın nakit para bürosu bulunuyor kasabada. Galiba, yılda bir kez de İngiliz televizyonu BBC’nin de önem verdiği festival düzenleniyor Hay On Wye’da.
Ve 750 bin nüfusu zorlaması planlanan, turizmde kendi potansiyelini fark etmesi beklenen, Türkiye’nin kavşak noktasında diye övündüğümüz Afyonkarahisar, bu kasabacıkla “kardeş” şehir yapılıyor.
Neden?
İkisinin de “kale”si varmış da ondan…
Belediye Meclisi’ne kabahat bulmuyorum. Belediye Meclisi’ne bu gündem maddesini teklif edenlerin, şehirleri, kasabaları tanımaları, araştırma yapmaları, “denk”lik bağı gözetmeleri gerek.

Yazarın Diğer Yazıları