Murat Arısoy

Kendi İş Yerine Boykot

Murat Arısoy

Bir bardak suda fırtına koparmaya alıştık. En ufak bir tartışmada ikiye bölünüyoruz; hatta bölündüğümüz gruplar da daha sonra farklı görüşlerle kendi arasında ayrışma yaşıyor. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından düzenlenen gösterileri “görmeyen” basın yayın kuruluşlarına başlattığı boykot ile birlikte iki temel yaklaşım sergileniyor: Boykota destek ve boykota boykot… Birebir isim vererek, basın-yayın kuruluşları ve arka plandaki şirketleri “ifşa” ederek yapılan boykot çağrısının Türkiye’de geçerli kanunlara göre suç teşkil etme ihtimali üzerinde duruluyor. Hukukçularımız bu konuda fikir yürütecektir. 

Benim burada dikkat çekmek istediğim konu, TRT ile ilgili. Öncelikle şu eleştiriyi ileteyim: Daha önce TRT, Cumhurbaşkanı’ndan başlayarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan siyasi partilere kadar, her kesime yer verir; haberler bir protokol düzeni içinde aktarılırdı. Böylece farklı düşüncedeki kişiler de kendilerini devletin televizyonu TRT’de bulurdu. Hatta uzaktan kumandalı televizyonlar kullanılmaya başlandığında 1’inci kanalda TRT olurdu. Son dönemde TRT’de her kesimin sesini duymak zorlaştı. Kamu destekli yayıncılık, esas olarak dünyada da “herkesin görüşüne yer verme” yerine “iktidarın görüşünü yaygınlaştırma” amacıyla kullanılıyor.

Malum, CHP’nin açıkladığı boykot listesinde TRT de vardı. Oyuncu TRT’nin Teşkilat isimli dizisinde oynayan Aybüke Pusat da CHP’nin genel boykot çağrısından farklı olarak 2 Nisan 2025 tarihine ilişkin “Ekonomik Boykot”, “Alışverişi Durdurun” duyurusunu kendi sosyal medya hesabından paylaşmıştı. TRT de buna karşılık Aybüke Pusat’ın sözleşmesini feshetti. Bunda şaşılacak bir durum yok… Çalıştığı kurumun da hedef gösterildiği bir boykot kampanyasına destek veren kim olursa olsun, sonuç değişmezdi.

Yaşanması muhtemel bir örnek vereyim: Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde hizmet veren, sigortası CHP tarafından yatırılan, maaşı CHP tarafından ödenen bir çalışan, “Ben CHP’nin tutumunu beğenmiyorum, ilk seçimde CHP’yi boykot ediyorum ve başka partiye oy veriyorum” diye sosyal medya hesabından paylaşım yapsa ne olur? 

Herhangi bir bankada çalışan personel, “Kendi bankamı boykot ediyorum, hesaplarımı diğer falanca bankaya taşıyorum” der mi, derse sonuçları ne olur?

TRT’de çalışırken TRT’nin de içinde bulunduğu bir boykot listesini onaylamak, farklı bir algı çabası gibi geliyor bana. 

Hem de “Teşkilat” gibi devletin kodlarını kamuoyuyla paylaşan bir dizide oynarken…

 

TURUNCU DEVRİMLERE KARŞI ÖNLEM

Yakın tarihte Amerika Birleşik Devletleri destekli harekatlar, operasyonlar ve iktidarları değiştirmeye yönelik kalkışmaları yaşadık. Yugoslavya, yıllar süren iç savaşın sonunda 7-8 parçaya ayrıldı; Ukrayna ve Gürcistan’da birbirinin aynı gösterilerle hükümetler devrildi. Asker gücüyle yapılan işgaller de cabası…

Bu kalkışmaların ve ayrışmaların ortak özellikleri turuncu gibi ara renklerin kullanılması, fonlanmış gençlik örgütlerinin sokağa çıkması, “simge” oluşturabilecek eylem ve kıyafetlerle dünya kamuoyuna “demokrasi, güzel günler” mesajlarının verilmesi idi. 

Ne kadar da benzer işler…

Son 6-7 ayda ülkemizde yaşanan gelişmeleri gündelik hayatta yorumlayamayabiliyoruz. Biraz geri çekilip bir “derin” nefes aldığımızda devletin tüm kademelerinin teyakkuz hâlinde olduğunu anlayabiliyoruz. 

Sanatçı-oyuncuların bir tek çatıdan yönlendirilmesinden tutun, sokak eylemlerine karışması muhtemel bazı partilerin durdurulmasına; yolsuzluk operasyonlarından tutun adı “açık” olan ama Amerikan fonu dışındaki her şeye kapalı olan radyonun kapatılmasına kadar adım adım ilerlemiş. 

Hissettiğim kadarıyla devletimiz kendisine yönelen tehditleri iki sınıfta toparlamış: Birincisi iç tehlike, Amerikan destekli bir kalkışma… İkincisi de ABD-İsrail eksenli dış tehdit. 

İkisine de gücümüz yetiyor…

 

 

GAZZE’DE “UN” YOK

Terör devleti İsrail’in Filistin’de ve özellikle Gazze şeridinde yaptığı soykırımı anlatacak kelime kalmadı sanırım. Bu yerde “hayır” olan şu: İsrail’e koşulsuz destek veren ülkelerde de bu soykırım sorgulanmaya başlandı. Sosyal medyada Gazze hakkındaki son videolara göre bölgede ekmek yapacak un bile kalmamış. Kısa süre önce ilan edilen ateşkesten kimse zaten bahsetmiyor; ama insan, zulmün ağırlığı karşısında ezilip kalıyor. 

Evet Gazze’de ekmek yapımı için un yok… Bununla birlikte dünyanın başka coğrafyalarındaki benzer gelişmelere anında müdahil olan ve İngilizce kısaltması UN olan Birleşmiş Milletler de yok. Hoş, olsa ne fark eder? Bosna-Hersek’te önünü sonunu gördük UN’un…

Yorumlar 2
SERKAN ODABAŞ 05 Nisan 2025 17:21

Murat Murat Murat… Ne oldu sana benim güzel kardeşim. Olaylara bu pencereyi ne zaman açtın da burdan bakar oldun ? Neden ? Neden ? Neden ????

SERKAN ODABAŞ 05 Nisan 2025 17:21

Murat Murat Murat… Ne oldu sana benim güzel kardeşim. Olaylara bu pencereyi ne zaman açtın da burdan bakar oldun ? Neden ? Neden ? Neden ????

Yazarın Diğer Yazıları