2 Eylül 2012 Pazar 03:00:00
Bugünkü köşeyi, ağabeyim Ömer Arısoy’un yazdıklarına ayırdım. Afyonkarahisar’ın Kurtuluş Törenleri’ne katılan ve gözlemleyen ağabeyim, 7 madde hâlinde görüşlerini özetledi. İdarecilerimiz için sürpriz olmasın, ağabeyim, benim köşeye taşıdığım talep ve teklifleri “ilgili” her üst makama da yolladı..
Ağabeyimin itirazları ve önerileri şöyle:
“1)Kutlama Programı’nın Saati:
Durum: Bundan birkaç sene evveline kadar, Afyonkarahisar’ımızın Kurtuluşunu Kutlama Programları, muzaffer Türk Ordumuzun, şehrimize girdiği vakit olan İkindi Vakti, saat 17.00 civarlarında başlardı. Ancak, son birkaç senedir, ilgili program, havanın, nispeten daha sıcak olduğu saat 15.00 civarlarında başlamakta ve bu durum, kalp, tansiyon vs. hastası olan vatandaşlarımızı etkilemektedir.
Teklif: İlgili programın, önceden olduğu gibi, aslına daha uygun bir vakit olan, İkindi Vakti, saat 17.00 civarlarında başlatılması, millî tarih şuuru ve vatandaşlarımızın sıhhati dikkate alınırsa, daha uygun olacaktır.
2) Anıtpark’taki Atatürk Utku(Zafer) Anıtı:
Durum: Büyük Atatürk’ümüzün Utku Anıtı, maalesef, tabiat şartlarında çürümeye terkedilmiştir. Utku Anıtı’nın boyaları dökülmüştür. Bu durum, millî tarih şuuruna sahip olan insanlarımızı gerçekten üzmüş ve şehrimize dışarıdan gelen misafirlerimizi de, hayretler içerisinde bırakmıştır.
Teklif: Büyük Atatürk’ümüzün Utku Anıtı, ilk yapıldığı yıllardaki gibi, altın yaldızla boyanmalıdır.
Eğer, Valilik Makamı’nın ve Belediye Başkanlığı’nın bütçesi, bizden alınan vergilerle, bizi kurtaran Büyük Kahraman’ın anıtını boyamaya yetmiyorsa, Afyonkarahisarlılar’a, bu iş için gerekli izinlerin verilmesi, yeterli olacaktır.
O zaman, Utku Anıtı, çok kısa zamanda, hiçbir kimseye yük olmadan ve çevreye duyarlı bir şekilde, tekrar, şehrimizi ve geleceğimizi aydınlatmaya devam edecektir.
3) Kurtuluş’un Canlandırılması:
Durum: Şehrimize, temsilî olarak, Türk askerimizin girişi canlandırması, maalesef, yapılmamaktadır.
Teklif: Önceden olduğu gibi, Türk askerimizin şehrimize girişi, aslına uygun olarak ve gelişen teknoloji de kullanılmak suretiyle, canlandırılmalıdır.
Önce, sis bombaları vs atılmalı; Yunan ve Türk askerleri, temsilî olarak, çatışmalı ve şanlı Türk Ordu’muz, en sonunda, atlı ve yaya olarak şehrimize girmeli ve İkindi ezanları okunurken, top sesleri ve tekbirler eşliğinde, Mukaddes Türk Bayrağı’mızı dikmelidirler.
4) Afyonkarahisar Kalesi’nin ve Hıdırlık Dağı’nın Işıklandırılması :
Durum: Afyonkarahisar Kale’miz, tam lâyıkıyla; Hıdırlık Dağı, artık hiç ışıklandırılmamaktadır.
Teklif: Afyonkarahisar’ımızın Kurtuluş Günü olan 27 Ağustos günü ve gerekli görülecek diğer özel günlerde, Afyonkarahisar Kale’miz, gece görenleri korkutmayacak şekilde, tam olarak ışıklandırılmalı ve belli bir mesafeden görülecek şekilde ışıklı “AFYONKARAHİSAR” ya da “ZAFER” yazısı yazılmalıdır.
Yine, Hıdırlık Dağı’na, aynı şekilde, önceden olduğu gibi, ışıklı “ZAFER” yazısı yazılmalıdır.
5) Askerî Geçit Töreni:
Durum: 27.08.2012 / Pazartesi günü yapılan ilgili programda, askerî geçit töreni yapılmamıştır.
Teklif: Kurtuluş’umuzun coşkusunu yansıtan askerî geçit törenlerinin, Şanlı Ordu’muzun kara, hava, deniz ve diğer unsurlarının katılımıyla, tam olarak yapılması gerekmektedir.
Bu törenden sonra, diğer kamu ve özel kurum ve kuruluşlarının da, araçlı geçit töreni yapması, Kutlamalara ayrı bir renk katacaktır.
6) Bir Taşıma Şirketindeki Tanımlanamayan Harf
Durum: Zafer Müze’mizin önünde, askerî – siyâsî kurtuluş mücadelemizle ilgili konuşmalar yapılırken, bu mücadelemizin, aynı zamanda, kültürel bir mücadele olduğu unutulmuş ve Tureks şirketinin bilet dolum yerindeki Turex tabelası önünde, bağımsızlıktan bahsedilmiştir.
Teklif: Alfabemizde mevcut olmayan ve o yüzden, tanımlanamayan bir işaret olan ‘x’ işareti, en azından, böyle kutsal günlerde kapatılmalıdır.
7) Mehterân Konseri:
Durum: 27.08.2012/Pazartesi günü yapılan ilgili programda, tam İkindi ezanları okunurken, Mehter Konseri başlamış ve devam etmiştir.
Teklif: Eğer, İkindi ezanları okunurken, tekbirlerle, ilgili program başlatılırsa, ezana saygısızlık gibi bir durum olmayacaktır.
Ola ki, tam ezan vakti, konuşmalar ya da müzik yayını yapılacaksa, kim olursa olsun, konuşmalar vs derhâl kesilmeli ve bunun, ezana hürmeten olduğu, açıkça duyurulmalıdır.”
Bugünkü köşeyi, ağabeyim Ömer Arısoy’un yazdıklarına ayırdım. Afyonkarahisar’ın Kurtuluş Törenleri’ne katılan ve gözlemleyen ağabeyim, 7 madde hâlinde görüşlerini özetledi. İdarecilerimiz için sürpriz olmasın, ağabeyim, benim köşeye taşıdığım talep ve teklifleri “ilgili” her üst makama da yolladı..
Ağabeyimin itirazları ve önerileri şöyle:
“1)Kutlama Programı’nın Saati:
Durum: Bundan birkaç sene evveline kadar, Afyonkarahisar’ımızın Kurtuluşunu Kutlama Programları, muzaffer Türk Ordumuzun, şehrimize girdiği vakit olan İkindi Vakti, saat 17.00 civarlarında başlardı. Ancak, son birkaç senedir, ilgili program, havanın, nispeten daha sıcak olduğu saat 15.00 civarlarında başlamakta ve bu durum, kalp, tansiyon vs. hastası olan vatandaşlarımızı etkilemektedir.
Teklif: İlgili programın, önceden olduğu gibi, aslına daha uygun bir vakit olan, İkindi Vakti, saat 17.00 civarlarında başlatılması, millî tarih şuuru ve vatandaşlarımızın sıhhati dikkate alınırsa, daha uygun olacaktır.
2) Anıtpark’taki Atatürk Utku(Zafer) Anıtı:
Durum: Büyük Atatürk’ümüzün Utku Anıtı, maalesef, tabiat şartlarında çürümeye terkedilmiştir. Utku Anıtı’nın boyaları dökülmüştür. Bu durum, millî tarih şuuruna sahip olan insanlarımızı gerçekten üzmüş ve şehrimize dışarıdan gelen misafirlerimizi de, hayretler içerisinde bırakmıştır.
Teklif: Büyük Atatürk’ümüzün Utku Anıtı, ilk yapıldığı yıllardaki gibi, altın yaldızla boyanmalıdır.
Eğer, Valilik Makamı’nın ve Belediye Başkanlığı’nın bütçesi, bizden alınan vergilerle, bizi kurtaran Büyük Kahraman’ın anıtını boyamaya yetmiyorsa, Afyonkarahisarlılar’a, bu iş için gerekli izinlerin verilmesi, yeterli olacaktır.
O zaman, Utku Anıtı, çok kısa zamanda, hiçbir kimseye yük olmadan ve çevreye duyarlı bir şekilde, tekrar, şehrimizi ve geleceğimizi aydınlatmaya devam edecektir.
3) Kurtuluş’un Canlandırılması:
Durum: Şehrimize, temsilî olarak, Türk askerimizin girişi canlandırması, maalesef, yapılmamaktadır.
Teklif: Önceden olduğu gibi, Türk askerimizin şehrimize girişi, aslına uygun olarak ve gelişen teknoloji de kullanılmak suretiyle, canlandırılmalıdır.
Önce, sis bombaları vs atılmalı; Yunan ve Türk askerleri, temsilî olarak, çatışmalı ve şanlı Türk Ordu’muz, en sonunda, atlı ve yaya olarak şehrimize girmeli ve İkindi ezanları okunurken, top sesleri ve tekbirler eşliğinde, Mukaddes Türk Bayrağı’mızı dikmelidirler.
4) Afyonkarahisar Kalesi’nin ve Hıdırlık Dağı’nın Işıklandırılması :
Durum: Afyonkarahisar Kale’miz, tam lâyıkıyla; Hıdırlık Dağı, artık hiç ışıklandırılmamaktadır.
Teklif: Afyonkarahisar’ımızın Kurtuluş Günü olan 27 Ağustos günü ve gerekli görülecek diğer özel günlerde, Afyonkarahisar Kale’miz, gece görenleri korkutmayacak şekilde, tam olarak ışıklandırılmalı ve belli bir mesafeden görülecek şekilde ışıklı “AFYONKARAHİSAR” ya da “ZAFER” yazısı yazılmalıdır.
Yine, Hıdırlık Dağı’na, aynı şekilde, önceden olduğu gibi, ışıklı “ZAFER” yazısı yazılmalıdır.
5) Askerî Geçit Töreni:
Durum: 27.08.2012 / Pazartesi günü yapılan ilgili programda, askerî geçit töreni yapılmamıştır.
Teklif: Kurtuluş’umuzun coşkusunu yansıtan askerî geçit törenlerinin, Şanlı Ordu’muzun kara, hava, deniz ve diğer unsurlarının katılımıyla, tam olarak yapılması gerekmektedir.
Bu törenden sonra, diğer kamu ve özel kurum ve kuruluşlarının da, araçlı geçit töreni yapması, Kutlamalara ayrı bir renk katacaktır.
6) Bir Taşıma Şirketindeki Tanımlanamayan Harf
Durum: Zafer Müze’mizin önünde, askerî – siyâsî kurtuluş mücadelemizle ilgili konuşmalar yapılırken, bu mücadelemizin, aynı zamanda, kültürel bir mücadele olduğu unutulmuş ve Tureks şirketinin bilet dolum yerindeki Turex tabelası önünde, bağımsızlıktan bahsedilmiştir.
Teklif: Alfabemizde mevcut olmayan ve o yüzden, tanımlanamayan bir işaret olan ‘x’ işareti, en azından, böyle kutsal günlerde kapatılmalıdır.
7) Mehterân Konseri:
Durum: 27.08.2012/Pazartesi günü yapılan ilgili programda, tam İkindi ezanları okunurken, Mehter Konseri başlamış ve devam etmiştir.
Teklif: Eğer, İkindi ezanları okunurken, tekbirlerle, ilgili program başlatılırsa, ezana saygısızlık gibi bir durum olmayacaktır.
Ola ki, tam ezan vakti, konuşmalar ya da müzik yayını yapılacaksa, kim olursa olsun, konuşmalar vs derhâl kesilmeli ve bunun, ezana hürmeten olduğu, açıkça duyurulmalıdır.”