Afyonkarahisar Belediye Meclisi toplantıları, 31 Mart 2024 tarihindeki yerel seçimlerden sonra 2-3 ayda bir ulusal basına konu olacak hâle geldi. Tartışmalar, birbirinin üzerine yürümeler, haddini bildirmeler, protestolar, toplantıya toplu hâlde katılmamalar…
Evet, farklı düşüncelerin her zaman uzlaşmasını bekleyemeyiz…
Evet, siyasetin olduğu yerde gerginlik olur.
Evet, rekabet zaman zaman tansiyonu yükseltir.
Ama dediğimiz gibi… Zaman zaman…
Afyonkarahisar Belediye Meclisi'nde "zaman zaman" aralığı biraz daraldı.
Gerginlik sadece Afyonkarahisar'da mı oluyor? Bu soruya "evet" dersek kendi şehrimize haksızlık etmiş oluruz. Hemen hemen her şehirde gerginliklerle karşı karşıya kalabiliriz.
Ancak şu eleştiriyi kendi şehrimize yapabiliriz:
Başka memlekette "ayda yılda bir" yaşanan sert tartışmalar, bizim adeta rutinimiz hâline geldi.
İlkokul son sınıftan lise son sınıfa kadar Kırklareli'nde ikamet ettiğim için orada neler olduğunu merak ederim.
Mesela 2026 yılının Şubat ayında Kırklareli Belediye Meclisi'nde, "Başkan, belediyenin parasıyla maç izledi" iddiası dolayısıyla büyük bir tartışma çıkmış, CHP Grubu salonu terk etmiş.
Ancak benim için konunun özü burada başlıyor. Bu tartışmanın ardından farklı siyasi partilerden belediye meclis üyeleri, Kırklareli için çalışmaya devam etmiş.
O tartışmanın ardından gerçekleştirilen Kırklareli Belediye Meclisi toplantılarından birinden söz etmek isterim. Yıl 2026, aylardan Haziran.
Toplantıda Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili ve Sözcüsü Av. Serhat Şişmanoğlu söz alıp şu ifadeleri kullanıyor:
"Aslında yine halkın talebiyle ilgili... Şimdi toplu taşıma belediye kontrolünde, serbest firmalar tarafından yapılıyor. Yalnız birkaç tane şikâyet sürekli hâle gelmeye başladı. Birincisi, servislerin yetersiz olması ve duraklarda çok fazla bekleme yapılması. Özellikle 65 yaş üstü vatandaşlarımız bundan çok fazla mağdur oluyor. Bu konu önemli. İkincisi, biz toplu taşıma ile ilgili kooperatiflere sürekli destek oluyoruz, biliyorsunuz. Araç yaşlarını büyüttük, yönetmelik değişikliği yaptık ama araçların bakım ve hijyen şartları çok yerinde değil. Bu konuda da çok şikâyet geliyor. Özellikle oturulan koltuklar ve diğer ortak alanların temizliğinin daha iyi denetlenmesi gerektiği yönünde çok şikâyet alıyorum. Bir de tabii ki bu herkes için geçerli değil ama bazı araç kullanan şoför arkadaşlarımızın vatandaşla olan diyalogları istenilen seviyede olmuyor. Ben bunu mümkün olduğunca uygun bir dille anlatmaya çalışıyorum ama kırıcı bazı konuşmalar olduğu yönünde sürekli şikâyet geliyor. Bu üç noktada Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğümüz denetimleri artırırsa; özellikle servis sayısının artırılması, gerekiyorsa araç ilavesi yapılması ve araçların hijyen ile temizlik açısından daha sık denetlenmesi vatandaşlarımız için önemli olacaktır. Müdürlüğümüz gerekeni yapıyordur ama biraz daha üzerinde durulursa daha iyi olacağını düşünüyorum."
Kırklareli Belediye Başkanı, Milliyetçi Hareket Partili Derya Bulut da bu sözlere şöyle karşılık veriyor:
"Şimdi aklımızdan ve kalbimizden geçenleri ifade ettiniz. Özellikle ulaşım noktasında dayağı yiyen biz oluyoruz. Arkadaşlarımız sağ olsun taleplerini iletiyorlar. Esnaf arkadaşlarımıza da şunu söyledim: Öncelikle vatandaşa kaliteli hizmet etmek zorundayız. Her anlamda... Aracın yeniliğinden, kalitesinden, temizliğinden ve vatandaşa karşı söylem ve eylemlerimizden...
Daha geçtiğimiz günlerde bir düğünde bir teyzemiz yanıma geldi. Aracı da bildirdi, saatini de bildirdi. 'Lütfen kameralar incelensin, şoför beyin bana tavrını inceleyin başkanım.' dedi. Vatandaş bunların belediyenin araçları olduğunu düşünüyor. Sanki biz işletiyormuşuz gibi... Dolayısıyla her türlü eksikliği de belediyeden biliyor. Aracın eskiliğini de, sayısının yetersizliğini de, şoförün söylemini de, eylemini de... Ben bugüne kadar spekülatif şeyler olsun istemedim ama arkadaşlarımızla bir toplantı yaptık ve açıkça şunu söyledim: 'Ya kaliteyi artırın ya da bu düzeni bozarım.'Bu doğrultuda hazırlık yapılması için talimat verdim. Kendilerine süre de verdik. Ardından Ankara'dan Özel Halk Otobüsleri Konfederasyonu Başkanı geldi. Birlikte oturduk, konuştuk. Taleplerimizi ilettik. Eylül ayına kadar süre verdik. Onlar da pandemi sonrası yaşanan ekonomik şartları, akaryakıt fiyatlarını anlattılar. Bunları anlayışla karşıladık. Ama şimdi ben onlardan da adım görmek istiyorum. Onlar bize bir adım gelirse biz üç adım gideriz. Esnafımız da bizim, vatandaşımız da bizim. Kapalı kapılar ardında hem Şoförler Odası Başkanımızla, hem kooperatif başkanımızla, hem üyelerle hem de konfederasyon başkanıyla gerekli değerlendirmeleri yaptık. Karşılıklı beklentilerimizi ortaya koyduk. Ben de Eylül ayına kadar gözlemleyeceğimi söyledim. Arkadaşlarıma ayrıca 'B planı, C planı, D planı üzerinde çalışın.' talimatını verdim. Bakalım Eylül ayına geldiğimizde nasıl bir tabloyla karşılaşacağız."
Zarif cevabın ardından CHP'li Şişmanoğlu da şöyle diyor:
"Başkanım, bir cümleyi de tamamlayayım. Az önce söylediklerim genelleme olarak algılanmasın. Münferit olaylardan bahsederek bunları dile getirdim. Çok iyi hizmet veren esnaf da var, çok iyi hizmet veren şoför arkadaşlarımız da var. Herkes bu sözleri kendi üzerine alınmasın. Biz sadece bu münferit olayların yaşanmaması ve hizmetin vatandaş açısından daha sağlıklı, daha sürdürülebilir olması için bunları söyledik. Tahmin ediyorum ki sizinle yaptıkları toplantının ardından onlar da bu konulara daha fazla dikkat edecektir."
Başkan Bulut ise "Katılıyorum." dedikten sonra "İnşallah." karşılığını veriyor.
Kırklareli Belediye Meclisi'nin AK Partili Üyesi Burak Süzülmüş de söz alıyor ve şu açıklamayı yapıyor:
"Başkanım, ben de konuyla ilgili bir şey ekleyebilir miyim? Tam üstüne gelmişken vatandaşlarımıza da buradan açıklayalım. Belki bilmeyen vatandaşlarımız vardır.
Aslında sıkı denetimler yapılıyor. Hem zabıta eliyle hem de Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğümüz tarafından. Ancak takdir edersiniz ki günde yüzlerce sefer oluyor ve hepsinde bizim bulunmamız mümkün değil. Araçların tamamında kamera sistemi var. Vatandaşlarımızdan yaşadıkları sıkıntılarla ilgili dilekçe geldiğinde Belediye Encümeni olarak kamera kayıtlarını inceliyoruz. Gerekirse hem şoförlere hem de araç sahiplerine cezai yaptırımlar uyguluyoruz. Burada vatandaşlarımızdan ricamız, yaşadıkları sıkıntıları Kırklareli Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğüne bir dilekçeyle bildirmeleridir. Gereğinin yapıldığını bir kez daha hatırlatmış olalım. Böylece vatandaşlarımız belediyenin de kameralar aracılığıyla süreci takip ettiğini bilmiş olur. Teşekkür ediyorum."
Kırklareli Belediye Meclisi’ndeki konuşmaları bilhassa kısmadım. “Biz kötüyüz, başkaları iyi” mesajı vermek istemiyorum. Ulaşım, vatandaşın aldığı hizmetin niteliği, Belediye’nin bu soruna karşı aldığı tavır ve gösterdiği refleks de görünsün istedim. Hatta anlaşılıyor ki “Ben bu düzeni bozarım” mesajı ile sunulan kararlılık, konunun tüm ilgililerini harekete geçirmiş. Vatandaşın sıkıntısının giderilmesi için gerçek anlamda ortak akıl arayışı içine girilmiş. Hatta Başkan Derya Bulut’un konuşmasının devamında üniversite öğrencilerinin yaşadığı ulaşım sorununun da giderilmesi için kurumlar arası iş birliği yapılacağı sinyali veriliyor.
Kırklareli Belediye Meclisi'nde yaşanan bu diyalog ortamı gösteriyor ki maksat vatandaşın aldığı hizmetin kalitesini yükseltmekse; daha önce ne yaşanmış olursa olsun, teşvik edici bir üslupla konuşmak, teşekkür etmek ve nezaket kuralları içinde hitap etmek mümkün oluyor.
Gökten üç elma düşmüş… Birisi bu satırları yazana, birisi bu satırları okuyanlara, birisi de siyasetçilerimize…