Murat Arısoy

Merhum Erbakan'dan 9-İ Kuralı

Murat Arısoy

Türkiye’de milli sanayi hamlesine ömür veren siyaset adamlarından 5’ini saysak, Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan bu listeye muhakkak girer. “Biz üretebiliriz, biz yapabiliriz” fikrine sahip olan Erbakan’ın Milli Gazete Ankara Kitap Kulübü tarafından yayına hazırlanan “Davam” kitabını geç de olsa okudum. 

“Geç de olsa” diyorum, buradaki eleştirim kendime. 
Çünkü bazı kitaplar gözümüzün önünde olsa da okunmaya eriniriz; bazen de önyargılarla “nasıl olsa ne okuyacağım belli” der geçeriz. Oysa her kitap keşfedilmeyi bekleyen okyanustur. 

Bu gerçeği “Davam” kitabını okurken bir kez daha idrak ettim. Zararın neresinden dönülse kârdır…

Bir mühendis olan Erbakan Hoca, mühendis titizliğiyle işlediği fikirlerini, dünya görüşünü anlatıyor kitapta. 
Bugün, Merhum Erbakan’ın görüşlerinden bazı bölümler paylaşmak istiyorum. Öncelik ise, Erbakan’ın adeta tüm hayatını özetleyen şu cümlenin:

“Çünkü insan, çevresinde ve ülkesinde olup bitenlerle ilgilenmek ve kötü gidişi düzeltmeye çalışmakla görevlidir.”
Erbakan’ın gençlere yön gösterecek diğer önemli cümlesi ise şu:

“Bir işi başarmak için önce o işin delisi olmak lazım.”
Gelelim yazımızın başlığındaki 9-İ Kuralı’na.
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan, insanın her alandaki mücadelesi için bir formül paylaşmış okuyucularla. “İ” harfiyle başlayan 9 kavramın yer aldığı bu kurala, gelin birlikte bakalım:

“İnanç sahibi olmalıyız; güçlü bir imana sahip olmayan, zorluklar karşısında mücadelesini sürdüremez. İhlas sahibi olmalıyız; mevki, makam, şan, şöhret peşinde koşmamalıyız. Riyadan uzak bir şekilde Allah rızası için çalışmalıyız. İttika sahibi olmalıyız; Allah'tan başkasından korkmamalı, fikrimiz sorulduğunda çekinmeden doğruyu söylemeliyiz. İttifak içinde olmalıyız; birlikte olduğumuz arkadaşlarla ihtilafa düşmemeli ve çekişmemeliyiz. Çünkü hoşgörülü olmak kemalattandır. İyi ahlak sahibi olmalıyız; gıybet, dedikodu, haset, kibir, kin, iftira gibi hasletlerden uzak durmalı ve kulis yapmamalıyız. Bu, nefse esir olmakla değil, nefsi terbiye etmekle mümkündür. İhsan sahibi olmalıyız; bize verilen görevi en güzel şekilde titizlikle yapmalıyız. İstişare ile çalışmalıyız; benim dediğim olacak diye tutturmamalıyız. İstişarede fikrimizi söylemeli, irfan sahibi olmalıyız. İrfan, ‘Benim düşüncem de yanlış olabilir.’ demekle başlar. İtaat etmeliyiz; alınan kararları yerine getirme konusunda başkana itaat etmeli, aksaklık göstermemeliyiz. İstikamet sahibi olmalı, cihat ederken İslam'ın diğer emir ve ibadetlerinin tamamına riayet edip ibadetlerimizi terk etmemeliyiz. Bunlara ilaveten bir de sadakat vardır. Sadakat ise zoru görünce kaçmamak, cazip makam ve menfaatlere kanmamaktır.”

İnsan şu 9-İ kuralını uygulasa ve hayatının hiçbir aşamasında unutmasa, iki dünyasına da çalışmış olur. 9-İ kuralı bu kadar önemli.

Merhum Erbakan'dan 9-İ Kuralı

EMPERYALİZME KARŞI DURUŞ

Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın “Davam” eseri, aynı zamanda emperyalizme karşı durmak için yararlanılacak bir başucu kitabı… Gelin yine kitaba bir de bu gözle bakalım:
“Gizli Dünya Devleti, bütün dünyayı yeşil kâğıt (dolar), sarı kâğıt (tahvil) ve beyaz kâğıtlar (rezerv) ile gaddarca sömürmektedir.”

“Bilderberg'in her seneki düzenli toplantılarında burada alınan kararları iletmek ve uygulamak amacıyla mutlaka üst düzeyde bir NATO yetkilisi bulunur. Çünkü NATO, küresel emperyalizmin silahlı gücüdür. Washington'daki Dışişleri Bakanlığı göstermelik bir kurumdur. Amerika'nın gerçek Dışişleri Bakanlığı, Gizli Dünya Devleti yöneticilerinin kontrolündeki CFR'dir. Dış İlişkiler Konseyi isimli bu oluşum, ABD'nin son 50 yılındaki dışişleri bakanlarının eğitim ve çıkış yeri olmuştur. Konsey birçok ünlü politik lideri, fikir adamını ve sanayiciyi bir araya getirmektedir. Grup düzenli seminerlerden ve haftalık toplantılardan ayrı olarak yemekler verip Yahudi dünyasının ünlü isimlerini bir araya getirir. Bu kuruluşun bütün maddî giderleri, Wall Street bankerleri tarafından karşılanır. Bu çevrelerin yoğun destekleriyle kuruluşundan çok kısa bir süre sonra dış politikada etkin rol oynamaya başlamıştır.”

“Bugünkü dünyanın küresel kuruluşları olan BM, Dünya Bankası, IMF, AB, NATO gibi teşkilatların hepsi, insanlığın ifsadı için çalışmaktadır.”

“Batı'da her şey kârla, parayla ölçüldüğü için insanlarda insaf dediğimiz hassasiyet kısmen kaybolmuştur. Batı'da, bir insan bir kuruş için karşısındaki insana en büyük eziyeti
verir, o bir kuruştan fedakârlık yapmaz. Batı'da gerçekten materyalist bir ortam ve insaf bakımından körelmiş bir yapı vardır. Batı ülkelerine seyahat edenler bu durumun birçok örneğini görmüşlerdir.”

Yorumlar 2
Zeki Çetinkaya 27 Ocak 2025 00:03

Böyle bir yazı kaleme aldığınız için teşekkür ederiz.

Mehmet Ali Sarıkaya 26 Ocak 2025 21:18

Allah'ım rahmetli hocamızdan da fikirlerine sahip çıkanlardan da, fikirlerini dile getirenler den de razı olsun.

Yazarın Diğer Yazıları