Afyonkarahisar Belediyesi ev sahipliğinde “1’inci Uluslararası Afyonkarahisar Mermer Heykel Sempozyumu” ismiyle düzenlenen etkinlik, Afyonkarahisar’ı “heykeller merkezi yapma” hayalinin bir parçası mı bilmiyorum.
Ancak Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın, bu hayali gündeme taşıdığını biliyorum.
Nereden mi? 1’inci Uluslararası Afyonkarahisar Mermer Heykel Sempozyumu ile ilgili tanıtım toplantısının Afyonkarahisar’daki internet sitelerine yansıyan konuşma metninden…
Başkan Köksal’ın o toplantıda şu ifadeleri kullandığı yazıldı:
“Yerelden evrensele uzanan bu sanat yolculuğunda, Afyonkarahisar’ı uluslararası bir Heykel ve Mermer Sanatları Merkezi yapma hayalimizi hep birlikte gerçeğe dönüştürmeye çalışıyoruz.”
Bunun üzerine biz de haber yaptık. Haberin başlığı şöyleydi:
“Belediye Başkanı Köksal Sözünü Tutuyor… Afyon Heykeller Şehri Oluyor.”
Tabii bu haber üzerine, zaten bilenmiş bir kitle “Sanattan ne anlarsınız” ile başlayıp “Belediye’den başka işiniz gücünüz kalmamış”a varan birçok yorum (!) yazdı. Herkesin kendi görüşü, hakaret içermemesi kaydıyla saygı duyarız.
Heykel sanatından kendi adıma çok anladığımı söyleyemem; bununla birlikte metinleri, özellikle belli bir hazırlık yapıldıktan sonra onaylanmış metinler hakkında özel ilgim olduğunu da söylemem gerekir.
2019 yerel seçimlerinden bu yana Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanları’na yöneltilen en sık eleştiri, “Heykel açmak dışında bir şey yapmıyorsunuz” cümlesiyle özetlenebilir.
AK Partilerin özellikle Refah ve Fazilet Partisi’nden gelen muhalefet geleneği, “heykel belediyeciliği” söyleminin yerleşmesini sağladı; bununla birlikte bu başarıda(!) CHP’li Belediye Başkanları’nın sanatı heykele indirgeyen faaliyetleri de yok sayılamaz. Birçok şehirde ardı ardına heykel açma görüntülerine şahit olduk.
Hal böyleyken, Afyonkarahisar’da hazırlanmış ve onaylanmış bir metinde “Afyonkarahisar’ın heykel ve mermer sanatları merkezi olması” yönünde hayal kurulduğunun ve bu hayalin gerçekleştirilmesinin kamuoyuna açıklanmasını nasıl yorumlamalıyız?
“Belediye Başkanı Köksal Sözünü Tutuyor… Afyon Heykeller Şehri Oluyor.” başlıklı haberimizdeki ikinci vurgu ise, Sempozyum’un tanıtım toplantısında bahsi geçmeyen, ancak daha sonra farklı internet sitelerindeki haberlerde karşılaştığımız “Turkish-British” kuruluşu idi. Bu kuruluşun sadece yurtdışı tanıtım faaliyetlerini yaptığını söyleyenler de oldu, bir fon olarak sempozyuma destek verdiğini belirtenler de…
Aslına bakarsanız, haberde işleyemediğimiz bir konu da sempozyumun ismiyle ilgiliydi. Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde 2000’li yılların başından itibaren belirli aralıklarla Mermer Heykel Sempozyumu yapılıyordu. Hatta sanırım 3’üncüsünden itibaren de “Uluslararası” unvanını almayı başarmıştı. Bu konudaki bir bildiri kitabı da Türk Tarih Kurumu’nun arşivinde yer alıyor. Dolayısıyla 2025’teki sempozyum “ilk” değildi…
GİZLİ KAHRAMANLAR
“1’inci Uluslararası Afyonkarahisar Mermer Heykel Sempozyumu” hakkında farklı noktaları hatırlattıktan sonra, gelelim bu etkinliğin gizli kahramanlarına. Öncelikle Afyonkarahisar Belediyesi Kent Konseyi Kültür Sanat Çalışma Grubu Başkanı Başak Nakilcioğlu ile Afyon Kocatepe Üniversitesi M. Rıza Çerçel Kültür ve Sanat Merkezi Koordinatörü, Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü Arş. Grv. Hakan Ergun’u saymak gerekiyor. Bu iki isim, etkinliğin başarıya ulaşması için zaman zaman kendi hayatlarından, kendi işlerinden feragat ederek “Konu Afyon’un konusu, sorumluluk bizimdir” dediler ve yoğun bir mesai harcadılar.
Sempozyumun ikinci kahramanları ise, Uluslararası Blok Mermer Fuarı’nda olduğu gibi “asıl yükü” omuzlayan Afyonkarahisar’daki mermer firmaları. Demmer-Adnan Demirel, Palmer, Karamehmet, Slabbase- İbrahim Alimoğlu, İGM, Marble Sytems Tureks Marble, Mabella-Sayın Mermer, Şenler Mermer, Gençler Mermer, Efesus Stone- Reisoğlu Mermer ve Trabella-Şahinler Mermer firmaları bu etkinlik için sponsor oldular.
Etkinlikte Japonya’dan, Gürcistan’dan, Hindistan’dan, Polonya’dan ve ülkemizden sanatçılar yer aldı.
1’inci Uluslararası Afyonkarahisar Mermer Heykel Sempozyumu’nun gizli kahramanlarının haklarını teslim etmek gerekir.
NE OLMALI?
Afyonkarahisar’ın ihracatında lokomotif sektör, mermercilik. Sadece ihracatta değil, istihdamda da mermer sektörü büyük öneme sahip. Bu sektörün son dönemde dışsatımla ilgili sorunlar yaşadığını biliyoruz. Sorunun birçok sebebi var. Bunlardan biri, asıl mermer alıcısı olarak kabul ettiğimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin inşaat ihtiyaçları ve dış politikalarında meydana gelen değişiklikler… Yine küresel gerginlikler ve ani krizler de mermer ihracatçısının önündeki bazı engeller.
Bununla birlikte sektörün tartıştığı bir konu ise şu: Biz Afyonkarahisarlılar olarak yükte ağır, pahada hafif ürünleri yurtdışına satıyoruz. Artık yükte hafif, pahada ağır ürünleri yaygınlaştırmamız gerekli…
Afyonkarahisar’da mermer ile ilgili düzenlenecek tüm etkinler, yurtiçi piyasayı hareketlendirmenin yanı sıra ihracata doğrudan katkı sağlayabilecek ürünlere ulaşımı da kolaylaştırmalı. Fuar, kongre, sempozyumun sonunda “Şöyle yaparsak ihracatı artırırız” fikri üzerinde durulmalı. “Biz yaptık” demek için değil, sonuç almak için bu faaliyetlere imza atılmalı.
NE ZAMAN VE NASIL OLMALI?
Afyonkarahisar’da mermer özelinde de baktığımızda, genel olarak da baktığımızda paydaşlarını yoran, çok sık aralıklarla festival, kongre, fuar, sempozyum gibi etkinlikler görüyoruz. Yapılan faaliyetlerin sonuçlarını tahlil etmeye vakit kalmadan diğerini gerçekleştiriyoruz.
2025 yılındaki son birkaç ayı ele alalım: Uluslararası Blok Mermer Fuarı, Dünya Motokros Yarışması ve NG Motofest, Sandıklı Çamur Festivali, Gastro Afyon Turizm ve Lezzet Festivali, Uluslararası Afyonkarahisar Mermer Heykel Sempozyumu, hazırlıkları tamamlanan Uluslararası Mermer ve Doğaltaş Kongresi ve Sergisi ve Kasım ayında düzenlenecek Türk Dünyası Su Çalıştayı…
Mesela Mermer Fuarı’nın işlerini yürüten alt kadronun, şehirde Mermer Sempozyumu yapılacağından haberi yok… Halbuki iki etkinlik iç içe gerçekleşse çok daha farklı sonuçlar alınacak…
Hemen hemen benzer heyetlerle gerçekleştirilmeye çalışılan bu faaliyetleri sürdüren kurum ve kuruluşların kendi içlerinde sürdürdükleri/sürdürmek zorunda oldukları etkinlikleri de dikkate aldığımızda zaman planlamasının yapılmasının şart olduğu görülüyor. Zaman planlamasının yanında, bütçe ve insan kaynağının de etkili kullanılması gerekli.
Dolayısıyla Afyonkarahisar’daki tüm büyük etkinliklerin, bu etkinliklerle ilgili tüm bilgi, belge, talep ve görüşlerin tek elde toplandığı, karar verici ve düzenleyici bir kuruma/kuruluşa ihtiyaç var.