Milliyetçi Hareket Partisi’nin İl Başkanlığı Kongresi, 15 Şubat 2015’te gerçekleştirildi. Son dönemde siyasi partilerde alışık olmadığımız biçimde “iki aday”la gidilen Kongre’de Abdülkadir Akcan ile Raşit Demirel yarıştı. Adaylar arasında da, delegeler arasında da herhangi bir gerginlik yaşanmadığını belirtelim.
Bir tek gazetecilerin oturduğu masa için “yer değiştirme” uygulamasında sıkıntı yaşandı. Seçim neticesinde MHP’li İlçe Başkanları’nın önerdiği Raşit Demirel, zafere ulaştı.
Raşit Demirel’in aday olma süreci ile Aziz Aslan’ın son İl Başkanlığı süreci benzerlik taşıyordu; Aslan da 18 ilçenin “önerisi” ile aday olmuş ve seçilmişti. Bu pencereden bakıldığında zaferi aslında MHP İl Başkanlığı’ndaki yarışı Raşit Demirel değil, Aziz Aslan kazandı.
Milliyetçi Hareket Partisi Afyonkarahisar Milletvekili olmadan önce MHP İl Başkanlığı görevini sürdüren Kemalettin Yılmaz’ın yönetiminde bulunan isimler, Aziz Aslan’ın karşısında Sefa Değirmen’i desteklemişlerdi. Aynı isimlerin, bu seçimde de Abdülkadir Akcan’ı destekledikleri görülüyor.
Abdülkadir Akcan’ın kürsüden söylediği “Sayın Genel Başkanımız’la görüştüm. Görüştükten sonra Sayın Genel Başkan ‘Gitme, beraber yemek yiyelim’ dedi” anlamına gelen cümlelerine, Kongre’nin Divan Başkanı MHP Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel’in üstü örtülü yanıtı da dikkatlerden kaçmadı.
Ruhsar Demirel, “Her Grup Toplantısı’ndan sonra Sayın Genel Başkanımız, milletvekilleri ile yemek yer. Bu yemeklere, Grup Toplantısı’na gelen milletvekilleri de katılır” sözleri, zihinlere kazındı.
MHP İl Başkanlığı Kongresi’nde şöyle bir tablo gördüm:
Mevcut il yönetimi ve ilçe teşkilatları ile arası iyi olanlar, sorunu olmayanlar Raşit Demirel’den yana oy kullandı. Raşit Demirel’i destekleyen MHP’lilerin ekserisi, “Koray Aydın” devinimine de uzak duranlardı; MHP Genel Merkezi’ni de benimseyen kişilerdi.
Mevcut il yönetimi ile, Genel Merkez Yönetimi ile zaman zaman sorunlar yaşayanlar ise Abdülkadir Akcan’ı destekledi. Bu destekçiler arasında “Koray Aydın” deviniminin yanında olanlar da mevcuttu.
Meselâ, yakın çevresine “Böyle teşkilat olur mu” diye yakındığı iddia edilen İsmail Elibol, “Merkez İlçe bize değer vermiyor” dediği öne sürülen Hüseyin Özharputlu’nun kardeşi Osman Özharputlu, Aziz Aslan’ın yönetimine girdikten sonra İl Genel Meclisi adaylığı için yönetimden istifa eden Ahmet Türk ve birçok farklı kişi Akcan’ın yanında yer aldı.
Akcan’ın aldığı 220 oyda “MHP’ye seçim öncesi büyük bir hareketlilik lazım” diyenlerin de payı var elbette. Ama bu kitle, partililerin kaçta kaçıdır, merak konusu.
Raşit Demirel’i tanımıyorum.
Kongre’den önce sadece 1 kez, Abdülkadir Akcan’ın basın toplantısından sonra kendisini gördüm.
Listesinin basın mensupları için önemli bir kazanımından bahsetmek gerekir: Ertuğrul Sevim. Ertuğrul Sevim, yazdıkları ile, basın mensuplarına yaklaşım tarzı ile sevilen bir kişi. Hayırlı uğurlu olsun.
AK PARTİLİ ADAYLAR “MUHALİF” GİBİ
7 Haziran seçim sürecinde, Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanlığı’nda ardı ardına basın toplantıları düzenleniyor. Bu toplantılar aracılığıyla AK Parti Milletvekili Aday Adayları seslerini duyuruyor, nabız ölçüyor. Ancak dikkatimi çeken bir noktayı paylaşmak isterim: AK Parti Milletvekili Aday Adayları, öyle konuşmalar hazırlamışlar ki, aynı sözleri CHP ya da MHP’den aday adayı olsalar da rahatlıkla söyleyebilirler. “Batı’nın doğusundaki il Afyon”, “Otoyol konusunu takip edeceğim”, “Afyon’un yaşanabilir kentler arasına girmesi için çalışacağım”, “5 milletvekili 6’ya çıkacak”, “Afyon, büyükşehir olacak” gibi cümleler, “Partiler mi karıştı” sorusuna neden oluyor.
Ülkeyi 2002’den bu yana, Afyonkarahisar’ı 2004’ten bu yana AK Parti yönetiyor. Nedir bu yakınma?
Madem yakınılacak bir durumdayız, neden “Ege’nin Yıldızı” diye boş avuntularla övünüyoruz?
CHP’DE ŞİMDİLİK İKİ LİSTE
Cumhuriyet Halk Partisi’nin İl Başkanlığı Kongresi, 22 Şubat’ta gerçekleştirilecek. Şimdilik iki listeli seçim görünüyor. Listenin birisi, “kayyum yönetim”deki bir avukata ait olacak. Diğer listenin başında ise partinin büyüğü “köşe yazarı” olacak.
En azından şimdilik görünüm bu.
AK Parti ve MHP gibi CHP’de de ekipler bulunuyor. Bu ekiplerin kenetlenmesinin tek yolu önseçimdi.
29 Mart’ta gerçekleştirilecek önseçimin CHP’nin lehine bir atılım sağlayabileceği yorumu yapılıyor. Bununla birlikte önseçime güvenip çalışmayan bir İl Başkanlığı ile karşılaşırsak, 1 milletvekilini 2’ye çıkarmak şöyle dursun, 1 milletvekilini bulmak da “başarı” sayılacak.
VATAN PARTİSİ’NDEN “NAMUS” VURGUSU
Doğu Perinçek’in lideri olduğu İşçi Partisi, 15 bin kişinin katıldığı Olağanüstü Kongre ile isim ve flama değişikliğine gitti. Ankara’daki Kongre’ye kamuoyunun tanıdığı birçok isim de katıldı. İşçi Partisi’nin yeni ismi, “Vatan” oldu. İlk kez Türkiye’nin önde gelen sosyalistlerinden Hikmet Kıvılcımlı’nın kurduğu Vatan Partisi’nin 2015’teki temsilcisi Doğu Perinçek.
Perinçek’in Kongre’deki uzun hitabetinde bana göre en can alıcı konu, “namus”la alakalıydı. Türkiye’nin ormanına, deresine, nehrine “Milli Hükümet” sözü veren Perinçek, şöyle konuştu:
“Birleşen üreten Türkiye’yi kuracağız, söz veriyoruz. Parolamız vatan, işaretimiz emek ve namus. Emeğin Türkiye’sini, namuslu insanların Türkiye’sini, namusun Türkiye’sini kuracağız. Ahlak-namus partimizin esasıdır. Namuslu parti olacağız. Bütün üyeleriyle, yöneticileriyle, belde, köy, sokak, mahalle yönetici ve üyelerinden genel merkeze kadar en temel ilkemiz namustur. Sorunları çözmekteki en büyük dayanağımız namusumuzdur. Yunus Emre gibi, Pir Sultan Abdal gibi, Mehmet Akif gibi, Mustafa Kemal Atatürk gibi namuslu olacağız.Yunus Emre, 40 yıl dergaha odun taşıdı. Hiçbir odun eğri değildi. Partimize, milletimize düzgün odunlar taşıyacağız. ‘Sırtımıza yükleyin’ diyeceğiz odunları. Namusumuzun esası emektir.”