Afyonkarahisar Belediye Meclisi’nin 2025 yılı Kasım ayı toplantısında Kentsel Dönüşüm konusu gündeme geldi. Kentsel Dönüşüm konusunda siyasetçilerimizin esas olarak samimi bir yaklaşım sergilediklerini düşünüyorum. Sorunun çözümündeki ayrılık, yöntem ve finans kaynağı ile ilgili. Vatandaşların lehine olacak projelerde bu tür ayrılıklar aşılabilir mi? Evet aşılabilir.
Fakat Afyonkarahisar’daki Kentsel Dönüşüm çalışmasının üç mahalle ile sınırlı kalması eksik olacaktır.
Malumunuz, Afyonkarahisar’ın merkezi ve ilçelerinde fay hatları bulunuyor. Ayrıca Afyonkarahisar’ın komşu illeri de yine farklı fay hatlarına sahip. İzmir, Balıkesir, hatta İstanbul gibi görece uzak illerdeki depremleri de Afyonkarahisar’da hissediyoruz.
Dolayısıyla meseleye sadece “3 mahalle belirlendi, burada Kentsel Dönüşüm yapılmalı” diye bakmayalım; tüm Afyonkarahisar’ı ilgilendiren bir çalışma içinde olalım.
Bir gazeteci olarak kamu adına soran ve sorgulayan taraftayım. Ama “Fikrin varsa söyle” diyenlere de hak veriyorum.
Ülkemizde yüksek gayrimenkul fiyatları ve buna paralel yükselen kiralar, barınma sorununu da beraberinde getiriyor. Barınma sorununa bir de deprem gerçeğini eklediğimizde, karşımızda, üstesinden gelmemiz gereken devasa bir karabasan duruyor.
Bu bağlamda Afyonkarahisar’da Belediye ve kamu bütçesinden ayrılacak meblağlarla her yıl 1000 adet müstakil ev yapılmasını, bu müstakil evlerin uygun sayılabilecek taksitlerle vatandaşa sunulmasını öneriyorum. Projemize ise “Müstakil Afyon” isminin verilmesini talep ediyorum.
Müstakil Afyon projemizin ayrıntıları neler?
Gelin birlikte bakalım:
Müstakil Afyon projesinde bahsettiğimiz gibi her yıl 1000 adet müstakil konut üreteceğiz. Ürettiğimiz bu konutlar 3 oda 1 salon olarak tasarlanacak, her konut 80 metrekarelik bir bahçeye sahip olacak. Normal şartlarda böyle konutlarda maliyet ucuz gibi gelse de bulunacak arsanın satın alınması ve şehir yaşamı için gerekli altyapının arsaya götürülmesi önemli bir harcama kalemi olarak karşımıza çıkıyor.
Bu nedenle Müstakil Afyon projesinin kamu ve yerel yönetim iş birliğinde sürdürülmesi gerekiyor. Milli Emlak Müdürlüğü’nün elindeki Hazine arazilerinin Müstakil Afyon projesi için kullanılması, iyi bir seçenek olabilir.
Müstakil Afyon projemizden devam edelim:
Amacımız hem depreme karşı dayanıklı bir şehir ortaya çıkarmak hem de Türkiye’nin örnek alacağı bir modele imza atmak olmalı.
Her yıl 1000 adet müstakil ev üretilen bir şehirde genel bir hesaplamaya göre 1000 kişi doğrudan, 3000 kişi de dolaylı (satın almalar vb.) olarak ekmek yer. Böylece Müstakil Afyon, aynı zamanda ekonomi çarklarının hızlı dönmesini sağlayacak toplumsal bir proje olarak da değerlendirilebilir.
Peki Müstakil Afyon’un maliyeti ne olacak?
Üstünkörü bir hesap yaptığımızda Müstakil Afyon’da ortalama kaliteli bir konutun maliyeti 1 milyon 800 bin civarında olacak. Konutun ödeme planı 10 yıl ila 15 yıl arasında belirlenebilir; bu haliyle kamunun ve yerel yönetimin de zararının önüne geçilecek.
Müstakil Afyon’un bir parçası olan vatandaşlar aylık 10 bin ila 15 bin arasında ödemeleriyle hazır, bitmiş konutlarında oturacak.
Ben 1000 konut diyorum, ama siyasetçilerimiz ve yöneticilerimiz “Hayır her yıl 3000 konut üreteceğiz. Alanımız geniş” derlerse kaymaklı ekmek kadayıfı olur. Zira 3000 konut demek en az 12 bin kişinin yatay mimari ile “yeniden” tanışmış olması anlamına gelecek.
Müstakil Afyon projesi, Afyonkarahisar’ı deprem gerçeğine karşı hazırlarken büyük bir kalkınma hamlesine dönüşecek.
Haydi Afyon, bunu birlikte başaralım!
SOSYAL İSTİHDAM
“Proje” demişken devam edelim… Afyonkarahisar, tanıtımda belirli bir yere geldi. Sosyal medyada ve internet sitelerinde, hatta film ve dizilerde Afyonkarahisar’ın çeşitli özelliklerine atıfta bulunuluyor. Bu tanıtım hamlesi, zaman zaman ünlü isimlerin de videoları ve paylaşımlarıyla pekiştiriliyor.
Afyonkarahisar’ın tanıtımı için kamu destekli ve planlı bir dijital büyüme yapılanmasının yararlı olacağı kanısındayım. “Sosyal İstihdam” adını vereceğimiz bu yapılanma ile Afyonkarahisar’ın bir yıl sonraki tanınırlılığını neredeyse yüzde 100 artırmış olacağız.
“Sosyal İstihdam” kelimelerini hızlı peşi sıra hızlı telaffuz edince “sosyalist” kelimesi çıksa da buna takılmayalım.
Sosyal İstihdam projesinin özü şöyle:
Afyonkarahisar’ın özellikle eski ve yukarı mahallelerinde yaşayan ve “Ne İstihdamda Ne Eğitimde” kategorisinde yer alan vatandaşlarımızı tespit edeceğiz. Bu kategoriye ev hanımlığı yapan, ancak yöresel zenginlikleri kamuoyuyla paylaşabilecek yeteneği kendisinde gören kadınları da ilave edeceğiz.
Her yıl kamu bütçesinden 10 ila 15 milyon TL ayıracağız. Tespit ettiğimiz vatandaşlarımız arasında seçeceğimiz 100 kişiye önce Afyonkarahisar Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde sosyal medya ve dijitalleşme eğitimi vereceğiz. Eğitimlerin ardından 100 kişiye fotoğraf ve video kalitesi yüksek akıllı telefon teslim edeceğiz. Kendilerinin talep ettikleri bir sosyal medya platformunda, daha önce hiç kullanılmamış isimlerle, sıfırdan bir hesap oluşturacağız. Zafer Haftası gibi Afyonkarahisar’da diğer illere göre çok farklı geçen özel zamanlarda, ya da 03.03 Afyonlular Günü gibi Afyon’la özdeşleşen günlerde 100 kişinin özel içerikler üretmesini isteyeceğiz. Bu vakitler dışında da yine bu kişilerden Afyonkarahisar’ın zenginliklerini tanıtmalarını talep edeceğiz.
Yeri gelecek bükme açacaklar, yeri gelecek haşhaş toplayacaklar. İçerik üretmedeki esasımız, yerel sosyal medya tanıtıcısının sağa sola gitme ihtiyacı duymadan çevresinde Afyonkarahisar ile ilgili hangi güzellik varsa paylaşması olacak.
Belirlediğimiz 100 kişiye aralıklarla “sponsorlu tanıtım” ve içerik senaryosu imkânı da tanıyacağız. Böylece Ne İstihdamda Ne Eğitimde kategorisinde tanıştığımız 100 kişi, bir yıl sonra hem sosyal medya reklamları ve içerik izlemeleriyle kendi ayakları üzerinde duracak; hem de Afyonkarahisar sosyal medyada “keşfet”e çıkan, merak uyandıran, aynı zamanda “Görüp gezmeliyiz” hissi veren bir şehre dönüşecek.
Sosyal İstihdam projesinde her yıl 100 kişiyi kazanabilirsek, 5 yıl sonra Afyon, Türkiye’nin güzellikleri hakkında en çok konuşulan şehri olacak. Aynı zamanda 500 kişi de orta seviye bir gelire ulaşmış olacak.
Olur mu, bence olur.
OTOBÜS MÜZESİ
Bu proje bana ait değil… Kafa Radyo’nun kurucularından Nihat Sırdar ile tarihi aydınlatan yazar Sunay Akın’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na özel otobüs sohbetinde duyduğum bir konuydu Otobüs Müzesi…
Nihat Sırdar da Sunay Akın da Türkiye’nin bir Otobüs Müzesi’ne ihtiyacı olduğunu, bunun da İstanbul’da eskiden Harem Otogarı olarak bilinen alanda kurulması gerektiğini belirttiler. Bunun gerekçesi olarak da Harem Otogarı’nın Anadolu’nun bağrından çıkan insanların İstanbul’a geldiği ve şehri ilk gördüğü yer olmasını gösterdiler. Tabii ki böyle bir projenin İstanbul tarafından benimsenmesi doğaldır; ancak İstanbul, Otobüs Müzesi projesine sahip çıkmayacaksa bu proje için Anadolu’nun en uygun yeri kuşkusuz Afyon olacaktır.
Çünkü Afyonkarahisar, “dinlenme tesisleri” ve “dinlenme tesisleri soğuğu” ile ülkeye nam salan bir şehirdir.
Çünkü Afyonkarahisar, nüfusun özellikle tatil dönemlerinde büyük hareketlilik yaşadığı İstanbul-Antalya, Ankara-İzmir karayollarının kesiştiği noktadadır.
Çünkü Afyonkarahisar, 3-4 saatlik mesafe ile Türkiye’nin pek çok iline ulaşabilecek konumdadır.
Çünkü Afyonkarahisar, Kadir Altınkaya’nın liderliğinde kurulan, özel teşebbüsün söz sahibi olduğu Afyonkarahisar Otobüs İstasyonu Turizm A.Ş. ile “içinde üretim yapılan otogar”a sahiptir.
Çünkü Afyonkarahisar, Afyon Kocatepe Üniversitesi Sultandağı Meslek Yüksekokulu’nda Otobüs Kaptanı yetiştiren bir şehirdir.
Otobüs Müzesi, Afyonkarahisar’a yakışır; Afyonkarahisar’ın marka değeri çıtasını daha da yükseklere çıkarır.
Otobüs Müzesi, Afyonkarahisar’ı yolların kesiştiği şehir olmanın yanı sıra hatıraların kesiştiği şehir yapar.


