Herkesin cevabını aradığı soru şu: Terör nasıl biter?
Düşünelim: Açılımla biter mi?
Muhtemelen bitmez. Zira 2004 yılından bu yana “açılım” adı altında türlü girişimler yapıldı, ama herhangi bir gelişme sağlanamadı. Bir süre sessizlik yaşandı, ardından tekrar saldırı yapıldı.
Tutuklama ile biter mi?
Bitmediğini gördük. Şimdiye kadar terör örgütünü destekleyen pek çok kişi tukuklandı, terör örgütünün liderleri yakalandı. Fakat terör yine can almaya devam etti.
Operasyonlarla biter mi?
Ne yazık ki buna da net bir yanıt veremiyorum. Tek başına operasyon, geçici başarı sağlasa da operasyonun bitişinin ardından yine saldırı haberleri geliyor.
***
Adına “açılım” denilen ve “sosyal ve kültürel hakların genişletilmesi” şeklinde tarif edilen olguyu kontrollü biçimde uygulamak, ama aynı zamanda terör örgütüne destek olanları cezalandırmak, bir başbak yönde de operasyon düzenlemek gerekir.
Bunların hepsinin üzerinde, ortaya gerçekten “millî” bir irade koyulmalı.
Bugün için Türkiye’nin ihtiyacı olan “millî” irade, başka Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü (İngilizce kısaltması NATO) olan silahlı örgütten çıkmak olmalı.
Terör olayları ile NATO’nun ne ilgisi var diye soranlara, şu haberi hatırlatayım:
13 Haziran 2007’de, Hürriyet gazetesinde Uğur Ergan imzalı haberde “çok yakından tanıdığımız” birisi çok önemli bilgiler veriyor. O çok yakından tanıdığımız mühim kişi, terör örgütünün elinde NATO üyesi ülkelerden temin ettiği silahlarınh bulunduğunu belirtiyor. O kişi, dönemin Dışişleri Bakanı, şimdiki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da terör örgütünün kamplarında ele geçirilen silahlarla ilgili benzer bir açıklaması olmuştu.
Hükümete yakınlığıyla bilinen Haber 7 adlı internet sitesinin 4 Ağustos 2005 tarihli haberi ise şöyle:
“Emniyet Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı raporda, PKK´nın 9 ana kampta yaklaşık 4 bin teröristi eğittiği belirtildi. Rapor, 2 hafta önce Irak’a komşu ülkelerin içişleri bakanlarının katıldığı İstanbul zirvesinde, masaya konuldu. PKK´nın başta Kandil Dağı olmak üzere Kuzey Irak ve İran´daki mevcut durumu raporla gözler önüne serildi.
Rapora göre, örgütün Kuzey Irak´a çektiği teröristlerin büyük bölümü yeniden Türkiye´ye girdi. Ana kampta NATO envanterine kayıtlı 5 Stinger füzesi, Dorçka, BKC, M-16 türü ağır silahlar, Nissan jeepler, 100 jeneratör, 2 kaynak makinası, 10 suni mağara ve 15 hizmet birimi bulunuyor.”
***
Haberlerden ne anlaşılıyor?
Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü, terör örgütü ile dirsek teması hâlinde. Bunu “kerhen” yalansalar bile el altından yapılan yardımlarla terör örgütünü istedikleri gibi yönlendiriyorlar. NATO, aynı zamanda Amerikan politikalarının en sadık bekçisi olduğu için terör örgütünün İran ve Türkiye’de kışkırtıcı ve can kayıplı eylemler yapmasının altyapısı hazırlanıyor.
***
“Millî” irade derken, tam da bunu kastediyorum.
60 yıldan beri elimizi kolumuzu bağlayan, bize doğrudan hiçbir faydası olmayan, ayrıca ne zaman başımızı dik tutsak arkamızdan vuran uluslararası silahlı örgütün üyesi olmayı içimize sindirmememiz gerek.
Üye olan ülkelerde SüperNATO olarak bilinen “derin devlet” teşkilatını kuran, müdahale ettiği Yugoslavya, Afganistan, Libya gibi ülkelerde gözyaşı akıtan, yıkıp yıkan uluslararası silahlı örgütün üyesi olmamalıyız.
***
Terörü bitirme reçetem (aslında genel olarak tam bağımsız bir devlette yaşamak isteyenlerin ortak reçetesi) şudur:
NATO’dan çıkmak, birinci adım olmalı.
Ardından ülkemizdeki Amerika Birleşik Devletleri’ne ait üsleri kapatmalıyız.
Bu iki hareketi yaparken bölgemizdeki İran, Irak Merkezi Hükümeti, Suriye ve Rusya ile anlaşmalar imzalamalıyız.
Türkiye’nin böyle bir hamle yaptığını gören Irak’ın kuzeyindeki Kukla Devlet yöneticileri, terör örgütüne destek vermekten çekinecek. Çünkü, bölgede yalnız kaldıklarını hissedecek.
NATO’dan çıkmak ve ABD üslerini kapatmak, terör örgütüne destek olan ve destek olmayı düşünen pek çok Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının da devletten yana saf tutmasını sağlayacak.
İşte o zaman Türkiye, bölgesinin en saygın ülkesi olacak.
Hem de ABD kaynaklı Büyük Ortadoğu Projesi’nin değil, kendi “tam bağımsızlıkçı” projesinin yıldızı olarak…