Murat Arısoy

O Türk gökbilimciyi arıyorum – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

30 Haziran 2015 Salı 03:00:00
  Dünyanın dört bir yanında kavga, gürültü, savaş ve kan var. Türkiye’nin yanı başında yaşanan çatışmalar kadar Çin’de Müslüman Türkler’in başına gelenler de yüreğimizi dağlıyor.
Bu kadar sıkıntı içinde ben size, başka bir gezegenden, Astreoid B612’den bahsedeceğim. Fransız pilot ve yazar Antoine de Saint-Exupéry, 1943 yılında yazdığı “Küçük Prens” kitabında bu gezegenden bahsediyor. Kitabın kahramanı ve yazarın hayal dünyasında tanıştığı Küçük Prens, dünyadaki hayatı “farklı” buluyor. Meselâ yazarın çizdiği, “fil yutmuş yılan” resmini yetişkin dünyalılar “şapka” diye nitelerken Küçük Prens, yazarın “fil yutmuş yılan” çizdiğini anlayabiliyor.
Kendine özgü bir sakinliği var Küçük Prens’in. Hani yanı başınızda olsa, “Ne kadar da tatlı” deyip bakkaldan gofret alacağınız gelir.
Küçük Prens çok soru soruyor. Kendi dışındaki her şeyi anlamak için gezegen gezegen dolaşıyor.
Fakat çok iyi niyetli.
Meselâ bir tilki ile arkadaşlık kurabiliyor, kendi gezegeninde gül yetiştiriyor, yazardan “koyun” çizmesini istiyor.
Bu güzel yürekli çocuğun gezegeni, Astreoid B612. Her küçük çocuk böyle yetişiyorsa o gezegende, “Hadi biz de gidelim” demek mümkün.
Küçük Prens’in sevgili gezegeni Astreoid B621’nin kitapta yer alma şekli de ilginç.
Antoine de Saint-Exupéry, Küçük Prens’in gezegeninin ilk kez 1909 yılında bir Türk gökbilimci tarafından görüldüğünü yazıyor. Avrupa’da sunum yapan Türk gökbilimcinin o zamanki kıyafetini “beğenmeyen” Batılılar, bu gezegenin varlığını inkâr ediyor. Batılılar, aynı gökbilimcinin 1920’de “Batılı” giysilerle yaptığı sunuma ise itiraz etmiyor. Astreoid B612 Gezegeni’nin varlığı, böylece kabul görüyor.
Tabii Küçük Prens’in Fransızca özgün hâlinden Türkçeye çevirilerde bu bölümde bazı farklılıklar görülüyor. Fransız yazarın “Türk diktatör geldi de halkına Avrupa usulü ile giyinmeyi şart koştu. Böylelikle Türk gökbilimci, keşfini 1920’de şık kıyafetlerle anlattı” dediği belirtiliyor. Oradaki “diktatör” kelimesi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tarif edildiği belirtiliyor.
Küçük Prens kitabını “tarihi bir gerçeklik” olarak belge yerine koymak doğru değil.
Öyle olsa, Fransız yazarın Türkiye’deki Şapka Devrimi’nin 1925 yılında gerçekleştirildiğini, bunun yanı sıra “Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun”un da 1934 yılında çıktığını bilmesi gerekirdi. O hâlde Türk gökbilimcinin sunum tarihin de 1930’lara rastlaması lâzımdı.
Antoine de Saint-Exupéry’in “Küçük Prens” isimli eserinde benim için önemli olan Atatürk’e ne denildiği değil. Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu coğrafyası ve Asya’da “Gazi” unvanıyla gönüllerdeki yerini çoktan aldı.
Benim için önemli olan 1943’te bir Fransız yazarın, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nden çıkan münevverlerin bilim ve teknikte Avrupa’dan önde olabileceğini yazması. Türk münevverlerinin dünyaya yol gösterebileceğinin kayıtlara geçmesi.
Bir Fransız yazar, Türk gökbilimcinin bir gezegen bulabileceğini hayal edebiliyor.
Türk yazarlar ise Batılı hayatların peşinde, taklit eserler ortaya koyuyor.
Ben 1909’da Astreoid B612’yi bulan Türk gökbilimciyi arıyorum.

MUHTAR DERNEKLERİ BİRLEŞİYOR

Türkiye Muhtarlar Derneği Afyonkarahisar Şubesi ile yeni kurulan Afyon Yeşilhisar Muhtarlar Derneği arasında “görüşmeler” başladı. Hem de öyle “koalisyon”, “ittifak” falan değil, doğrudan “iltihak” üzerine yoğunlaşıyor bu görüşmeler. İki muhtar derneği anlaşırsa, Afyon Yeşilhisar Muhtarlar Derneği, Türkiye Muhtarlar Derneği Afyonkarahisar Şubesi’ne katılacak. Tabii bu noktada, Afyon Yeşilhisar Muhtarlar Derneği’nin de moda tabirle “kırmızı çizgi”leri mevcut. Yeşilhisar Muhtarlar Derneği, Türkiye Muhtarlar Derneği Afyonkarahisar Şubesi’nde yönetimin değişmesini talep ediyor. Ayrıca tüzüğün yenilenmesi, “dernek başkanlığı” süresinin üst üste 2 ya da 3 dönemle sınırlanması, muhtar seçilemeyenlerin yönetimde yer almaması “kırmızı çizgiler” arasında yer alıyor. Türkiye Muhtarlar Derneği Afyonkarahisar Şubesi ise temkinli. Zira Şube yönetiminde 30 Mart 2014’teki yerel seçimlerde muhtar olamayanlar mevcut. Yerel seçimlerden sonra muhtarlığı bırakan bazı “ağabeyler”, yönetimden ayrılmıştı.
Görüşmeler, iki dernekten “akil adamlar”ın bir araya gelmesi ile sürüyor. Muhtemelen Türkiye’de koalisyon kurulduktan sonra Afyonkarahisar’da da “birleşme” açıklanacak. Siyasi bir altyapısı olduğundan değil, şartlar onu gerektirecek. Şimdilik görünen, Ramazan Bayramı’nın ardından Ağustos’a kalmadan birleşmenin açıklanması.
Haydi hayırlısı…

AMBARYOLU’NDAN EKONOMİ GÖZLEMİ

Ambaryolu Caddesi’nde karşılıklı iki alışveriş merkezi var. Birisinde tasfiye süreci yaşanıyor, diğeri yeni açıldı. Birinde sinek bile uçmuyor, diğeri iyi kötü günü kurtaracak müşteriye sahip. İkisi de mağazalar zincirinin halkaları. İkisi de karşı karşıya.
Nasıl bir yorum yapılmalı ki bu duruma?

Yazarın Diğer Yazıları