30 Mart 2012 Cuma 03:00:00
Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak’ın Ali Çetinkaya Kampüsü Afyon Meslek Yüksek Okulu’nda okuyan öğrencilerle sohbetinde beklediğimden daha yoğun bir ilgi vardı. Ancak, toplantının başlangıcından itibaren izlenimlerimi aktarayım. Bir kere, Prof. Dr. Mustafa Solak çok dakik. Solak, saat 11.00’da başlayacağı açıklanan sohbet toplantısında tam zamanında geldi. Hatta belirlenen saatten bir dakika önce salona girmiş olması da muhtemel. Güleryüzü ile öğrencilerini nazikçe selamladı ve en öndeki öğrenci sırasına oturdu. Salona bir Rektör değil de ailenin büyüğü gelmiş gibi bir atmosfer oluştu. Zaten bu durumu, kendisi de vurguladı. “Öğrencilerimi evladım gibi görürüm. Kampüsleri ziyaret ettiğimde arabamı durdurur, öğrencilere ‘Kızım, oğlum, evladım… Ne gibi istekleriniz var, diye sorarım. ‘Gel buraya, isteklerini söyle’ demek gibi bir tavır sergilemem” derken, bunu sohbeti sırasında da uyguladı.
Öğrencilerin soru sorduktan sonra ayakta beklemesini istemedi. “Otur kardeşim, otur kızım, buyrun oğlum” gibi hitap cümleleri ile öğrencileri yönlendirdi. Bazı sorulara güldü, bazı soruları not etti. Bazı sorulara ise şaşırdı, gereğinin yapılması için elinden geleni yapacağını söyledi.
Rektör Prof. Dr. Mustafa Solak’a yöneltilen sorulardan birisi, Ali Çetinkaya Kampüsü’ne sabah saatlerinde ulaşımın zorluğu ile ilgiliydi. Bir öğrenci, “Sabah saatlerde toplu taşıma araçları ya çok geç geliyor; ya da dolu oldukları için bizi almıyorlar. Ben bu nedenle sınavıma geç kaldım” dedi. Solak, öğrencisine kibar bir dille hak vererek, İl Trafik Komisyonu’na konuyla ilgili 4 dilekçe verdiğini, ancak bu talebin gerçekleşmesi için 5’inci dilekçeyi de vereceğini söyledi.
AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak’ın konuşmasına şahit olanlar bilir: Okuldaki yenilikleri, yatırımları, projeleri anlatırken Mustafa Hoca’nın gözleri parlar. Hafif bir tebessüm ile yapılanları bir bir, ama hızlı hızlı anlatır. Siz daha kafanızda birkaç soru hazırlarken, O kafanızda oluşan soruların da yanıtını vermiş olur. Afyon Meslek Yüksek Okulu’nda da durum aynıydı.
1 yıldır Solak’ın konuşmalarını takip ediyorum. Belki abartılı olacak, ama şöyle bir izlenim edindim: Rektör Prof. Dr. Mustafa Solak, konuşma süresinin iki katı kadar yeni projeden bahsediyor. Afyon MYO’daki konuşması, yaklaşık 1 saat sürdü. Varın, kaç tane yeni projeden bahsettiğini siz düşünün… Kampüsler hakkında düzenleme için Eylül ayını işaret eden Solak, bazı çalışmalar hakkında ipucu verdi. Bunları şöyle özetleyebiliriz:
Kampüslere girişte tek kart uygulaması, her şeyin dijital ortama aktarılması, öğrenci değişimi, 5 açılış, Turizm Fakültesi, Dil Lavabaratuvarı…
Solak’ın öğrencilerle birebir temasını gördükten sonra “Rektörlük seçimlerinde öğrenciler de oy kullanabilseydi, öğrenciler Solak’ı seçerdi” diye düşündüm. Ben, bu cümleyi düşünürken bir öğrenci kalktı ve şöyle bir soru sordu:
“Anlattığınız projelerden bizim ve okulumuzun size ihtiyacı olduğunu görüyoruz. Bir dönem daha Rektörlük yapacak mısınız?”
Bu soruya mahcup bir şekilde gülümseyerek yanıt veren Solak, kendisine bir görev verildiğini, bu görevin tamamlanmasına 3 yıl kaldığını, bu süre içinde en iyi çalışmayı yürütmek istediğini söyledi. Bununla birlikte açık kapı da bıraktı Mustafa Hoca:
“Süremiz dolduktan sonra görev verilirse yaparız…”
Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak’ın Ali Çetinkaya Kampüsü Afyon Meslek Yüksek Okulu’nda okuyan öğrencilerle sohbetinde beklediğimden daha yoğun bir ilgi vardı. Ancak, toplantının başlangıcından itibaren izlenimlerimi aktarayım. Bir kere, Prof. Dr. Mustafa Solak çok dakik. Solak, saat 11.00’da başlayacağı açıklanan sohbet toplantısında tam zamanında geldi. Hatta belirlenen saatten bir dakika önce salona girmiş olması da muhtemel. Güleryüzü ile öğrencilerini nazikçe selamladı ve en öndeki öğrenci sırasına oturdu. Salona bir Rektör değil de ailenin büyüğü gelmiş gibi bir atmosfer oluştu. Zaten bu durumu, kendisi de vurguladı. “Öğrencilerimi evladım gibi görürüm. Kampüsleri ziyaret ettiğimde arabamı durdurur, öğrencilere ‘Kızım, oğlum, evladım… Ne gibi istekleriniz var, diye sorarım. ‘Gel buraya, isteklerini söyle’ demek gibi bir tavır sergilemem” derken, bunu sohbeti sırasında da uyguladı.
Öğrencilerin soru sorduktan sonra ayakta beklemesini istemedi. “Otur kardeşim, otur kızım, buyrun oğlum” gibi hitap cümleleri ile öğrencileri yönlendirdi. Bazı sorulara güldü, bazı soruları not etti. Bazı sorulara ise şaşırdı, gereğinin yapılması için elinden geleni yapacağını söyledi.
Rektör Prof. Dr. Mustafa Solak’a yöneltilen sorulardan birisi, Ali Çetinkaya Kampüsü’ne sabah saatlerinde ulaşımın zorluğu ile ilgiliydi. Bir öğrenci, “Sabah saatlerde toplu taşıma araçları ya çok geç geliyor; ya da dolu oldukları için bizi almıyorlar. Ben bu nedenle sınavıma geç kaldım” dedi. Solak, öğrencisine kibar bir dille hak vererek, İl Trafik Komisyonu’na konuyla ilgili 4 dilekçe verdiğini, ancak bu talebin gerçekleşmesi için 5’inci dilekçeyi de vereceğini söyledi.
AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak’ın konuşmasına şahit olanlar bilir: Okuldaki yenilikleri, yatırımları, projeleri anlatırken Mustafa Hoca’nın gözleri parlar. Hafif bir tebessüm ile yapılanları bir bir, ama hızlı hızlı anlatır. Siz daha kafanızda birkaç soru hazırlarken, O kafanızda oluşan soruların da yanıtını vermiş olur. Afyon Meslek Yüksek Okulu’nda da durum aynıydı.
1 yıldır Solak’ın konuşmalarını takip ediyorum. Belki abartılı olacak, ama şöyle bir izlenim edindim: Rektör Prof. Dr. Mustafa Solak, konuşma süresinin iki katı kadar yeni projeden bahsediyor. Afyon MYO’daki konuşması, yaklaşık 1 saat sürdü. Varın, kaç tane yeni projeden bahsettiğini siz düşünün… Kampüsler hakkında düzenleme için Eylül ayını işaret eden Solak, bazı çalışmalar hakkında ipucu verdi. Bunları şöyle özetleyebiliriz:
Kampüslere girişte tek kart uygulaması, her şeyin dijital ortama aktarılması, öğrenci değişimi, 5 açılış, Turizm Fakültesi, Dil Lavabaratuvarı…
Solak’ın öğrencilerle birebir temasını gördükten sonra “Rektörlük seçimlerinde öğrenciler de oy kullanabilseydi, öğrenciler Solak’ı seçerdi” diye düşündüm. Ben, bu cümleyi düşünürken bir öğrenci kalktı ve şöyle bir soru sordu:
“Anlattığınız projelerden bizim ve okulumuzun size ihtiyacı olduğunu görüyoruz. Bir dönem daha Rektörlük yapacak mısınız?”
Bu soruya mahcup bir şekilde gülümseyerek yanıt veren Solak, kendisine bir görev verildiğini, bu görevin tamamlanmasına 3 yıl kaldığını, bu süre içinde en iyi çalışmayı yürütmek istediğini söyledi. Bununla birlikte açık kapı da bıraktı Mustafa Hoca:
“Süremiz dolduktan sonra görev verilirse yaparız…”