Murat Arısoy

Onurlu duruşun 9’uncu yılı – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

1 Mart 2012 Perşembe 02:00:00
  Bundan 9 yıl önceydi…
Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak’ı türlü bahanelerle saldırması için gerekli altyapı zeminin hazırlandığı günlerdi.
Bazı televizyonları izleseniz, Türkiye’nin bayrağının kırmızı-beyaz değil, lacivert-kırmızı-beyaz olduğunu düşünür, bayraktaki sembolümüzün hilal ve yıldız değil de 50 adet yıldız olduğu hissine kapılırdınız.
Gazetelerde Amerikalıların hareketlerine ve soylarına bin bir övgü, bazen ciddi ciddi, bazen sulandırılarak, bazen ise gayriahlaki şekillerde karşımıza çıkıyordu.
Sanki, dünya Amerika Birleşik Devletleri olmasa, var olamayacaktı…
Ve sanki Irak, yönetimi en kötü, en beddua edilesi, en devrilesi devletti.
İşte tam bu süreçte, 25 Şubat 2003’te Başbakanlık tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bir tezkere gönderildi. Tezkere, Amerikan askerinin hem Irak’ı hem de Türkiye’yi işgaline açık kapı bırakıyordu.
Irak konusunda endişe verici gelişmelerin seyretmekte olduğunu, kriz ortamının oluştuğunu anlatan girizgâhtan sonra Tezkere, ağzındaki baklayı çıkarmıştı. İşte “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması için Hükümet’e yetki verilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi”nin ilgili maddesi:
“Bu mülahazalarla; gereği, kapsamı, sınırı ve zamanı Hükümetçe belirlenecek şekilde,
1- Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine ve bu kuvvetlerin gerektiğinde belirlenecek esaslar dairesinde kullanılmasına,
2- Uluslararası meşruiyet kuralları çerçevesinde en fazla 62.000 askeri personelin ve hava unsurları olarak 255 uçak ve 65 helikopteri aşmamak kaydıyla yabancı silahlı kuvvetler unsurlarının Hükümetin tespit edeceği mücavir bölgelerde geçici olarak konuşlandırılmak üzere 6 ay süreyle Türkiye’de bulunmasına; bu amaçla Türkiye’ye gelecek yabancı kara kuvvetlerinden destek unsurları dışındaki muharip unsurların geçici olarak konuşlandırıldıkları bölgelerden Türkiye dışına intikallerinin en kısa sürede tamamlanması ve yabancı hava ve deniz kuvvetleri ile özel kuvvetler unsurlarının muhtemel bir harekatta kullanılmalarını sağlayacak şekilde konuşlanmaları ve yabancı silahlı kuvvetlere mensup hava unsurlarının Türk hava sahasınını üst uçuş amacıyla kullanmaları için gerekli düzenlemelerin yapılmasına; bu yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’ye gelişiyle ilgili hazırlıkların yürütülmesine, Türkiye ülkesinde tabi olacakları statü ve Türk Silahlı Kuvvetleriyle işbirliği esas ve usullerine ilişkin düzenlemelerin Hükümetin belirleyeceği esaslar çerçevesinde yapılmasına,Anayasa’nın 92’inci maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden izin istenilmesi Bakanlar Kurulu’nun 24/2/2003 tarihli toplantısında kararlaştırılmıştır.”
Yani Irak’ın işgali, Türk Silahlı Kuvvetleri eliyle gerçekleştirilecek, TSK’nın içeride bıraktığı boşluğu ise Amerika Birleşik Devletleri’nin askerleri dolduracaktı. Tabir-i caizse, arkada kalan “cephe” resmi bir işgale uğrayacaktı. Daha da tuhafı, Türkiye’nin Irak’taki işgalde rol oynamasına karşı çıkan Iraklı ve İranlı grup-ların Türkiye’ye saldırı ihtimalleri vardı ve bu durum ülkede çok ciddi bir iç karışıklığa neden olabilirdi.
***
Türkiye Büyük Millet Meclisi, tarihinin çok baskı gördüğü dönemlerden birinde, en gurur duyulacak kararlardan birine imza attı. 62 bin Amerikan askerinin Türkiye’yi, Türkiye’nin ise “NATO ülkesi” ünvanı ile Irak’ı işgal etmesine onay vermedi. 1 Mart 2003’te çetin tartışmalardan sonra yapılan oylamada 533 milletvekilinden 250’si tezkereyi reddetti. 264 kabul ve 19 çekimser oyu, toplantı ve karar yeter sayısına ulaşmıyordu.
***
Adalet ve Kalkınma Partisi’nden tezkereye ret oyu veren 90’a yakın milletvekilinin bulunduğu belirtiliyordu. Ne tesadüftür ki 2002 seçimlerinde Meclis’e giren ve tezkereye “Hayır” diyen milletvekillerinin çoğu, 2007 seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi’nden aday gösteril-mediler…
***
1 Mart Tezkeresi, bu ülkenin sağcısını, solcusunu, liberalini, komünistini birleştirmiş, bu toprakların emperyalizme karşı duruşunu simgelemişti. Şimdi o onurlu duruşun 9’uncu yılındayız. Nereden nereye geldiğimizi sorgulamalı, milletlerin ve devletlerin üzerine başka tezkere bombaları yağmaması için uğraşmalıyız.
1 Mart gibi birleştiren tarihleri yâd etmekte büyük yarar var.

Yazarın Diğer Yazıları