AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Av. Turgay Şahin görevinden ayrıldı, ya da alındı. Bu konuda tam bir görüş birliğimiz yok. Çünkü uzun zamandır AK Parti’de Hüseyin Bay’ın işaret ettiği gibi “atama da”, “görevden alınma da” tensiplerle oluyor. Av. Turgay Şahin, “AK Parti Genel Merkezimiz ile yaptığımız istişare neticesinde, Afyonkarahisar İl Başkanlığı vazifesini bırakma kararı aldım” açıklaması ile bizlere ipucu verse de konu yerel basında “Görevden alındı” diye yer aldı. Yaygın basın kuruluşları da “Genel Merkez tarafından istifası istendi” denildi.
Öte yandan Şahin’in “Farklı mecralarda davama ve sevdama hizmet etmeye devam edeceğim” cümlesini de aklımızda tutalım.
Ben kişisel olarak Av. Turgay Şahin’i Baro Başkanlığı’ndan bu yana takip ederdim. Bilgisi, birikimi, sanatçı ruhu ile gerçekten dikkat çeken bir isimdi.
Bununla birlikte siyasetçi kimliğinin soyadı ile örtüştüğünü söylemek isterim.
Gelin, Av. Turgay Şahin’in AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı olarak atandığı, sonra da AK Parti İl Başkanlığı Genel Kurulu’nda tek liste ile seçime girdiği dönemi hatırlayalım:
AK Parti, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde beklenenin aksine Cumhur İttifakı’ndaki büyük ortağı Milliyetçi Hareket Partisi ile güç birliği yapmamıştı; her partinin kendi aday ve listeleriyle seçime girmesi kararlaştırılmıştı. Böyle bir ortamda güçlü bir isim gerekiyordu. Dönemin AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Hüseyin Ceylan Uluçay, AK Parti’nin Afyonkarahisar Belediye Başkan Adayı oldu. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Milletvekili ve Grup Başkanvekili Av. Burcu Köksal da CHP’nin adayıydı. Seçimi, Av. Burcu Köksal kazandı.
Bu ortamda AK Parti’nin emektarı Hüseyin Menteş, partinin yükünü omuzladı ve kısa süreliğine İl Başkanlığı yaptı. Genel olarak sakin bir karaktere sahip olan Hüseyin Menteş, gemiyi kazasız belasız limana yaklaştırdı.
Seçim sonrasında AK Parti’nin Afyonkarahisar Belediyesi’nde 2004’ten bu yana sürdürdüğü egemenlik sona ermişti. Dolayısıyla tıpkı “muhalefetteki Refah Partisi gibi, muhalefetteki Fazilet Partisi gibi” bir dönemin başlaması gerekiyordu: Sözünü sakınmayan, gözünü budaktan esirgemeyen bir kişi gerekiyordu… Bu isim de Av. Turgay Şahin olmuştu. Şahin, AK Parti İl Başkanlığı’na atanırken, esasen Hüseyin Ceylan Uluçay’ın yönetim kadrosu da göreve devam etti. Genel Kurul’da da eski ve yeni isimler harmanlandı.
Av. Turgay Şahin’in yönetimindeki AK Parti İl Başkanlığı, hakikaten “şahin” gibiydi. Birçok aksaklığın dile getirilmesi, yine usulsüzlük iddialarının mahkemeye taşınması bu döneme rast geldi.
Bununla birlikte mülki idarede yapılan değişikliklerin ardından “şahin” yönetimin eskisi kadar vitesi yükseltmediği, hatta bazı konuları hiç gündeme getirmediği de dikkatlerden kaçmadı. Hatta bu “ani” değişikliğin sebeplerinden biri olarak da “dikkatlerden kaçmayan davranış şekli” olduğu söyleniyor.
Nasıl mı? Burayı biraz açmak gerekiyor sanırım…
Turgay Şahin’in AK Parti İl Başkanlığı’ndan alınmasının en önemli gerekçesinin Ankara’daki etkili bir isim olduğu konuşuluyor. Afyonkarahisar ile yakından bağlantılı olan bu önemli isim, “Afyonkarahisar’da bizim emanet ettiğimiz konulara sahip çıkılmıyor. Yaptıklarımız ve yapılması gerekenler değersizleştiriliyor” babındaki serzenişlerini en yukarılara taşımış. Bu davranış şeklinin birçok zararı olacağına işaret edilmiş ve aylardır konuşulan “görevden alma” meselesi neticeye bağlanmış.
Yani kimilerinin dediği gibi “Transfer zamanında yapılan pazarlığın şartları yerine getiriliyor” yorumlarının geçerliliği bulunmuyor.
Şimdilik bu kadarını anlatalım, zaman içerisinde bu işin ayrıntıları daha belirgin bir şekilde anlaşılacaktır diye düşünüyorum.
Aradan 2 yıl geçti; şartlar değişti, dönem değişti. Belediye Başkanı Av. Burcu Köksal’ın AK Parti’ye transfer olması ile Afyonkarahisar siyasetinde “şahinlik” meselesi de yavaş yavaş sona erdi.
Siyasetimize genel olarak Batı kültüründen giren “şahin-güvercin” ikilemini de bir paragrafla açıklamak isterim: Sert siyasetten yana, mücadeleden kaçınmayan, müdahalelerden vazgeçmeyen, hatta müdahaleleri teşvik eden siyasetçiler “şahin” olarak nitelendirilir. Sertlik yerine orta yolu bulan, genel bir uzlaşı iklimi arayan, bu nedenle “mavi boncuk dağıtmakla” eleştirilen siyasetçilere de “güvercin” yakıştırması yapılır.
Afyonkarahisar’da da Av. Turgay Şahin’in AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı’ndan ayrılmasının ardından da “şahin siyaseti” yerine “güvercin siyaseti” izleyecek bir Başkan göreceğiz sanki.
MİLLETVEKİLLERİ VE BOYKOT
2026 Dünya Kupası üzerine yazdığım bir yazıda, milletvekillerimizin İsrail’e destek veren firmaları boykot etme konusunda duyarlı olmaları gerektiğini belirtmiştim. Ancak sonuç alamadığımız belli. AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Av. Turgay Şahin’in son Yönetim Kurulu toplantısına katılan milletvekilimiz, “Patron” anlamına gelen markanın tişörtünü giymiş, öyle poz vermiş. Sayın Vekilim; “Buraların patronu benim” diye gizli bir mesaj veriyor olabilirsiniz; ancak boykot listesinde yer alan markayı göstermenize gerek yoktu.
KÜÇÜK BİR ŞAKA
AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı için bazı isimler gündeme geliyor. Buna tabii AK Parti Genel Merkezi karar verecek. Ama ben olsam çok uğraşmam. Mesela, CHP’nin önceki dönem Afyonkarahisar Merkez İlçe Başkanı Murat Albayrak, AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı olarak atansa kim yüksek sesle itiraz edebilir?
“Uzlaşı” için başka isimler de önerebiliriz. (Uzlaşının sınırları nerede başlar nerede biter, muamma…) Hatta madem siyasette uzlaşı aranıyor… Cumhur İttifakı’nın ortaklarından Milliyetçi Hareket Partisi ve Büyük Birlik Partisi’nden de görüş alınabilir.
Hatta konu “Büyük Afyon İttifakı” ise…
İYİ Parti’den Gelecek Partisi’ne, Yeniden Refah Partisi’nden Saadet Partisi’ne kadar her partiyle istişare edilebilir.