Murat Arısoy

Sevilen Siyasetçinin İsyanı: Haksızlık Arsızı Oldum!

Murat Arısoy

Dr. Mahmut Koçak, Afyonkarahisarlıların sevdiği, saydığı siyasetçi. Bunda Mahmut Koçak’ın özellikle Ankara’ya “hasta-sökel” olarak giden hemşehrilerine, “Ankara’da kimi bulacağım” diyen Afyonkarahisarlı öğrencilere ve toplumun birçok farklı kesimine sahip çıkmasının büyük rolü var tabii ki. 2017’nin Temmuz ayında 9 Eylül Üniversitesi Hastanesi’ndeki tedavimiz sırasında bana ulaşıp “Kardeşim, bir ihtiyacın var mı, yapılacak bir şeyin var mı” diye sormuştu Dr. Mahmut Koçak. Tarihi özellikle belirttim. Çünkü 2017’nin Mart ayında Koçak’ı eleştiren bir köşe yazısı kaleme almıştım. Koçak, o yazının ertesinde bir vesile ile Kocatepe Gazetesi’ne geldiğinde “Biz siyasetçiyiz, eleştirilere açık olacağız. Hakaret olmadıktan sonra eleştirilerin önemi vardır” deyip olgunluk göstermişti. Bu köşe yazısından 3-4 ay sonra, hastalık anında beni araması, gerçekten çok değerlidir.

Malumunuz, Dr. Mahmut Koçak, Afyon Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etmişti. Ben 20-25 dakika konuşuruz zannediyordum, sanırım bir 2 saatlik sohbet oldu. Merhum Süleyman Demirel gibi herkese ismiyle hitap etme gayretinde olan Koçak, her konudaki bilgisiyle gerçekten takdir topladı. 

Sohbet sırasında söylediği bazı sözleri not almıştım. İzninizle paylaşmak isterim:

“Ben adeta haksızlık arsızı oldum. Bana haksızlık edilmezse şaşırıyorum. Doğru Yol Partisi ve Anavatan Partisi iktidarları döneminde ‘Mahmut Koçak’a çok sayıda vatandaş geliyor’ gerekçesiyle görevden alındım.”

“1999’da Doğru Yol Partisi’ne Sağlık Bakanlığı’ndaki görevimi bırakıp geldim, aday oldum. Önseçimde büyük teveccüh gördüm. Ama Genel Merkez’in hazırladığı listede seçilemeyecek yerde kendimi buldum. Bunun üzerine bağımsız milletvekili adayı oldum. 47 bin oy aldım. Hatta bir gazete ‘Koçak, iki Bakan’ı katladı’ diye manşet attı. Hakikaten merkezde, iki partiden daha çok oy almıştım. Hatta bazı köylerde bağımsız milletvekili pusulası muhtarlık seçimlerinin zarflarından çıktı. O dönem Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın oğlu da bağımsız adaydı, kudretli Mehmet Ağar da bağımsız aday oldu. Onların pusulaları ile benim pusulam aynıydı, benim 24 bine yakın oyum iptal oldu. Biz Hafız Talat Koçak Hoca’nın oğlu olduğumuz için herhalde haksızlığa uğradık.

“2002 yılına geldik. Siyasete AK Parti’den devam etme kararı aldık. Temayül yoklamasında sağolsunlar hemşehrilerimiz bizi birinci sıraya çıkardı. Ancak milletvekilliği listelerinde 4’üncü sırada yer bulduğumuzu gördük. Yine de yılmadık, Allah nasip etti, AK Parti önemli bir çoğunlukla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yer aldı.”

“Aradan yıllar geçti. 15 Temmuz 2016’da FETÖ’nün hain darbe girişimi oldu. Çok şükür milletimizin feraseti, Cumhurbaşkanımız’ın dirayeti ile bu hain girişimi bertaraf ettik. O günlerde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından FETÖ’ye ait sağlık kurumlarına el konuldu. Bizi de devletimiz bu el konulan kurumların yöneticiliğine atadı. Aynı günlerde Afyonkarahisar Zafer Meydanı’nda düzenlenen Demokrasi ve Milli Birlik etkinliklerinde bulunmama rağmen konuşmama izin verilmedi.”

“Diyorum ya adeta haksızlık arsızı oldum. Haksızlığa uğramadığım zaman şaşkınlığa uğruyorum, ‘Bu işte bir tuhaflık var’ demeye başladım.”

Köşe yazımızın bu bölümünde son sözü yine Dr. Mahmut Koçak’a verelim. Koçak, 31 Mart 2024’teki yerel seçimlerden önce vatandaşlarla kucaklaşma buluşmasında kendini şöyle anlatmıştı:

“Her hanede bir yeri bir minderi olan bir adamım. Kimin yardıma ihtiyacı olursa onun sesini duyup yardımına koşan bir adamım. Biz tarihin büyük milleti Müslüman Türk Milleti’nin evladıyız. Bizim inancımız insanların en hayırlısı insanlara en çok faydalı olanıdır der. Biz bunun gereğini yapmak adına yıllarımızı verdik. 34 yıl oldu Rabbimin hizmet etmek için açtığı Sağlık Bakanlığına girip hizmet ettiğimiz günden bu yana. Allah bir aileden üç kuşağa hizmet edebilecek bir siyasetçiyi herkese nasip etmez. Ben siyasetçi lafını kendime yakıştıramıyorum. Biz hizmet adamıyız. Biz derviş gönüllü 21. asrın hizmet adamı evlatlarıyız. Biz herşeyi Allah’tan biliriz. Gönlümüz de sevdamız da hoş.  Gençliğini Müslüman Türk Milletine heba eden bir Türk genciyim. Helalleşmem gerekiyorsa eşim ve çocuklarımla helalleşmem lazım. Özbekistan’dan, Azerbaycan’a kadar Müslümanlık ve Türklük için ayak basmadık yer bırakmadık. Gerçekten ayağımızı basmadığımız yer bırakmadık. Sizin isminizi her yerde taşıdık, taşımaya devam edeceğiz.”

 

 

GEÇİNEMEYOZ!

 

AK Parti Tekirdağ Milletvekili ve önceki dönem Afyonkarahisar Koordinatörü Mestan Özcan’ın “Emekli maaşımla, milletvekili maaşımı size vereyim gelin 1 ay idare edin. Şimdi mesela şöyle zannediyorlar; arabayı devlet veriyor zannediyorlar milletvekillerine. Hayır, devlet araba vermiyor. Hayır, arabamızın mazotunu falan vermiyor. Meclis'te yemeklerin hepsine zam yaptılar! Sizin yüzünüzden zammı yiyoruz. Söyleye söyleye beş defa zam yaptılar” demesi üzerine tartışmalar başladı. Mestan Özcan’ın Afyonkarahisar Koordinatörü iken Afyonkarahisar’a gelip gereksiz yere “tansiyon” açıklaması yapıp nasıl tansiyonu yükselttiğini de hatırlatırız. (Hem haber olarak, hem de köşe yazısında bu durumu işlemiştik.)

Mestan Özcan, gelen tepkiler üzerine “Milletvekili maaşı yetmiyor” açıklamasını şöyle düzeltmiş:

“Son günlerde, dost meclisi ortamında yapılan ve tamamen iyi niyetli değerlendirmeler içeren bir konuşmanın bağlamından koparılarak kamuoyuna servis edildiğini üzülerek görmekteyiz. Açıklamanın, bir milletvekilinin maaşını yetersiz bulduğu şeklinde yorumlanması doğru değildir ve gerçeği yansıtmamaktadır. Burada asıl vurgulanan husus şudur: Milletvekilinin aldığı maaşı ‘yüksek’ bulan bir bakış açısına cevaben, halkla sürekli temas hâlinde olan, toplumun her kesimiyle birebir ilişki kuran bir milletvekilinin; görevinin doğal bir gereği olarak, milletvekili olmayan bir vatandaşa kıyasla daha fazla harcama yapmak durumunda kalmasıdır.”

Mestan Özcan’ın hakkını da verelim: 500 bin liralık milletvekili maaşı ile geçinemese de aile şirketi üzerinden 50 milyona yakın gelir beyan etmiş ve bu gelirin vergisini de titizlikle ödemiş. Beyan ve vergi hassasiyeti için Özcan’ı tebrik ediyorum. 

Tebrik ediyorum da…

Akıllarda “Geçinemiyoruz” açıklaması kalacak. AK Parti “Seçimlerde istediğimiz başarıya ulaşamıyoruz” kaygısı yaşıyorsa önce bu tür açıklamalara, Monaco Yat Kulübü’nde tüketilen ve sosyal medyada paylaşılan ıstakozlara bakmalı. 

Asgari ücretin temel ücret hâline geldiği, vatandaşın yoksulluğu geçtim yoklukla sınandığı bir ekonomide pervasızlığın hesabını vatandaş, sandıkta soruyor.  

Yazarın Diğer Yazıları