Yaş 40’a gelince, zamanın ne ara bu kadar hızlı geçtiğini bir kez daha hatırladım. Aslında beni bu konuda ilk uyaran olay, Çelik Erişçi’nin 2000 yılında yayınladığı “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” klibi olmuştu. “Nasıl bir şarkı” demiştim içimden… Yıllar hakikaten göz açıp kapama hızında mıydı?
Şarkının Erkin Koray’a ait olduğunu bile bilmiyordum, ama çok etkilenmiştim.
O şarkıyı duymamın üzerinden 24 yıl geçtikten sonra, bir kez daha “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” şarkısını dinlemek istedim.
Dinledim ve bir kez daha “Nasıl bir şarkı” diye sordum kendi kendime. Zaman su gibi akıyordu, yaş alıyorduk.
Bilgisayar ve akıllı telefonlar üzerinden şarkıları dinlerken, ilgili uygulamalar sizin hoşunuza gidecek diğer şarkıları da sırasıyla size sunuyor. Siz müdahale etmezseniz, uygulamalar sizin beğenilerinizi tahmin edip buna göre liste hazırlıyor.
Ben bu listeye bakarken bir şarkıyı daha gördüm: Bu şarkının ismi “Aman Aman” idi. Evet hatırlamıştım, Çelik Erişçi’ye ait bu şarkı çıktığında, sözleriyle çok alay edilmişti.
Şarkının nakaratı şöyleydi:
“Artık devir değişti
Tabii Çelik de değişti
Kısa kes artık bitti
Senin modan geçti
Şimdi O kadın moda bye bye”
Ne kadar özlü sözler değil mi? 2000 yılında yayınlanan bu şarkıyı al, 31 Mart 2024 seçimlerinden sonra Afyonkarahisar için “seçim şarkısı” yap.
İstesek, yaşadığımız dönemi bu denli iyi anlatan şarkı ve şiir yazamazdık…
Devrin değiştiğini biliyoruz da Çelik’in değişmesi insanı düşündürüyor.
Elbette her kesimin ve herkesin siyasi görüşleri farklılık gösterebilir. Kişiler dün beğendiklerini ve desteklediklerini, bugün beğenmeyebilir ve desteklemeyebilir. Siyasi görüşler değişse de insanların hayattaki ilkelerinin değişmemesi beklenir.
Aka ak, karaya kara demek esas olmalı.
Hatalı, yanlış hangi eylem varsa eleştirilmeli. İnsan doğru bildiğinden ayrılmamalı.
“Benim partim yaparsa iyi, diğerleri yaparsa kötü” anlayışı, devrin adamlığını da beraberinde getiriyor.
Ayrıca kişilerin, kendilerine şimdiye kadar pek çok unvan sağlayan bağlılıklarını bir anda silip attıklarını görüyoruz. Bu durumu üniversitelerimizdeki bilim insanlarımız araştırmalı.
Yerel güç odağı farklı bir grubun eline geçtiğinde, yaşanan dalgalanmayı görebiliyoruz.
31 Mart 2024 sabahı ile 1 Nisan 2024 sabahı arasındaki geçen sürede “davalarından dönme” derecelerini hesaplayamadığımız karakterle karşı karşıya kaldık.
Anlı şanlı, “kerli ferli” diye bildiğimiz çoğu kişi, yavaş yavaş saf değiştirdi. Yeni güç odağı olarak gördükleri makam sahipleri ile fotoğraf karelerine girmek isteyenler çoğaldı.
Bu hayra alamet mi?
Elbette. Çünkü her siyasi geleneğin başarılı ve başarısız zamanları olacak. Başarılı zamanları yaşayanlar, kendilerine kimlerin neden yanaştığını iyi tahlil etmek zorunda.
Başarısız zamanlardan geçenler de kendi yapıp ettiklerini düşünüp “Yanımızda kim var” diye düşünmeli.
Siyasette, Meslek Odaları’nda, Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları’nda ve demokratik kitle örgütlerinde, bireylerin kendi dünyalarında yaşanan dalgalanmalar, bahsettiğim tahlil ve düşünme süreçlerini hızlandıracaktır.
Evet devir değişiyor; Çelik de değişiyor; ama ilkeler ayakta kalmalı.
AMBARYOLU’NA TRAMVAY HAYALİ
Kadınana Caddesi’nin aşağı bölümünde “tek yön mü olsun, çift yön mü olsun” tartışması şimdilik sona erdi. Yapılan uygulamanın ne gibi sonuçlar vereceğini biraz zaman ilerleyince göreceğiz. Trafik sorunun topyekûn çözülmesi için okulların açılmasını bekledik, 2024’ün Temmuz ayından bu yana Afyonkarahisar Belediyesi’nin Trafik Master Planı’nı merak ettik. Fakat şu ana kadar Afyonkarahisar Belediyesi’nin Trafik Master Planı kamuoyuyla paylaşılmadı.
Daha önce de izah etmeye çalıştım: Afyonkarahisar’da trafik sorununu çözme girişimi, sadece araçların nereden geçeceği, yayaların nasıl yürüyeceği ile ilgili sınırlı kalırsa herhangi bir yenilik olmayacaktır. Trafik sorunu, eski, dar ve depreme dayanıksız olduğu kabul edilen mahallelerle birlikte ele alınmalı; gerekirse şehir sağlam bir zemin üzerine yeniden kurulmalı ve böylece trafik sorunu daha kapsamlı ele alınmalı.
Tekrar Ambaryolu’na dönecek olursak: Benim hayalim Ambaryolu’nda –ki ismi Kadınana Caddesi’dir- Kadınalar Türbesi’nden başlayarak Jandarma Kavşağı’na kadar tramvay hattı kurulmasıdır.
İstanbul’da Taksim ya da Kadıköy’deki gibi bir tramvay hattı, Afyonkarahisar’ın kent görüntüsüne farklı bir bakış açısı ile bakmamızı sağlayacaktır.
Şehir merkezinde kurulacak tramvay hattı, aynı zamanda çevre illerden Afyonkarahisar’a gelen misafirlerin ilgisini çekecek, üniversite öğrencileri tarafından da fotoğraf çekimi ve sosyal medya paylaşımlarında “mekan” olarak kullanılacaktır.
Bu hayalimi hayata geçirmek istesek “Ama olmaz ki”, “Nasıl yapacağız” gibi ünlemlerle karşılaşabiliriz…
Hayal ederek adım atabiliriz, ilerleyebiliriz. Kendimize ve projelerimize ket vurarak ileri gidemeyiz.