Murat Arısoy

Taç Merasimi, 'gösteri'ye dönüşmesin – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

2 Ekim 2015 Cuma 03:00:00
  Büyük bir salondasınız. “Yılsonu etkinliği” olarak değerlendirilebilecek toplantı düzenlenmiş. Toplantının konusu ise Kur’an-ı Kerim’i ezberlemeyi başarmış genç kızların Taç Merasimi. Ne güzel, ne mutlu. ‘Allah herkese nasip etsin’ diye geçiriyorsunuz aklınızdan.
Fakat Taç Merasimi’nde alışamadığınız bir dizi farklılıkla karşılaşıyorsunuz. Ve ne yapacağınızı bilemiyorsunuz, “Sübhanallah” diyorsunuz sadece, içinizden.
Birinci ağızdan anlatayım isterseniz.
Sarıkız Kur’an Kursu’nun Taç Merasimi’ni takip ettim haber için. Afyon Kocatepe Üniversitesi Ahmet Necdet Sezer Kampüsü Atatürk Kongre Merkezi’nde düzenlenen Taç Merasimi’nde ilk gördüğüm, bir semazenin sahnede sema icra etmesiydi. Nicedir düşünüyordum, yazmak bugüne kısmetmiş. Sema bir kendinden geçme hâlidir. Lâf olsun diye, alkışlanmak için, gösteri için, bir programda ‘yemekten önceki ara sıcak’ hâline gelmek için, dolgu malzemesi olmak dönmez semazen. Semazen, Allah aşkından döner. Vücuttaki moleküller gibi, cansız varsaydığımız nesnelerdeki hareket gibi döner semazen. Allah’a varmak için yola çıkar. Dönmesi asıl eylem değildir semazenin. Asıl eylem, zikir ile gönlünün yanması, diliyle zikrini tasdik etmesidir.
Hülâsa, bir etkinlikte sema yapılmasını yadırgardım; bir merasimde öylesine sahneye çıkarılan semazeni de yadırgadım.
Sarıkız Kur’an Kursu’nun Taç Merasimi’nde semadan sonra Kur’an-ı Kerim okundu. İmam-Hatip Camii İmam-Hatibi İsmail Yüksel, kalplerimizin pasını sildi. Fakat o da ne? İsmail Yüksel’in tilavetinin ardından ‘Kendisine teşekkür ediyoruz’ denildi; bu sözün ardından da alkış koptu.
Ne zamandan bu yana Kur’an-ı Kerim’i alkışlıyoruz? Alkış, Türkler’de İslâmiyet’ten önce sürdürülen bir gelenektir, ‘dua’ anlamına gelir. Bu konuda Namık Kemal Zeybek’in ‘Hoca Ahmet Yesevi’ kitabına bakılabilir.
Kur’an tilavetinden sonra Peygamber Efendimiz’e (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) salat-ü selâm edilir ve Fatiha okunur. Böylece tilavetten sevap ve hayır elde edilmesi umulur. Alkış nereden çıktı?
Devam edelim: Taç Merasimi’nde 11 genç kız sahneye davet edildi. Kur’an-ı Kerim’in okunmasını ve ezberlemesini teşvik için güzel bir hareket. Genç kızlar taç giyecek, diğer öğrenciler de ablalarına gıpta edecek; böylece o yolda yürümeye devam edecekler. İtirazım yok. İtirazım, Taç Merasimi’ne çıkan genç kızlar için havai fişek ve konfeti patlatılmasına… Kur’an vakardır, nezihtir; Kur’an-ı Kerim’i okuyanlar, ezberleyenler de öyledir. Kur’an-ı Kerim’i ezberleyen kardeşlerimiz için yapılan merasimde de vakar olmalı. Sahnede konfeti ve havai fişek patlatılmamalı. Bununla birlikte, sahne ışıkları da Taç Merasimi’nin özüne ters bir durum oluşturdu. İlave olarak yazmak istedim.
Özetlemek gerekirse: Kur’an-ı Kerim’ı okumayı, ezberlemeyi teşvik iyi ve olumlu bir hareket. Fakat bu teşviki, “gösteri” hâline dönüştürmek, işin aslıyla bağlantımızı koparıyor. Lütfen gelecek yılki Taç Merasimi’nde yine kardeşlerimizi sahneye davet edelim; ama alkışsız, sahne ışıksız, konfetisiz… Sadece Kur’an ve dua ile merasimi bitirelim.

Ahmet Hakan-Işın Gürel

Hürriyet Gazetesi Yazarı ve CNNTürk Program Sunucusu Ahmet Hakan Coşkun, evinin önünde dövüldü. Bu haber bana, 28 Şubat sürecinde Sincan’da kameralar önünde dövülen İnterStar TV Muhabiri Işın Gürel’i hatırlattı. Ülkemizde ne zaman siyasi bir kriz olsa, ilk kurban gazeteciler olur; ya da öyle bir hava estirilir.
Lütfen herkes kendine çekidüzen versin. Sorumsuz davranışlar, ülkeyi “olağanüstü” bir hâle götürebilir.

Yazarın Diğer Yazıları