Murat Arısoy

Takvimlere takılı hayat – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

2 Ocak 2016 Cumartesi 12:23:46
 

Zamanı iyi kullanamadığımızdan şikâyet ederken takvimlerle çevrili, hatta takvimlerle donanınmış bir hayat sürüyoruz.
Duvarlarımızı süsleyen takvimler, yıl sonu geldiğinde yerini yenisine bırakıyor.
Yeni gelen takvimlerde, önce “kırmızı” günlere bakıyoruz.
Hangi gün tatil, hangi tatil hangisiyle birleşebilir, diye hemen hesaplamalara başlıyoruz.
Aslına bakarsanız, işbaşına gelen hükümetler gibi kısa, orta ve uzun vadeli planlar yapmak, bizi takvim merkezli hayattan bir nebze olsun kurtarır.
Ama genel olarak baktığımızda, bu planlamayı yapan sayısı az.
Peki nasıl yaşıyoruz?
-Yılbaşı geliyor, nereye gidelim?
-Yılbaşından sonra ilk tatil ne zaman?
-Yaz tatili için şimdiden rezervasyon yaptıralım.
-23 Nisan’da nasıl bir mesaj versem?
-19 Mayıs’ta hangi göndermeleri yapsam?
-Anneler Günü yaklaştı. Senede bir de olsa anneme hediye mi alsam?
-Babalar Günü için bana nasıl bir sürpriz hazırlayacak çocuğum acaba?
Daha doğum günlerini, evlilik yıldönümlerini, kurumların kuruluş yıldönümünü, önemli toplumsal hareketleri ve değişiklikleri, önemli şahsiyetlerin doğum ve ölüm günlerini, ilk ziyaretleri, son ziyaretleri saymıyoruz bile.
Bu önemli günlere bir de toplumsal farkındalığı artıracak önemli haftalar eklenince, 365 günün nereden baksanız 200 gününde “kutlama, anma, toplantı, yâd etme” gibi etkinliklerle karşılıyoruz, bu gibi etkinliklere katılıyoruz.
Bütün bu takvim hesaplamalarından sonra da bir yıl gelip geçiveriyor hızlıca.
Kısa, orta ve uzun vadeli hedefler ve planlamalar da bu takvime takılı hayatta bazen unutuluyor, bazen görmezlikten geliniyor.
Sözü açmışken, herkesin yeni miladi yılını kutlayalım.

FETHİ NE ZAMAN KUTLAMALI?

31 Aralık gecesi Mekke’nin fethi kutlanıyor. Kanaatimce Mekke’nin fethi, Ramazan ayının 20’sinde kutlanmalı. Zira hicri takvime göre fetih, 20 Ramazan’da gerçekleşiyor. Yılbaşı gecesi, insanların hayırlı ortamlarda yer alması isteniyorsa, sohbet ve her türlü etkinlik yapılabilir. Bu etkinlik ve sohbetlerin adı, “Miladi Muhakeme” konulabilir. İlle de bir isme de gerek yok. 31 Aralık’ta buluşma çağrısı, yeterli olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları