Şehir hayatında birçok sorun yaşanabilir. Doğaldır; vatandaş şikayet eder, idare çözer. “Çözer” demek belki kolay geliyor; bu bir süreç. “İdareler en azından çözüm yolu bulur” demek daha doğru.
Afyonkarahisar’da öncelikli sorunun ne olduğu konusunda farklı yorumlar yapılsa da araç trafiği sorununun aşılması gerek.
Bazı siyasetçi büyüklerimiz, Güldür Güldür programındaki “Pozitif Toplantı” skecine benzer bir şekilde “İmkan var ki, kredi sağlanıyor ki otomobil alınıyor” dese de, trafik sorunun bu tozpembe bakış açısına fırsat vermediği aşikâr.
Otomobil ile Ordu Bulvarı’ndan Ambaryolu’na 10 dakikada çıkılabiliyorsa, başka söze hacet kalır mı?
Trafiğin sadece otopark inşa edilerek çözülmesi mümkün değil. Trafik sorununun çözümü ile kentsel dönüşümün birlikte düşünülmesi gerekiyor. 50-60 yıl öncesinin cadde-sokak yapılanması ile 2024’ün cadde-sokak yapılanmasını aynı değerlendiremeyiz.
Trafiğin kentsel dönüşümle birlikte ele alınması ise Afyon ağzıyla söylersek “goca para”.
Fakat kısa süreli tedbirlerle en azından “yürür” bir trafiğe sahip olabiliriz.
Trafik ile ilgili çözülebilecek bazı sorunları yazayım:
•2020 yılında başladığı, 2021 yılında sona erdiği söylenen küresel koronavirüs salgını ile birlikte hayatımızda daha çok yer eden “akıllı telefon yoluyla alışveriş”, evlere yemek götürme hizmetini yaygınlaştırdı. Evlere hizmetin, motosikletler aracılığıyla götürüldüğünü görüyoruz. Neredeyse her yemek sipariş uygulamasında 25-30 dakikada ürünün teslim edilmesi şartı bulunduğu için motosiklet sürücüleri her an her yerden çıkabiliyor. Dahası, kendileri hata yapsalar bile kavgaya hazırlar. Evvela bu sorunun üstesinden gelmek gerekiyor.
•Buna ek olarak motosiklet sürücülerinin pek sevdikleri “egzoz patlatma” olarak tanımlanan bir hareket var ki; sormayın gitsin.
•Güncel bir sorun: Ülkemize sığınmacı olarak gelen misafirlerimizin bazıları Hindistan modeli 3 tekerlekli motosikletle toplayıcılık yaparak geçimlerini sağlıyor. Trafik kuralları, 3 tekerlekli motosikletler için geçerli değil sanırım…
•Minibüs ve halk otobüsü şoförlerimiz durak uygulamasına riayet ve dikkat etmiyor. Özellikle Kurtuluş Caddesi boyunca neredeyse durağa hiç yanaşılmayarak yolcu bindiriliyor, yolcu indiriliyor.
•Durak sorunu, sadece minibüs ve halk otobüsü şoförlerimizle ilgili değil. Neredeyse tüm sürücüler, durakları bir park yeri olarak görüyor. Minibüs ya da halk otobüsünün durağa gireceği yer bile bırakılmıyor; dolayısıyla trafikte sıkışıklık meydana geliyor.
•Yine ürün yükleme, ürün indirme konusunda kamyonetlerin yolun ortasında durduğu biliniyor. Kamyonetin arkasında bekleseniz ve biraz huzursuz olsanız bir yığın ünlemle (!) karşılaşıyorsunuz. Ürün yükleme ve indirmenin de bu şekilde olmaması gerekir.
Herhangi bir sorunun çözümünün en bereketli ve verimli yolu istişaredir. Trafik sorununu Afyonkarahisarlılar ve idare birlikte çözmeli. Valilik ve Belediye liderliğinde Afyonkarahisar Trafik Çalıştayı düzenlenebilir; çalıştaya konuyla yakından ya da uzaktan ilgili her kurum ve kuruluşun temsilcisi, muhtarlar, esnaf, bisiklet sürücüleri, motosiklet sürücüleri, yayalar çağrılır. Nedir, ne değildir, kim nerede hata yapıyor, hangi uygulama iyi… Hepsi tartışılır. Varsın, bir haftamız bu çalıştayla geçsin…
EYLÜL’DEN SONRA…
Afyonkarahisar’da Belediye Meclisi kararıyla otoparkların ücretsiz hâle gelmesi, halkın enflasyon karşısında zor şartlar yaşadığı şu ortamda vatandaşın derdine çare olma amacını taşıyor. Bu bakımdan olumlu.
Ancak önceki yıllarda eleştirdiğimiz aksaklıkların bu dönem de devam ettiğini söylemem lâzım.
Mayıs ayındaki Belediye Meclisi toplantısında trafik sorununun çözümü ile ilgili bir planlama hazırlığı içinde olduğumuzu öğrendik. Haziran ayındaki Belediye Meclisi toplantısında ise otoparkların ücretsiz olmasına karar verildiğini okuyucularımızla paylaştık. Temmuz ayındaki Belediye Meclisi’nde ise trafik ile ilgili yine bir rapor hazırlandığını duyduk.
Trafik sorununun çözülmesi ile ilgili bir gayretin olduğunu inkâr etmiyorum. Bununla birlikte, deneme-yanılma yöntemleriyle doğruyu bulmak yerine 3-4 ay daha dişimizi sıkabilirdik. Belediye’nin ilgili birimleri tarafından hazırlanan, bilim insanları tarafından da desteklenen trafik raporu ortaya çıktığında ve uygulanmaya başladığında en fazla 6 ay tartışırdık; 7’nci ayda trafikle ilgili yeni düzeni benimserdik.
Bu arada, büyük ihtimalle, okullar açıldıktan sonra trafikle ilgili asıl düzenlemeleri göreceğiz.
KENTSEL DÖNÜŞÜM
11 Temmuz 2024’te Afyonkarahisar merkezli, 4,4 büyüklüğünde bir deprem yaşadık. Hissedenler korktu, hissetmeyenler de evlerinden sokağa inen vatandaşları görünce paniğe kapıldı.
Korkmak da paniğe kapılmak da normal.
“Ne ölümden korkmak ayıp, ne de düşünmek ölümü” duygusallığı içinde değilim.
Çok net: Oturduğumuz evlere güvenmiyoruz. Depremde evlerin yıkılacağını düşünüyoruz.
Bu deprem, Afyonkarahisar’daki binaların dayanıklı olup olmadığını sorgulatmalı.
Yine bir siyasetçi büyüğümüz, merkezde 6’dan büyük bir deprem olursa Kurtuluş Caddesi’nin kullanılamaz hâle geleceğini ifade ederek ne kadar ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu belirtmişti.
Kentsel dönüşümü Mısri ve Gökçe Mahalleleri eksenli tartışsak da aslında tüm şehirde kısa, orta ve uzun vadeli kentsel dönüşüm planlamasına ihtiyaç var.
Tabii ki ekonomi ile doğrudan ilgili ama, önünde sonunda geniş arazilerde 2 katlı ve uygun fiyatlı aile evlerine dönüş yapılması elzem gibi duruyor.
Bunu yapamazsak, hiç değilse 2011’deki seçim vaatlerine benzer bir şekilde, Hıdırlık tepesinin tamamının imara açılması ve 4-5 katlı binaların inşa edilmesi üzerinde tartışmalıyız.