Kocatepe Gazetesi olarak Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı ile röportaj talebimizi sunmuştuk. 2025’in son günü röportaj, genel bir değerlendirme yapılması fikriyle röportaj talebimiz uygun görüldü. O gün, Afyonkarahisar Valiliği himayelerinde faaliyete başlayan Vilayet Aile Bahçesi’nin de açılışına şahit olduk. Vali Yiğitbaşı, Kocatepe Gazetesi Sahibi Sezer Küçükkurt ve şahsımı, Vilayet Aile Bahçesi’nde kabul etti. Vali Yiğitbaşı’nın imza attığı faaliyetlerin bir kısmını içeren haber metnimizi Gazeteniz Kocatepe’de ve www.kocatepegazetesi.com’da okumuşsunuzdur.
“Faaliyetlerin bir kısmını içeren” dedim, çünkü daha çok ekonomi ve yatırım merkezli bir haber yaptık. Esasında Vali Yiğitbaşı’nın liderliğinde Milli Eğitim’de yakalanan ivme, Huzurlu Şehir olgusu, ailenin korunmasına ilişkin yapılan çalışmalardan bahsetmedik, bahsedemedik bile. Vali Yiğitbaşı’nın başkanlık ettiği Halk Günü toplantıları, orada Devlet’in samimi ve şefkatli yaklaşımının vatandaşlarla paylaşılması, Halk Günü’nde arz edilen sorunların hızla çözülmesi, Afyonkarahisar Valiliği’nin sosyal medya hesaplarına yazılan yorumların dikkatlice incelenip vatandaşa destek olunması, İl Özel İdaresi’nin toplumsal iş birliği ve dayanışmayı güçlendiren projeleri gibi birçok konuyu da okuyucularımıza aktaramadık.
İzninizle ben haber metinlerini değil, gözlemlerimi paylaşmak isterim:
Vali Yiğitbaşı, kürsüde gördüğümüzden daha güçlü, bir o kadar da merhametli bir yönetici. Vali Yiğitbaşı’nın gücü, bilgi birikiminden ve proje bazlı çalışmasından geliyor. Merhameti ise özellikle çocuklar ve yaş almış vatandaşlarla sohbeti sırasında ortaya çıkıyor. Bununla birlikte Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’nın sadece ismi bile Afyonkarahisar’a bazı projelerin gelmesinde, bazı projelerin desteklerinin devam ettirilmesinde yeterli oluyor.
Gözlemlere devam edersek:
Vali Yiğitbaşı, aynı anda birçok proje ve faaliyete imza atıyor ancak bu proje ve faaliyetlerdeki ayrıntıları gözden kaçırmıyor. Anlattıklarının net olarak anlaşıldığından emin olduktan sonra yeni bir konuyu gündeme getiriyor. Bu bağlamda konuşulan konular hakkında da ayrıntılara dikkat çekiyor. Çevresindeki her olaya hem şehrin bir numaralı yönetici, hem iletişim uzmanı, hem de anne olarak bakıyor. Bu 3 farklı ama birbirini tamamlayan özellik, Vali Yiğitbaşı’nın başarısındaki önemli etkenlerden.
Vali Yiğitbaşı kendisine arz edilen görüşlere değer veriyor, görüşlerin zenginleştirilmesi gerektiğini düşündüğünde ise kendi önerisini de paylaşıyor.
Peki, başlıktaki cümleden kastımız nedir?
Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’nın hangi duası kabul oldu?
Şöyle açıklayayım: Vali Yiğitbaşı, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni tercih etme sebebini Yeni Çağa İlham Veren Yüzyılın Kadınlarını Anma ve Anlama programında paylaşmıştı. Vali Yiğitbaşı, “Medya ve İletişim okumak istedim, okudum. O dönem Bosna Hersek Savaşı vardı. İnsanların yaşadığı sıkıntıları anlatmak için gazeteci oldum ama mesleği yapamadım” demişti.
Bu cümlenin sıradan bir cümle olduğunu düşünmüyorum. Çünkü büyüklerimize göre duanın 3 esası bulunuyor: Bunlardan biri kâl dili, yani elleri semaya açıp dua etmek… İkincisi hâl dili, yani duayı sessizlikle içten içe yapmak… En zoru ise istidat dili… Yani sahip olunan vasıflar ve yaratılış gayesi…
Kanaatimce, bir kimse Bosna-Hersek’te yaşanan zulmü boş yere duyurmak istemez, buradaki asıl maksat savaşı durdurabilmek; ama buna güç yetmiyorsa oradaki mazlumların yanında olmaktır.
Vali Yiğitbaşı’nın Valilik görevine tayin olması, bu vesile ile ihtiyaç sahiplerine ulaşması ve sesini duyurmakta zorluk çeken vatandaşların sesine kulak vermesine imkan oluşması, duanın makbul olduğunu gösteriyor.
Bu konuda birçok unsuru sayabiliriz:
Filistin’de yaşanan zulmün belki bir sosyal medya paylaşımıyla, belki bir açıkhava toplantısıyla gündemde tutulması, yine mazlumun yanında olma ve yardım etme duasının makbul olduğunu gösteriyor.
Hatırlar mısınız? Vali Yiğitbaşı, Afyonkarahisar’da göreve başladıktan kısa bir süre sonra, Afyon’un markası albikere.com’un birinci yılı dolayısıyla bir program gerçekleştirilmişti. Bu programa Sinanpaşa Kültür Evi ve Kooperatifi’nden gelen 67 yaşındaki Hanife Çığ da katılmıştı. Çığ, buradaki üretimden bahsettikten sonra programın sunucusu “Bir türkü söyle teyzecim” demişti, ancak Hanife Çığ, “Dişlerim yok, türkü söyleyemem” cevabını vermişti. Vali Yiğitbaşı, hemen o anda devreye girmiş, dönemin Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Nurullah Okumuş’a “Biz yaptıralım teyzemizin dişlerini” demişti. Sonra da Hanife Teyze’nin diş tedavisi başlamıştı.
Sadece bu olay bile, Vali Yiğitbaşı’nın duasının bir yansıması gibi geliyor bana.
SEZER KÜÇÜKKURT YAZMIŞTI…
Kocatepe Gazetesi’nin Sahibi Sezer Küçükkurt’un Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı ile ilgili ilk yazısının başlığı “Yeni Dönem: Önce İnsan” olarak belirlenmişti. O yazıda yazılan unsurların ne kadar isabetli olduğunu hatırlamak için yazıdan bir bölümü sunuyorum:
“Sayın Vali’nin bu toplantı sonrasında bizde bıraktığı ilk izlenim; kendisinin görev süresi boyunca önce insana dokunmak istediğidir. Bizim anladığımız kadarıyla Sayın Vali, ‘Binalar, projeler, fiziki çalışmalar nasıl olsa yapılır/yapılıyor. Ben insana, gönüllere dokunayım. İnsani vasıflardan mahrum kalan binalar neye yarar ki?’ düşüncesi taşıyan, profesyonel bir yönetici ve duyarlı bir anne.
…
‘Sosyal alandaki çalışmalar benim için çok önemli’ diyerek, kadın Vali ve 3 çocuk annesi olması hasebiyle sosyal alandaki çalışmalara ayrı önem vereceğini belirten Vali Kübra Güran Yiğitbaşı, eğitim açısından konuya çok yönlü bakıyor. Sınav başarıları ile ilgili sıralamalarda Afyon’un yer aldığı konumu tasvip etmiyor, ama başarı durumunu da sadece buna bağlamanın yanlış olduğunu vurguluyor.”
CENGİZ AYTMATOV’DAN KEMAL TAHİR’E
Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, göreve geldikten ilk geniş katılımlı basın toplantısında projeler hakkında kendisine sorulan soruya “Ben siyasetçi değilim. Vaatlerde bulunamam” demişti. Aradan geçen zaman, Vali Yiğitbaşı’nı doğruladı. Vaatler yerine, hazırlığı yapılmış ve uygulama aşamasında olan projelerden bahseder olduk.
Vali Yiğitbaşı’nın Afyonkarahisar’a Vali olarak tayin edilmesinin ardından internet taraması yapmıştım. “Dijital Çağda E-beveynlik” adlı programın TRT’de yayınlandığını öğrenmiştim. Bu programın tamamını izledim ve benim için çok öğretici olmuştu.
Vali Yiğitbaşı, Cengiz Aytmatov’un “Bu dünyadan insanlar göçüp gider ama yaptıkları iyi şeyler kalır” sözlerine atıf yapmış ve Afyonkarahisar Valiliği’nde bu minvalde çalışacaklarını kaydetmişti.
Vali Yiğitbaşı, Afyonkarahisar’da şefkat ve merhametle gündeme gelmeye başlayınca, gazeteci dostlarımız “Devlet Ana” nitelemesini Vali Yiğitbaşı için başlıklarda kullanır oldular. Devlet Ana, Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş yıllarını anlatan; ama aynı zamanda Bacıyan-ı Rum Teşkilatı’nın başına geçen Devlet Hatun’un (Hayme Ana) kudretini ve dirayetini de konu alan bir eser.
Vali Yiğitbaşı’nın yazgısının, Orta Asya’yı en iyi anlatan Cengiz Aytmatov ile, Batı’nın roman anlayışına karşı Türk töresi ile direnen Kemal Tahir ile bağlantılı olması da dikkat çekici bir tevafuk.
SAKİN GÜÇ
Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı ile ilgili pek çok köşe yazısı ve haber yazıldı. Bununla birlikte Vali Yiğitbaşı’nın yanında ve her zaman destek olan “Sakin Güç” Op. Dr. Burhan Selim Yiğitbaşı’dan da birkaç cümle ile de bahsetmek gerekir. Yiğitbaşı, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin Kurucu Rektörü, hayattayken hayırla, şimdi ise rahmetle anılan Prof. Dr. Şehabettin Yiğitbaşı’nın oğlu. Yeşilay ile ilgili çok önemli projelere imza atan Yiğitbaşı, projelerle hitap ettiği gençlerin örnek aldığı isimler arasında yer alıyor. Op. Dr. Burhan Selim Yiğitbaşı’nın görgüsü, bilgisi ve saygı duyulan tavrının gazetemiz arşivlerine böylece geçmesinin önemli olduğunu düşünüyorum.