Murat Arısoy

Vatan Partisi-Bağımsız Türkiye koalisyonu – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

20 Mayıs 2015 Çarşamba 03:00:00
  7 Haziran seçimleri yaklaştıkça anketler, yorumlar, oy oranları, açıkhava toplantıları arasında “Hangi parti bize hitap ediyor” diye düşünüyoruz.
Bir de daha önce yazmaya çalıştığım “seçim müzikleri” var ki Cem Uzan’ın Hande Yener’li, İbrahim Tatlıses’li konserlerini özler olduk.
Bu hengâme içinde gözden kaçan ya da kaçırılmaya çalışılan iki parti var ki söylemleri birbirine benziyor.
Birisi Vatan, diğeri Bağımsız Türkiye.
Vatan Partisi, 15 Şubat 2015’te düzenlenen kongrede ismini değiştiren İşçi Partisi’nin kadrolarının yanı sıra birçok emekli subay ve eski bakanlardan oluşan yönetim kuruluna sahip. Vatan Partisi’nin Genel Başkanı ise siyasi hayatında çeşitli dönemlerde “düşünce suçlusu” olarak hapis yatan Doğu Perinçek.
Bağımsız Türkiye Partisi, Kadiri Tarikatı’na bağlı olan Haydar Baş tarafından kuruldu. “Milli Ekonomi Modeli” ile tanındı. Hatta Bağımsız Türkiye Partililerin iddiasına göre Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli, Rusya’da Vladamir Putin tarafından 2013 yılından bu yana uygulanıyor. Rusya’nın atılımı, Milli Ekonomi Modeli’ne bağlı.
Vatan ve Bağımsız Türkiye’nin programlarını ayrıntılı bir şekilde ele almak mümkün değil; ancak seçim bildirgeleri, programları hakkında ipucu veriyor. 7 Haziran 2015 seçimlerinde, 3 Kasım 2002’deki gibi olağanüstü bir gelişme yaşansa ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki partiler güç kaybedip Meclis dışındaki Vatan ve Bağımsız Türkiye yüzde 10’luk barajı aşsa…
Hatta Vatan ve Bağımsız Türkiye, Vatan Partisi’nin söylemi ile “Millî Hükümet” kuruluşuna öncü olsa…
Dünya, bir süre önce nasıl Yunanistan’ı konuştuysa, o şekilde Türkiye’yi konuşur.
Burada asıl mesele, dünyanın Türkiye’yi konuşması değil.
Vatan-Bağımsız Türkiye koalisyonuyla Türkiye gerçekten müstakil ve üreten bir devlet hâline gelebilir.
Bunu sağlamaya hem kadroları hem de planları müsait.
“Milli devlet, güçlü ordu” söylemlerini benimseyen Vatan ve Bağımsız Türkiye’nin iktisadi söylemleri de birbirine benziyor.
Vatan Partisi, bölgesel işbirliğini ön plana çıkarırken, Bağımsız Türkiye Partisi ise yeraltı kaynaklarının verimli kullanılmasına dayanıyor.
İki parti neler taahhüt ediyor, kısaca göz gezdirelim…

BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ

Haydar Baş’ın öncülüğündeki Bağımsız Türkiye Partisi’nin internette en çok konuşulan vaadi, asgari ücretin 5000 liraya yükseltilmesi. “Kaynak nerede” sorusuna da ayrıntılı şekilde yanıtlar veren Haydar Baş ve partisi, “Noterde tasdiki ilk biz açıkladık” diyerek muhalefet partilerine de atıfta bulunuyor.
Bağımsız Türkiye Partisi’nin seçim bildirgesinde öne çıkan vurgular ise şöyle:
-3 katrilyon dolarlık yeraltı zenginliklerinin senelik 2 trilyon dolarlık kısmı senyoraja dönüştürülse, 1500 yıllık kaynak oluşturur.
-Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına 1000 lira maaş annelere 1500 lira, asgari ücretliye 5000 lira, evdeki kardeşler için 250’şer lira maaş verilecek.
-Doğum yapan her anneye 15000 TL doğum ikramiyesi verilecek,
-Maliyet fiyatına, 20 yıl vadeli, faizsiz ev kredisi verilecek.
-Üniversite sınavları kaldırılacak.
– Emeklilerin maaşları en az asgari ücret seviyesine yükseltilecek.
– Kimsesiz yaşlılara maaş bağlanacak.
– Tarım ürünlerine devlet pazarlama garantisi verecek,
– Nakliyecilere faizsiz uzun vadeli kredi verilecek.
– Sanayiciye faizsiz uzun vadeli kredi verilecek,
-Özelleştirilen kurumların yüzde 51’lik hissesi devlette kalacak.

VATAN PARTİSİ

Vatan Partisi’nin seçim bildirgesinde umut dolu bir mesaj var: “Gülümse Türkiye”… Her ne kadar “fotoğraf çekimi öncesi” izlenimi bıraksa da Vatan Partisi kurmaylarının Türkiye’nin genel bir fotoğrafını çektiğini söylemek de mümkün.
Vatan Partisi’nin temel savı şu:
“Atlantik’te bağımlılık devri bitmiştir, Avrasya’da bağımsızlık çağına giriyoruz.Saltanat düşkünlerinin devri bitmiştir. Halk hükümeti çağına giriyoruz.”
Vatan Partisi’ne göre Kuzey Atlantik Antlaşma Örgütü (İngilizcesi ile NATO) ve bu örgüt etrafında şekillenen Batı merkezli sistem, Türkiye’nin gelişmesine ket vuruyor. NATO’nun denetiminden kurtulan, Avrupa Birliği’ne girmek için değil komşuluk ilişkilerini sürdürmek için çalışan, Rusya-Çin-Türk Cumhuriyetleri ile bağlarını kuvvetlendiren Türkiye, her yönden kuvvetlenecek. Burada “Türk Cumhuriyetleri” vurgusu önemli. Zira, İşçi Partisi kadroları “Sosyalist Turan” hayalini ortaya atan ilk isim olan Mir Seyid Sultan Galiyef’in görüşlerine pek katılmazlardı. Vatan Partisi’nin “Sosyalist Turan” hayali kurduğunu iddia etmiyorum; bununla birlikte Orta Asya’da kurulan ve dil birliğimiz olan Türk Cumhuriyetleri ile bağların kuvvetlendirilmesi maddesi fikri bir gelişim.
Vatan Partisi’nin seçim bildirgesindeki vurgular şöyle:
-Er ve erbaş Mehmetçiğe, “onur payı” olarak her ay 1000 TL ödeme yapılacak.
-Kapatılan belde belediyeleri tekrar yapılandırılacak, il sınırlarına kadar yetkilendirilmiş olan büyükşehir belediyeleri, Anayasa’nın tanımladığı sınırlara çekileceklerdir.
-Komşulara terör ihracına kesinlikle son verilecek. Suriye, Irak ve İran ile işbirliği yapılacak.
– Türkiye’nin NATO üzerinden denetim altına alınmasına son verilecek. Türk devleti içindeki yabancı güdümlü yeraltı örgütleri temizlenecek.
-Paranın giriş çıkışı denetlenecek. Türkiye’de Türk Lirası kullanılacak.
-Gümrük Birliği Anlaşması’nın hükümlerine son verilecek.
-Memurların siyasi partilere üye olma yasağı kaldırılacak.
-Kredi kartı borçlarının faizi silinecek.
-TC nüfus cüzdanı olan her vatandaşa, yaş sınırı koymaksızın parasız sağlık hizmeti sağlayacak düzenlemeler 2 yıl içinde tamamlanacak.
-Değişik bakanlıkların bünyesinde sürdürülen deniz faaliyeti, yeni kurulacak Denizcilik Bakanlığı’nda birleştirilecek.
– Kamu yönetiminde, eğitimde, yayın alanında,ticarette, sanayide, kültürde, sanatta, eğlencede ve sporda yabancı dillerin Türkçeyi bozan etkilerini önlemek, Türkçenin bir uygarlık ve bilim dili olarak gelişme olanaklarını değerlendirmek amacıyla “Türkçeyi Geliştirme Yasası”nı çıkarılacak.
-Özel kesime ve tarikatlara ait eğitim kurumlarını kamulaştırılacak.
-Yazılı, sözlü ve görsel basın, yabancı ve yerli tekellere
bağımlılıktan kurtarılacak. Basında yabancı sermaye
yasaklanacak. Basının kültürel yozlaşma aracı olması önlenecek.
Demokratikleşmeye hizmet eden yerel basın özendirilecek.

Yazarın Diğer Yazıları