Murat Arısoy

Yağmur demem, çamur demem… – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

12 Ekim 2011 Çarşamba 03:00:00
  Yaz boyunca söylenip durdunuz arkadaş… Kazılıyormuş da, kazı yapılmış da, efendim koordine yokmuş da…
Var efendim koordine var. Bütün yolları aynı anda kazmak, koordineyle olacak iş. Kurumların birbiriyle eşgüdümlü çalıştığının göstergesidir bu. Bakın dozerler bile ne kadar uyum içinde çalıştı. Aynı anda kontak çevrildi, aynı anda çalışma durdu. “Altyapı, üstyapıyı belirler” genel kabulüne katılmak ve bu sloganı yaygınlaştırmak lâzım… Altyapı olmadan üstyapı yapılır mı?
Bir de yeni moda çıkardınız: Neymiş, kimse altyapıya karşı değilmiş de ama düzenli çalışılması gerekiyormuş… Bunu başaran şehirler varmış. Efendim, tamam işte ilimiz de bu şehirler arasına girecek. Sabrın sonu selamet. Her ne kadar bazı arkadaşlarımız, bu atasözünü bile “Sabrın solu selamet” de yazsa, atasözleriyle oynamaya hiç kimsenin hakkı yok. Bu da böyle biline…
Efendim bakınız yağmur yağdı. Ne güzel. Hatırlayınız 2002’den önceki günlerimizi. Benzinlikte mazot kuyrukları vardı… “Mazot 1 lira olacak” diyenler vardı. Ne oldu? 2002’den sonra mazot kuyruğu kaldı mı, sorarız size? Mazotu 1 liraya düşürmek için söz verenler, hapse düşmemek için yurtdışına kaçtı. Hatırlayınız.
Yine hatırlayınız ki su kuyrukları da oldu bu memlekette. Her ne kadar bazı su kuyrukları İ.S. (İkibinikiden sonra) oluşsa da aldırmayınız efendi-ler. Yağmur berekettir. Berekete şükredeceğiniz yerde, tutup da dilekçeler yazıyorsunuz, telefonlara sarılıyorsunuz…
“Dükkanımızı su bastı”, “Mahallede su baskını var”, “Yollar su olmuş” diyorsunuz. Olacak tabii, yağmurdan kaçan doluya tutulur.
Yarı olimpik yüzme havuzu yapılıyor her mahalleye, farkına varın lütfen. Çocuklarımız yüzmek için yaz tatilini beklemesinler, suya hasret kalmasınlar diye yollara mazgal koyulmuyor. Suyun keyfini çıkarsınlar isteniyor…
Ama nafile… Zaten değerli hizmetler, insanlar görevi başındayken anlaşılmazmış.
Ah kardeşlerim…
Bakın Yeşilyol’da, Uydukent’te, Eşrefpaşa’da su basan dükkanlara, bakın çamur olan yollara… Hepsi altyapı hizmeti götürülen yerler. Tam altyapı hizmeti bitirilecekti ki bereket yağdı. Bizim kabahatimiz nedir?
Hem hatırlatmak isterim… Başbakanımız geldiğinde güzelce asfaltladığımız caddeler de altyapı çalışması için kazıldı. Yani hiçbir kimseye ayrımcılık yapılmıyor. Bunu hakikat olarak müşahede edelim.
Efendim, diyeceğim o ki yöneticileri boş yere rahatsız ediyoruz, uğraştırıyoruz. Hiç takdir etmi-yoruz… Sürekli tekdir sürekli tekdir, nereye kadar. İnsan biraz da “nush” eder… Hey gidi Ziya Paşa, yeni nesil seni de unuttu. Gerçi belki unutmasında yarar vardır, belki sen de darbeci-İttihatçı gelenekten geliyorsundur… Atıf yapmış bulunduk bir kere…
Geçen kış “Buzlar kaldırılmıyor, her taraf buz” diyerek ilimizde soğuk havalar estirmiştiniz.. Efendim, kabahat kaldırım kenarlarında aracını park eden sürücülerdeydi. Yol ortasındaki buzun sorumlusunu ise bulamadık, araştırıyoruz. Belki o buzu da “keçiler” getirmiştir oraya…
Güzel dostlar…
Yabani otları kafaya taktınız bir dönem. Şehrin hemen her bölgesinde ayrık otlar varmış da efendim şehrin imajına yakışıyor muymuş?
Bir düşünün: O otlar olmasa, şehrin bina yığını arasında kalan minik yavrularımız, doğal hayatı nasıl tanıyacak? O yabani, büyük, ayrık otları uzayacak, içinde fareler, bilmumum haşarat türeyecek ki çocuklarımız şehirleşmenin getirdiği betonlaşmadan sıyrılsın, kurtulsun, biraz hayatı tanısın. Hem biliyorsunuz, hayat yeni dökülmüş asfalt gibi değil… Hayat, yabani otları uzayan, yollarında su ve çamur gibi unsurlar bulunan, zaman zaman dikenli, ama sonuç olarak meşakkatli bir yol…
Bütün yapılanlar ya da yapılmayanlar, vatandaşlara hayat dersi vermek için.

Demeyi çok isterdim…

Yazarın Diğer Yazıları