Murat Arısoy

Yayınlayamadıklarımızdan mısınız? – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

31 Aralık 2015 Perşembe 16:04:33
 

Bir avukatın, başka bir avukatı kamuoyu önünde aşağıladığını, “O avukatlık yapamaz” dediğini duydunuz mu?
Keza doktorun, simitçinin, tesisatçının, kasabın, mühendisin kendi meslektaşları için alenen “İsteseler de olmaz, mesleklerinde yetkin değiller” dediğine şahit oldunuz mu?
Mutlaka her mesleğin kulisi vardır, her meslekte rekabet emaresi görmek mümkündür.
Fakat meslekleriyle ilgili sorunları sayarken “Bizden bir şey olmaz” demek, sanırım sadece gazetecilere özgü bir davranış biçimi.
Gerçek meslekleri farklı olduğu hâlde, sadece köşe yazısı yazmaları sebebiyle “gazeteci” unvanını kullanan, bu unvan üzerinden toplumda bir yer edinen, sonra şansını siyasette deneyen birtakım “ağabey”ler, siyasetteki başarısızlıklarını gazetecilerden çıkarmaya çalışıyor.
Diyorlar ki “Memlekette gazetecilik yok. Bizim dediklerimizi yazacak basın kuruluşu yok.”
Diyorlar ki “Cephanelik patlaması ile ilgili belge gelse, onu da yayınlayamazlar.”
Tek tek yazalım…
“Memlekette gazetecilik yok” cümlesinin neden kurulduğu önemli. Burada biraz kendini öne çıkarma alameti var. “Biz yazardık, eh biz de siyasete atılınca gerçekleri yazacak kalmadı” böbürlenmesine düşerler mi? İnsanoğlu bu, belli olmaz.
“Memlekette gazetecilik yok” cümlesi, “bülten haberciliği yapılıyor” şeklinde düşünceyle kuruluyorsa, bunda haklılık payı var. Fakat bunu da düzeltecek “ağabeyler” şimdiye kadar mesleğe hangi katkıda bulundu, kendinden sonra gelenleri hangi ilkeyle eğitti ya da eğitti mi?
Bu soruların cevaplarını merak ediyorum.
“Bizim dediklerimizi yazacak basın kuruluşu yok” diyen muhteremler, bu cümleleri de yine bir basın kuruluşu aracılığıyla kamuoyuna aktarıyor. Bu durum bile cümlenin geçersizliğini ortaya koyuyor.
Son zamanlarda okuduğum en tuhaf cümle ise “Cephanelik patlaması ile ilgili belge gelse yayınlayamazlar” çıkışı oldu.
Gerçekten böyle mi düşünüyorsunuz?
Böyle düşünüyorsanız, sizin “meslek” saiklerinizi merak ediyorum. Siz 5 Eylül 2012’de, Şehit Uzman Çavuş Mete Saraç Kışlası’ndaki patlamaya ilişkin esaslı bir belge ortaya çıkarın, getirin. Yayınlamayan gazeteci olursa, bu köşede “Haklıymışsınız” diyeceğim.
Bu iddiama rağmen siz bu fikrinizde sabitseniz; o zaman “ağabeyler” olarak siz yazın; siz yayınlayın; siz gündeme getirin. Büyüklerinize ve küçüklerinize örnek olun.
Şimdilik bu kadar yetsin.

ŞEHRİMİZ İÇİN ORTAK
HAYALLER KURALIM

11 Kasım 2015’ten bu yana birkaç köşe yazısında “Yerli otomobili Afyonkarahisar’da üretelim” fikrini gündeme getirmeye çalışıyorum. Kocatepe Gazetesi’nde köşe yazıları dışında yayınlanan haberlerde de yerli otomobilin Afyonkarahisar’da üretilebilmesi düşüncesi üzerinde kafa yoruldu.
Afyonkarahisar’daki bazı saygıdeğer ve benim de gördüğüm zaman elini öpmek için hamle yapmaktan çekinmeyeceğim kişiler, “Murat, yerli otomobili yazıyor da hayal kuruyor” diyorlar.
O zaman size şöyle bir ismi hatırlatayım: Theodor Herzl.
Hukuk öğrenimini bitirmesine rağmen yazarlık yapan, tiyatro oyunları yazan, “İsrail Devleti kurulmalı” fikrini yürüten kişi. Hatta “Yahudi Devleti” isimli bir kitap bile yayınlamış.
Yazma eylemi, bununla bağlantılı olarak gazetecilik, “ülkesine, milletine, davasına, insanına” ne kazandırdığıyla ölçülmeli.
Afyonkarahisar’da ağır sanayi hamlesi, yerli otomobil fabrikası ya da yerli otomobille bağlantılı sanayi ile başlayabilir.
Bunu gündeme getirmek, Afyonkarahisar’da yeni bir işkolunun açılmasını istemek, “hayal kurmak” ise, bunda bir beis yok.
Aslolan, şehrimiz için ortak hayallerimizin olması.

ARA GÜLER, TARİHE NOT DÜŞÜYOR

Türkiye’nin en bilinen fotoğraf sanatçısı, Türkiye’nin son dönemde en çok seçim kazanan siyasi liderinin fotoğraflarını çekince adeta kıyamet kopmuş. Ara Güler ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsediyorum.
Ben Ara Güler’in Erdoğan’ın fotoğraflarını çekmesinde bir anormallik göremiyorum. Ara Güler, fotoğraflarıyla tarihe not düşer. Erdoğan da Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’dır. Tarihe not düşmek için daha iyi bir fırsat olabilir mi?
Ancak Erdoğan’ın yanında bir “Şevket Süreyya Aydemir” yoktur.
Eksiklik budur.

Yazarın Diğer Yazıları