Murat Arısoy

Yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı

Murat Arısoy

31 Aralık 2015 Perşembe 15:47:04
 

İlkokulda Yerli Malı Haftası dolayısıyla hazırlık yapar; evde annelerimize pasta-börek hazırlatırdık. Tüm arkadaşlarımız, öğretmenlerle birlikte ev yapımı “yerli malları”nın tadına bakardık. Pasta ve böreğin yanı sıra portakal, elma gibi meyveler de şenlendirirdi sıralarımızı.
Her günden farklı bir gün yaşatırdı bize Yerli Malı Haftası kutlaması.
Belki yerli malı kullanımının teşvik edildiği 1940’lı yallar kadar etkisi olmuyordu ama en azından “Türkiye’de üretilen gıdalar” kavramı, aklımıza kazınmıştı.
Bizim kuşaktan sonraki Yerli Malı Haftaları o kadar eğlenceli geçmiyordu. Öğrenciler ev yapımı mamuller yerine kola ve cips götürdükleri sınıfta, sıradan bir gün geçiriyorlardı.
Şimdi ise okullarda Yerli Malı Haftası kutlanıyor mu, kutlanıyorsa nasıl?
Bilmiyorum.
İçinde bulunduğumuz haftayı hatırlatmak için böyle bir giriş yaptım. Yerli Malı Haftası’ndayız, fakat kullandığımız ürünlerin kaçta kaçı yerli?
“Türk Malı” dediklerimizde bile bir Çin işi çıkıyor.
Yiyecek markalarının çoğu yabancı.
Kullanılan banka kartları, kredi kartlarının birçoğu yurtdışı bağlantılı bankalara ait.
Örnekler çoğaltılabilir.
Tam da bu “ahval ve şeraitte” Türkiye’nin “yerli otomobil üreteceğim” demesi olumlu bir gelişme.
Bu iddianın devamı gelmeli.
Yerli otomobil projesinin bizim için iki boyutu var:
Birincisi, parçalarının yüzde 80’ine yakını Türkiye’de üretilen, Anadolu’ya has bir otomobil olması.
İkincisi ise, yerli otomobil fabrikasının Afyonkarahisar’da kurulması.
Birincisinden başlayalım: Yerli otomobil üretme iddiasıyla yola çıkılınca önce “Her şeyi biz yapacağız” zannedildi. Ardından öğrenildi ki İsveçlilerin kurduğu, Çinlilerin ortak olduğu Saab’ın üretim bandını almışız.
“Olmaz ki böyle” deyip yılmamalıyız. Bir adımdır, devam etmeli.
Hatta Saab’ın üretim bandının yanı sıra Kazakistan’ın ilk millî otomobili “Attila”nın da üretim bandını almalıyız. 1993-2003 yılları arasında altyapısı hazırlanan Attila, 2003-2014 yılları arasında gösterilen gayretle tamamlandı. Görüntü itibariyle güzel bir otomobil Attila.
Bunu mutlaka değerlendirmeliyiz.
İlerleyen aşamalarda çizimi kendimize ait, parçaları kendimize ait otomobiller de üretebiliriz. Yeter ki mühendislerimize, meslek liseli gençlerimize, bilimadamlarımıza, hâsılı Anadolu insanına fırsat verilsin.
Yerli otomobilin ikinci boyutu ise, fabrikanın Afyonkarahisar’da kurulması. Şu ana kadar yapılan açıklamalara bakılacak olursa yerli otomobil üretimi Bursa ile Gebze arasına sıkışacak. Oysa Erzurum, Konya, Afyonkarahisar, Kütahya gibi Anadolu illeri, yatırımı kendilerine bekliyor. Bu şehirlerin bir mantığı da var: Kent, ağır sanayi ile kalkınacak.
Biraz nabız tuttuğumuzda deniliyor ki “Reis, nereyi uygun görürse yerli otomobil fabrikası oraya yapılır.”
“Reis”ten kasıt, hepimizin bildiği gibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
Tamam, o zaman biz de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletelim bu talebimizi.
Diyelim ki:
“Sayın Cumhurbaşkanım; Afyonkarahisar, yerli otomobil için uygun bir şehir. Üniversitesinden meslek liselerine kadar her kesim yerli otomobil üretimine katkı sağlamak için hazır. Yollar Afyonkarahisar’da kesişiyor. Afyonkarahisar’da yapılan üretim, Anadolu’ya hızla yayılır. Sizden, Afyonkarahisar’da gerekli incelemeleri yaptırmanızı talep ediyoruz.”

Yazarın Diğer Yazıları