3 Aralık 2011 Cumartesi 02:00:00
Efendim hep böyle bir Bakanımız olsun isterdim. Ne güzellik, ne bahtiyarlık… Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış espri yapmış. Haber şöyle:
“Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış önce Mesleki Eğitimde Yeni Fırsatlar: Leonardo da Vinci Programı’nın Mesleki Hareketliliğe Katkısı konulu konferansa katıldı. Bağış, esprili bir üslupla konuya şu sözlerle dikkat çekti:
‘Hani bir espri vardır. Espri sınırlarını biraz zorlayan bişeydir ama, halkımızın diline işlemiştir. Geçen gün kamyon sürdün Leonardo da Vinci diye bir laf vardır. Özellikle gençler arasında kullanılır. Aslında bu espri de olsa programın önemini ve içeriğini anlatıyor. Neden anlatıyor çünkü Edirne’deki bir kamyon şoförü de, Afyondaki bir marangoz da Bartın’daki bir hakim de OSTİM’deki bir çırak da, Avrupa’daki muadillerini gidip yerinde görebiliyor, görüş alışverişinde buluna-biliyor.’”
Olağanüstü bir konuşma kanaatimce. Bu konuda “Egemen”lik kayıtsız-şartsız “Bağış”ındır.
Peki Egemen Bağış’ın bu cümlelerine kim inanır? Kadir İnanır…
Meselâ bu haberi ben yapsam, haberi “Bakan, baktı” diye işlerdim. Nasıl olsa espriler havada uçuşuyor…
Tam bu espriyi geçiştirmeye çalışacaktım ki, Sayın Bakanımız’dan sarsıcı bir şaka daha geldi. Show Tv Ankara Temsilcisi Tuba Atav, Çek Cumhuriyeti ziyareti sırasında Bakan Bağış’a sormuş:
“En popüler Bakan olmak nasıl bir şey?”
Egemen Bağış da bu soruyu, Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’a gönderme yaparak cevaplamış:
“Prag bunları…”
Bağış, bu esprisiyle birlikte tarihe altın harflerle geçeceğini gösterdi. İlk espri, Türkiye’de yapılmıştı, ikinci espri yurtdışında yapıldı. O zaman “Yurtta barış, dünyada barış”ı değiştirip “Yurtta Bağış dünyada Bağış” diyebiliriz gönül rahatlığıyla.
“Yurtta Bağış, dünyada Bağış”ın patenti bana ait değil, radyolardan internetteki sosyal paylaşım sitelerine kadar her yerde kullanıldı.
Türkiye’de bir konuğumuz var şimdilik. Amerika Birleşik Devletleri Başkan Yardımcısı Joe Biden, bazı temaslarda bulunuyor. Siyasi yönü bir tarafa, soyadının okunuşu hoş. “Biden” diye yazıldığı için öyle okunsa en fazla “Bidon” diye söz şakasını dile getirebilirdik. Ama soyadı “Biden” yazılıp “Baydın” diye okunduğu için tam da Bağış’ın esprilerine konu olabilir.
Meselâ konuşmayı uzattığında “Co Baydın, çok baydın” diyebiliriz.
Meselâ, neşeli bir tavırda konuştu, “B’aydın havası” manşeti güzel olur.
Umarım böyle bir espri daha yapar ilgilileri-miz, yetkililerimiz.
Sayın Egemen Bağış’a bu noktada naçizane birkaç önerim olacak:
TRT-1’de yayınlanan Leyla ile Mecnun dizisini örnek almalıyız. Kurtlar Vadisi’nin sloganı olan “İki kişinin bildiği sır değildir” cümlesinin, dizide “İki kişinin bindiği TIR değildir” hâline dönüşmesi gerçekten akıllara kazındı.
Günlük hayatta da buna benzer, kelime oyunununa dayalı birçok espri ile karşılaşıyoruz zaten.
“Yarın Ankara’dayım” cümlesini kuran arkadaşınıza “Eskişehir de amcam” şeklinde karşılık verebilirsiniz.
“Çok uyudum, gözlerim şişti”ye mukabil “Şişti, ızgara oldu” derseniz, gayet “başarılı” bir espri yapmış olursunuz.
Son cümleden hareketle, baş-arı/ son-arı gibi ilk bakışta anlamsız gelebilecek kelimeler türetebilirsiniz. Son-arı kelimesinden bir araştırma şirketinin ismine atıf yapabilir, oradan da Ali Atıf Bir’den örnek verebilirsiniz.
Ama Bir ve Örnek kelimelerini yanyana kullanmayın bence Sayın Bakan’ım. Özden Örnek, Çevik Bir kelimeleri yanyana kullanıldığında bazı savcıların alerjisi tutabilir.
Maazallah, sizi de “darbeci” ilan ederler. Sonra soruşturma, kovuşturma, tutuklanma, salıveril-me… Uzun iş…
Hem salıveriliyor da Çarşamba’nın günahı ne Sayın Bakan’ım?
Çarşamba’yı sel almasın diye seçtik sizi…
Hatta “seç”tik dedikten sonra da başka turizm firmalarının isimlerini söyleyebilirsiniz.
…
Hakikaten renkli bir kişilik Egemen Bağış.
İnşallah bir gün “Biz girmiyoruz ‘AB’i, ne hâliniz varsa görün” de der. Tabii buradaki “hâl” kelimesinden de “sebze hali” esprisi yapmazsa gayet iyi olur…
Efendim hep böyle bir Bakanımız olsun isterdim. Ne güzellik, ne bahtiyarlık… Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış espri yapmış. Haber şöyle:
“Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış önce Mesleki Eğitimde Yeni Fırsatlar: Leonardo da Vinci Programı’nın Mesleki Hareketliliğe Katkısı konulu konferansa katıldı. Bağış, esprili bir üslupla konuya şu sözlerle dikkat çekti:
‘Hani bir espri vardır. Espri sınırlarını biraz zorlayan bişeydir ama, halkımızın diline işlemiştir. Geçen gün kamyon sürdün Leonardo da Vinci diye bir laf vardır. Özellikle gençler arasında kullanılır. Aslında bu espri de olsa programın önemini ve içeriğini anlatıyor. Neden anlatıyor çünkü Edirne’deki bir kamyon şoförü de, Afyondaki bir marangoz da Bartın’daki bir hakim de OSTİM’deki bir çırak da, Avrupa’daki muadillerini gidip yerinde görebiliyor, görüş alışverişinde buluna-biliyor.’”
Olağanüstü bir konuşma kanaatimce. Bu konuda “Egemen”lik kayıtsız-şartsız “Bağış”ındır.
Peki Egemen Bağış’ın bu cümlelerine kim inanır? Kadir İnanır…
Meselâ bu haberi ben yapsam, haberi “Bakan, baktı” diye işlerdim. Nasıl olsa espriler havada uçuşuyor…
Tam bu espriyi geçiştirmeye çalışacaktım ki, Sayın Bakanımız’dan sarsıcı bir şaka daha geldi. Show Tv Ankara Temsilcisi Tuba Atav, Çek Cumhuriyeti ziyareti sırasında Bakan Bağış’a sormuş:
“En popüler Bakan olmak nasıl bir şey?”
Egemen Bağış da bu soruyu, Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’a gönderme yaparak cevaplamış:
“Prag bunları…”
Bağış, bu esprisiyle birlikte tarihe altın harflerle geçeceğini gösterdi. İlk espri, Türkiye’de yapılmıştı, ikinci espri yurtdışında yapıldı. O zaman “Yurtta barış, dünyada barış”ı değiştirip “Yurtta Bağış dünyada Bağış” diyebiliriz gönül rahatlığıyla.
“Yurtta Bağış, dünyada Bağış”ın patenti bana ait değil, radyolardan internetteki sosyal paylaşım sitelerine kadar her yerde kullanıldı.
Türkiye’de bir konuğumuz var şimdilik. Amerika Birleşik Devletleri Başkan Yardımcısı Joe Biden, bazı temaslarda bulunuyor. Siyasi yönü bir tarafa, soyadının okunuşu hoş. “Biden” diye yazıldığı için öyle okunsa en fazla “Bidon” diye söz şakasını dile getirebilirdik. Ama soyadı “Biden” yazılıp “Baydın” diye okunduğu için tam da Bağış’ın esprilerine konu olabilir.
Meselâ konuşmayı uzattığında “Co Baydın, çok baydın” diyebiliriz.
Meselâ, neşeli bir tavırda konuştu, “B’aydın havası” manşeti güzel olur.
Umarım böyle bir espri daha yapar ilgilileri-miz, yetkililerimiz.
Sayın Egemen Bağış’a bu noktada naçizane birkaç önerim olacak:
TRT-1’de yayınlanan Leyla ile Mecnun dizisini örnek almalıyız. Kurtlar Vadisi’nin sloganı olan “İki kişinin bildiği sır değildir” cümlesinin, dizide “İki kişinin bindiği TIR değildir” hâline dönüşmesi gerçekten akıllara kazındı.
Günlük hayatta da buna benzer, kelime oyunununa dayalı birçok espri ile karşılaşıyoruz zaten.
“Yarın Ankara’dayım” cümlesini kuran arkadaşınıza “Eskişehir de amcam” şeklinde karşılık verebilirsiniz.
“Çok uyudum, gözlerim şişti”ye mukabil “Şişti, ızgara oldu” derseniz, gayet “başarılı” bir espri yapmış olursunuz.
Son cümleden hareketle, baş-arı/ son-arı gibi ilk bakışta anlamsız gelebilecek kelimeler türetebilirsiniz. Son-arı kelimesinden bir araştırma şirketinin ismine atıf yapabilir, oradan da Ali Atıf Bir’den örnek verebilirsiniz.
Ama Bir ve Örnek kelimelerini yanyana kullanmayın bence Sayın Bakan’ım. Özden Örnek, Çevik Bir kelimeleri yanyana kullanıldığında bazı savcıların alerjisi tutabilir.
Maazallah, sizi de “darbeci” ilan ederler. Sonra soruşturma, kovuşturma, tutuklanma, salıveril-me… Uzun iş…
Hem salıveriliyor da Çarşamba’nın günahı ne Sayın Bakan’ım?
Çarşamba’yı sel almasın diye seçtik sizi…
Hatta “seç”tik dedikten sonra da başka turizm firmalarının isimlerini söyleyebilirsiniz.
…
Hakikaten renkli bir kişilik Egemen Bağış.
İnşallah bir gün “Biz girmiyoruz ‘AB’i, ne hâliniz varsa görün” de der. Tabii buradaki “hâl” kelimesinden de “sebze hali” esprisi yapmazsa gayet iyi olur…