Murat Arısoy

Zeyilname: Otomobilin rengi değişti – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

28 Temmuz 2011 Perşembe 03:00:00
  Televizyon haberlerine bakarsanız, ülke yaşa-nabilir olma özelliğini çoktan yitirmiş. Çılgın aşıklar, trafik canavarları, akla hayale gelmeyecek binbir işkence yöntemini eşlerine uygulayanlar, dövenler, sövenler, terör, teyakkuz, deprem, karmaşa, ekonomik kriz…
İyi bir gelişme, umut arıyor insan sağında, solunda, çevresinde. Fakat bazen aramakla kalıyoruz tabii. Hele bir de “Neyneycen” türünde bir boşvermişlik, telafisi zor hatalara neden olabiliyor. İşte o örneklerden birini anlatacağım şimdi:
Efendim, olay bir sigorta acentesinde geçiyor. Siteyşın olarak adlandırılan 1997 model aracın otomobilin sahibinin İstanbul’da miras evi var. Otomobilini sigortalatmak isteyen vatandaşta, “Hazır sigortacıya gitmişken evin de Doğal Afet Sigortası’nı yaptırayım” düşüncesi hasıl oluyor.
Sigortacının kapısından içeri giriyor vatandaş. Hoşbeşten sonra sigorta formlarının doldurulmasına geliyor sıra. Önce evden başlamak istiyor vatandaş. Form dolduruluyor. Formda 1976’da yapılan bina, 2000 yılından sonra yapılmış gibi görünüyor. Sigortayı yaptıran vatandaşın ikameti ise, gerçekten oturduğu ev değil, DASK yaptırdığı ev olarak gözüküyor.
Vatandaş, bu forma imza atacakken itiraz ediyor:
-Nasıl imza atayım, bilgiler yanlış.
-Bir şey olmaz, zeyilname ile düzeltiriz…
-O ne demek?
– Asıl poliçeye ek olarak tanzim edilen ve sadece yapılan değişikleri gösteren belge. Bu tür hatalarda kullanırız, sorun olmaz.
-İyi madem…
DASK meselesi böylece hazırlanan bir zeyilname ile çözüme kavuşuyor.
Ya otomobil?
Otomobil sigortasının formu daha ilginç. Hatta ilginç demek yetmez, gülünç!
Aracın ruhsatında trafiğe çıkış tarihi 14 Mayıs 1997. Poliçede ise 1 Ocak 2000.
Aracın rengi petrol yeşili-turkuaz. Poliçede işlenen renk, bej.
Araç sahibinin ikameti başka bir yer, poliçede yazan ise biraz önce DASK sigortası yapılan ev.
Oysa araç sahibi, Afyonkarahisar’da ikamet etmediği için çok istediği 03 plakayı alamıyor. Kaldı ki ikameti İstanbul olsa, neden 34 plaka almasın?
Araç siteyşın, yani bagajı geniş olan bir araç. Poliçede ise binek bagaj olarak geçiyor.
Özetle:
Gerçekte 1997 model, siteyşın, petrol yeşili-turkuaz bir araç var.
Poliçeye bakarsak araç 2000 model, binek ve bej rengi.
İkamet konusunu ise tekrar yazmayayım artık.
Tabii sıcakların da etkisiyle “Bir an önce işimiz bitsin de eve gidelim” telaşıyla poliçe formu dolduruluyor. Araca binip eve dönülüyor… Ki tam bu sırada yazılan hatalar fark ediliyor.Kaç zeyilname yazılması gerek bu hataların düzeltilmesi için?
Neyse araç sahibi vatandaş, sigorta için ödediği parayı geri istiyor. Sigortacılar parayı iade etmeye gönüllü değil. Kısa bir münakaşanın ardından vatandaş, acentenin bağlı bulunduğu şirketin genel müdürlüğüne bir yazı gönderiyor. Tabii sigortacı da “Vatandaş, mükerrer poliçe düzenlediğinden poliçemizi iptal ettik” diye rapor gönderiyor. Hataların sorumlusu vatandaşmış gibi gösteriliyor raporda. Sonuç olarak para iade ediliyor. Vatandaş, işini doğru yapan bir sigortacı buluyor ve hem DASK’ı hem de araç sigortasını yaptırıyor.
Bir süre önce yerel gazetelerde okuduk. Sigorta şirketinden fazla para almak için sigorta koşullarını istismar ettiği sabit olan kişinin “nitelikli dolandırıcılık” suçundan mahkum olması ve hatta hapis cezası almasına ilişkin düzenleme yapılıyor. Peki, işini önemsemeyen, önemsediği için hata yapan, hata yaptığında hatasını kabul etmeyen, müşterinin parasını iade etmesi gerekirken iade etmemekte direten sigortacılar için de bir düzenleme yapılması gerekmiyor mu?
Meselem, para-pul değil. Ama hadi anlattığımız vatandaş mürekkep yalamış, daha küçükken kitapla hayır-neşir olmuş birisi. Ya poliçe formundaki hataları fark etmeyen, ama sigorta parasını ödeyen, başına bir kaza, bela geldiğinde ise mağdur olması kuvvetle muhtemel vatandaşlarımız ne yapacak?Bu arada, olayın nerede geçtiğini tahmin etmeye çalışarak “Bizde olmaz canım” demeyelim.
Poliçe doldururken yaşanan “Neyneycen” olayı, Afyonkarahisar’ın merkezinde gerçekleşti.

Yazarın Diğer Yazıları