Yeni Dönem Belediyelerin Mali Dengeleri Açısından Ne Anlama Geliyor?
Kamu Yönetimi Uzmanı ve Kamu Muhasebe Yetkilisi Süleyman GÜNEŞ Belediyelede yapılacak olan elektrik tüketim vergisi hakkında kaleme aldığı yazısı.
Giriş: Belediyelerin mali yapısını doğrudan ilgilendiren önemli düzenlemelerden biri de genel aydınlatma giderlerinin finansmanında belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri payından yapılacak kesintilere ilişkindir.
Genel aydınlatma hizmetlerinin finansmanında uzun süredir uygulanan sistem kapsamında, belirli alanlarda gerçekleştirilen aydınlatma giderlerinin bir bölümü belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri payından karşılanmaktadır.
Bu sistemde belediyelerin karşılamakla yükümlü oldukları oranlar geçmiş dönemde büyükşehir belediyeleri ve mücavir alanlarındaki belediyeler bakımından yüzde 10, diğer belediyeler bakımından ise yüzde 5 olarak belirlenmiş; Cumhurbaşkanı tarafından yapılan artırımla bu oranlar sırasıyla yüzde 20 ve yüzde 10 seviyesinde uygulanmıştır.
2025 yılı sonunda yeni bir düzenlemeye ihtiyaç doğması üzerine konu TBMM gündemine taşınmış ve belediyelerin genel aydınlatma giderlerine katılım oranlarının artırılması öngörülmüştür.
Yapılan yeni düzenleme ile özellikle belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri payından yapılacak kesintinin yükseltilmesi, yerel yönetimlerin net gelirleri ve nakit yönetimi bakımından yeni bir dönemin başlaması anlamına gelmektedir.
TBMM tutanaklarında da yeni sistemin belediyeler açısından maliyetleri artıracağı ve kanuni oranın yüzde 30 seviyesine çıkarılmasının öngörüldüğü açıkça görülmektedir.
Ayrıca Cumhurbaşkanına bu oranı iki katına kadar artırabilme yetkisi verilmesi, belirli şartlarda oranın yüzde 60’a kadar yükseltilebilmesinin hukuki zeminini oluşturmaktadır. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)
1. Genel Aydınlatma Giderlerinin Hukuki Temeli
Genel aydınlatma giderlerinin finansmanına ilişkin temel düzenleme, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 6’ncı maddesinde yer almaktadır.
Düzenlemenin temel amacı; genel aydınlatma kapsamında aydınlatılan yerlerde gerçekleşen giderlerin belirli bir sistem içerisinde karşılanmasını sağlamaktır.
İlk düzenlemede belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri payından yapılacak kesinti;
* Büyükşehir belediyeleri ve mücavir alanlarındaki belediyelerde aydınlatma giderlerinin yüzde 10’u,
* Diğer belediyelerde ise aydınlatma giderlerinin yüzde 5’i olarak belirlenmiştir. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)
Daha sonraki dönemde Cumhurbaşkanının yetkisi kapsamında yapılan artırımlarla uygulanan oranlar büyükşehir belediyelerinde yüzde 20, diğer belediyelerde ise yüzde 10 seviyesine ulaşmıştır.
Bu nedenle yeni sistem değerlendirilirken üç farklı rakamın birbirine karıştırılmaması gerekir:
Kanuni başlangıç oranı → artırılmış uygulama oranı → yeni kanuni oran ve Cumhurbaşkanının artırma yetkisi.
Bu ayrım, konunun doğru anlaşılması açısından son derece önemlidir.
1. Yeni Düzenleme ile Ne Değişiyor?
Yeni dönemde belediyelerin genel aydınlatma giderlerine katılım oranları artırılmıştır.
Yapılan düzenlemenin yasama sürecindeki temel yaklaşımı, önceki yüzde 10 ve yüzde 5 oranlarının yerine daha yüksek oranların uygulanmasıdır.
Buna göre büyükşehir belediyeleri ve mücavir alanlarındaki belediyeler bakımından oran yüzde 30’a, diğer belediyeler bakımından ise yüzde 15’e kadar çıkarılmıştır.
Bunun yanında Cumhurbaşkanına verilen yetki çerçevesinde bu oranların iki katına kadar artırılabilmesi mümkün hale gelmiştir.
Dolayısıyla büyükşehir belediyeleri ve mücavir alanlarındaki belediyeler bakımından yüzde 60’a, diğer belediyeler bakımından ise yüzde 30’a kadar çıkabilecek bir kesinti mekanizması söz konusu olabilecektir.
TBMM görüşmelerinde de düzenlemenin belediyeler bakımından maliyetleri üç kat seviyesinde artırabileceği ve Cumhurbaşkanına tanınan yetkiyle büyükşehirlerde yüzde 60 seviyesine ulaşılabileceği ifade edilmiştir. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)
Bu nedenle başlıktaki “üç katlık artış” ifadesi, önceki fiilî uygulama oranları olan yüzde 20 ve yüzde 10 ile yeni temel oranlar olan yüzde 30 ve yüzde 15 arasındaki karşılaştırmayı ifade etmektedir.
1. Belediyelerin Mali Yapısı Açısından Ne Anlama Geliyor?
Belediyeler açısından konunun en önemli boyutu, genel bütçe vergi gelirleri payının belediyelerin düzenli ve önemli gelir kaynaklarından biri olmasıdır.
Belediyelerin merkezi idareden aldıkları pay üzerinden yapılacak kesintilerin yükselmesi, belediyenin hesabına aktarılacak net tutarın azalmasına neden olacaktır.
Ancak burada önemli bir teknik ayrım yapılmalıdır.
“Yüzde 30 kesinti” veya “yüzde 60 kesinti” ifadesi, belediyenin toplam bütçesinin yüzde 30’unun veya yüzde 60’ının kesileceği anlamına gelmemektedir.
Burada söz konusu olan, mevzuatta belirlenen esaslar çerçevesinde genel aydınlatma giderlerinin belediyeye ait paydan karşılanacak bölümüdür.
Bu nedenle her belediye açısından gerçek mali etki;
* genel bütçe vergi gelirleri payının büyüklüğüne,
* ilgili belediyenin genel aydınlatma giderlerine,
* belediyenin öz gelirlerine,
* personel giderlerine,
* borç yüküne,
* yatırım programına,
* diğer merkezi kesintilere göre farklılık gösterecektir.
Dolayısıyla bütün belediyeler için aynı miktarda mali yükten söz etmek mümkün değildir.
1. Üç Katlık Artışın Belediyeye Etkisi Nasıl Hesaplanmalı?
Konunun daha iyi anlaşılması için basit bir örnek verilebilir.
Bir belediyenin mevzuat kapsamında dikkate alınan genel aydınlatma giderinin 10 milyon TL olduğunu varsayalım.
Önceki uygulamada yüzde 10 oranında bir katılım söz konusu ise belediyenin payından karşılanan tutar:
10.000.000 TL × %10 = 1.000.000 TL olacaktır.
Yeni temel oranın yüzde 30 olması halinde:
10.000.000 TL × %30 = 3.000.000 TL olacaktır.
Bu durumda belediyenin karşılayacağı tutar 1 milyon TL’den 3 milyon TL’ye yükselmiş olacaktır.
Buradaki değişim, belediyenin söz konusu gider bakımından yaptığı katkının üç katına çıkması anlamına gelir.
Ancak bu hesap, yalnızca örneklendirme amacı taşımaktadır. Gerçek kesinti tutarının belirlenmesinde mevzuat kapsamında dikkate alınan giderler ve ilgili döneme ait hesaplama esasları ayrıca değerlendirilmelidir.
1. Belediyelerin Nakit Akışı Daha Önemli Hale Geliyor
Yeni düzenlemenin belediyeler açısından en önemli sonuçlarından biri, bütçe kadar nakit yönetiminin de önem kazanmasıdır.
Bir belediyenin bütçesinin denk olması, yıl içerisinde nakit problemi yaşamayacağı anlamına gelmemektedir.
Genel bütçe vergi gelirleri payından yapılan kesintilerin yükselmesi;
* personel ödemelerini,
* SGK ve vergi ödemelerini,
* mal ve hizmet alımlarını,
* akaryakıt giderlerini,
* elektrik ve enerji giderlerini,
* yüklenici hakedişlerini,
* borç ve kredi taksitlerini,
* yatırım harcamalarını
etkileyebilecek bir nakit akışı sonucu doğurabilir.
Bu nedenle belediyelerin 2026 yılı bütçe uygulamalarında yalnızca bütçe giderlerini değil, aylık tahsilat ve kesinti projeksiyonlarını da yeniden değerlendirmeleri gerekmektedir.
1. Öz Gelirlerin Önemi Artıyor
Merkezi idareden aktarılan paylar belediyeler açısından önemli olmakla birlikte, sürdürülebilir bir belediye maliyesinin yalnızca merkezi transferlere dayanması mümkün değildir.
Yeni kesinti mekanizması, belediyelerin kendi öz gelirlerini daha etkin kullanmasını da önemli hale getirmektedir.
Bu kapsamda belediyelerin;
* vergi ve harç gelirlerini,
* ücret ve tarifeleri,
* kira gelirlerini,
* ilan ve reklam vergilerini,
* çevre temizlik vergisini,
* işgal harçlarını,
* diğer yasal gelir kaynaklarını mevzuata uygun şekilde yeniden değerlendirmesi önem taşımaktadır.
Burada özellikle vurgulanması gereken husus şudur:
Belediyenin gelir artırması, kanunun vermediği yeni bir gelir kalemi oluşturması anlamına gelmez.
Belediyeler ancak kanunlarda açıkça öngörülen vergi, resim, harç, ücret ve diğer gelirleri mevzuatta belirlenen usul ve esaslara uygun olarak tahsil edebilir.
Bu nedenle gelir artırıcı çalışmaların temel amacı yeni ve hukuki dayanağı bulunmayan gelirler oluşturmak değil, mevcut yasal gelir kapasitesinin etkin ve doğru kullanılmasını sağlamaktır.
1. Bütçe Planlamasında Yeni Bir Yaklaşım Gerekiyor
Belediyelerin 2026 yılı ve sonraki yıllara ilişkin bütçe planlamalarında genel bütçe vergi gelirleri payından yapılacak kesintiler artık daha dikkatli şekilde öngörülmelidir.
Özellikle;
Tahmini gelir – merkezi kesintiler – zorunlu giderler – finansman giderleri – yatırım giderleri
bütünlüğü içerisinde bir mali planlama yapılmalıdır.
Aksi halde bütçe kâğıt üzerinde denk görünürken yıl içerisinde nakit açığı ortaya çıkabilir.
Bu noktada belediyelerin mali hizmetler birimlerinin aylık ve yıllık nakit akış tabloları hazırlaması, merkezi idareden gelecek paylar ile yapılacak kesintileri birlikte değerlendirmesi önem taşımaktadır.
1. Genel Aydınlatma Faturalarının Kontrolü de Önem Kazanıyor
Kesinti oranının yükselmesi, belediyelerin genel aydınlatma giderlerinin doğruluğunu kontrol etme sorumluluğunu da daha önemli hale getirmektedir.
Belediyeler;
* faturaların doğru alanlara ilişkin olup olmadığını,
* tüketim miktarlarını,
* aydınlatılan alanları,
* belediyenin sorumluluğunda olmayan alanların bulunup bulunmadığını,
* mükerrer veya hatalı tahakkukları kontrol etmelidir.
Çünkü kesinti miktarı yükseldikçe, yanlış veya hatalı hesaplamaların belediye maliyesi üzerindeki etkisi de büyüyecektir.
Bu konu aynı zamanda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması ilkeleri bakımından da önem taşımaktadır
1. Enerji Verimliliği Artık Mali Yönetimin Bir Parçası Olmalı
Genel aydınlatma giderlerinin azaltılması yalnızca tasarruf tedbiri olarak görülmemelidir.
LED dönüşümü, akıllı aydınlatma sistemleri, zaman ayarlı uygulamalar, uzaktan kontrol sistemleri ve uygun görülen alanlarda yenilenebilir enerji çözümleri belediyelerin enerji maliyetlerini azaltabilecek araçlardır.
Bu nedenle belediyeler açısından enerji yönetimi artık yalnızca teknik bir konu değil, aynı zamanda mali yönetim konusu haline gelmiştir.
Bir belediyenin enerji tüketimini yüzde 10 azaltabilmesi dahi, uzun vadede bütçesine önemli katkı sağlayabilir.
1. Düzenlemenin Belediyeler Arasında Etkisi Aynı Olmayacaktır
Yeni kesinti oranlarının bütün belediyeleri aynı ölçüde etkileyeceğini söylemek doğru değildir.
Nüfusu yüksek, genel bütçe vergi gelirleri payı büyük olan belediyeler nominal olarak daha yüksek kesintiyle karşılaşabilir.
Buna karşılık öz gelirleri zayıf, personel giderleri yüksek ve borç yükü fazla olan küçük ve orta ölçekli belediyelerde kesintinin bütçe üzerindeki etkisi daha ağır hissedilebilir.
Dolayısıyla yeni uygulamanın değerlendirilmesinde yalnızca “yüzde kaç kesinti yapılacağına” değil, kesintinin belediyenin toplam gelirleri içindeki ağırlığına bakılması gerekir.
Yapmış olduğum Değerlendirmesi
Genel aydınlatma hizmetlerinin finansmanına belediyelerin katılım oranlarının artırılması, yerel yönetimlerin mali yapısı bakımından dikkate alınması gereken önemli bir değişikliktir.
Burada tartışılması gereken temel konu yalnızca oranın yüzde kaç olduğu değildir.
Asıl mesele, belediyelerin zaten sınırlı olan kaynakları içerisinde yeni mali yükleri nasıl karşılayacağıdır.
Yerel yönetimlerin görev ve sorumlulukları her geçen gün artarken, belediyelerin gelir-gider dengesinin korunması daha da önemli hale gelmektedir.
Genel bütçe vergi gelirleri payından yapılan kesintiler arttıkça belediyelerin eline geçen net kaynak azalacaktır. Bu durum, özellikle öz gelir kapasitesi sınırlı belediyelerde yatırım ve hizmet önceliklerinin yeniden belirlenmesini gerektirebilir.
Ancak bu tablo belediyeler açısından yalnızca bir maliyet artışı olarak değerlendirilmemelidir.
Aynı zamanda belediyeler için; daha güçlü mali disiplin, daha gerçekçi bütçe hazırlama, daha etkin tahsilat, daha güçlü öz gelir yönetimi, daha etkin enerji yönetimi ve daha dikkatli harcama politikası için yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülmelidir.
Özellikle belediyelerin “gelir artırıcı çalışma” adı altında kanuni dayanağı bulunmayan yeni gelirler oluşturmak yerine, mevcut yasal gelir kaynaklarını mevzuata uygun şekilde etkinleştirmeleri gerekmektedir.
Kamu maliyesinin temel ilkelerinden biri öngörülebilirliktir. Belediyelerin de yıllık bütçelerini hazırlarken yalnızca gelirlerini değil, merkezi kesintileri ve zorunlu giderleri birlikte değerlendirmesi gerekir.
Bu açıdan bakıldığında genel aydınlatma kesintilerindeki artış, belediyelere önemli bir mesaj vermektedir:
Artık belediye bütçelerinde yalnızca ne kadar gelir elde edildiği değil, elde edilen gelirin ne kadarının belediyenin tasarrufunda kaldığı da aynı derecede önemlidi
Aydınlatma giderlerinde sonuç olarak bakıldığında
Genel aydınlatma giderlerine ilişkin yeni düzenleme, belediyelerin mali yapısı bakımından göz ardı edilemeyecek bir değişikliktir.
Önceki dönemde büyükşehir belediyeleri ve mücavir alanlarındaki belediyelerde yüzde 20, diğer belediyelerde yüzde 10 seviyesinde uygulanan oranların yerine daha yüksek oranların getirilmesi, belediyelerin merkezi paylardan elde ettiği net gelir üzerinde doğrudan etkili olacaktır.
Yeni temel oranların büyükşehir belediyeleri ve mücavir alanlarında yüzde 30, diğer belediyelerde yüzde 15 seviyesine yükseltilmesi ve Cumhurbaşkanına bu oranları iki katına kadar artırma yetkisi verilmesi, özellikle büyükşehir belediyeleri bakımından yüzde 60’a kadar ulaşabilecek bir mali yük ihtimalini ortaya çıkarmaktadır. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)
Bu nedenle belediyelerin 2026 ve sonraki yıllardaki bütçe çalışmalarında genel aydınlatma kesintilerini ayrı bir mali risk unsuru olarak değerlendirmeleri yerinde olacaktır.
Belediyelerin gelecekte başarılı bir mali yapı kurabilmesi; yalnızca daha fazla gelir elde etmesine değil, gelirlerini doğru tahmin etmesine, kesintileri önceden hesaplamasına, giderlerini önceliklendirmesine ve kaynaklarını ekonomik, etkili ve verimli kullanmasına bağlıdır.
Sonuç olarak yeni dönem, belediyeler açısından yalnızca “aydınlatma kesintilerinin arttığı” bir dönem değildir.
Aynı zamanda mali disiplinin, öz gelir yönetiminin, enerji verimliliğinin ve doğru bütçe planlamasının daha da önemli hale geldiği yeni bir belediye maliyesi dönemidir.
Kaynakça
1. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, özellikle Geçici 6’ncı madde.
2. 5393 sayılı Belediye Kanunu.
3. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu.
4. 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun.
5. Genel Aydınlatma Yönetmeliği.
6. 2014/6784 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı.
7. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu görüşme tutanakları, genel aydınlatma giderlerine ilişkin 2025 yılı görüşmeleri. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)
8. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanakları, 6446 sayılı Kanun ve genel aydınlatma giderlerine ilişkin görüşmeler. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)
9. Türkiye Büyük Millet Meclisi 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe görüşmeleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesi ve genel aydınlatma giderlerine ilişkin değerlendirmeler. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)
10. Sayıştay Başkanlığı, belediyelerin genel aydınlatma giderleri ve enerji harcamalarına ilişkin denetim raporları.
11. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, genel aydınlatma uygulamalarına ilişkin mevzuat ve açıklamalar.
12. TEDAŞ, genel aydınlatma uygulamaları ve ilgili teknik/idari düzenlemeler.
13. Türkiye Belediyeler Birliği, genel aydınlatma giderlerinin finansmanına ilişkin mevzuat ve uygulama değerlendirmeleri.