Elif Çaylıoğlu

İmtihan Dünyası 2

Elif Çaylıoğlu

İmtihan dünyasındayız ya…

Dünya imtihanındayız ya…

Bu imtihan ikilemlerle, fitnelerle yürüyor ya…

İmtihandaki Hak veya Batıl tercihlerimizle ya hak veya batıl yönde değişim yaşayacağız ya… 

İşte kul; Allah'ın değil de şeytanın önerilerini tercih edip benimsediğinde hemen şu noktaya gelir: Allah Kur'an'ı ile, Rasulü ile böyle diyor ama "Acaba öyle mi, böyle mi?". İşte batıl tercihler yapan kul daima ikileme düşüp kaybeder; şeytan da bunu hedefler. Bakın şeytan ne diyor: "Onları fitnelerle (sorularla, tercih noktalarında) ikileme düşüreceğim. Onların dünya hayatındaki esfele safilin yapıları ve duniHİ algıları bu gayretime çok uygun olduğundan kandırmam kolay olacak! Onları duniHi algının alâmetifarikaları olan "ğıll (Hakk'tan ve inananlardan nefret), haset, kıyas, göz dikme, fesatlık, dedikodu, Hakkı önemsememek" gibi hallerle oyalayacağım da onlar bu yaşantıları sebebiyle hiçbir şeyden ve hiç kimseden memnun olmayacaklar, hep yanlışı isteyecekler, doğrularla, Hakk'la, güzelliklerle yetinmeyecekler, isyanı ve küfranı nimeti tercih edecekler! Şükretmek akıllarına bile gelmeyecektir. Dünyadaki yaşantının genel fotoğrafına lütfen bir bakın, farklı görecek misiniz? İnsan belki çok korkarsa, onu korkutan şeyden biraz kurtulur gibi olduğunda sanki şükredermiş gibi olmakta, ama bu ferahlığın devamında unutma ve eski haline dönmeyi yaşamaktadır. İşte insanın hikâyesi bu! Şeytan bunu söylüyor: Size Hakk'ı, doğruyu unutturacağım, onu değil Batıl'ı sevdireceğim de siz tercihlerinizde yönünüzü belirleyeceksiniz...

Bu yüzden, ikileme düşmek istemeyen kul için ilaç Bakara Suresi son ayetleriyle öğretiliyor. "Semi'na ve eta'na: İşittik ve itaat ettik." Böyle deyin ve gücünüz yettiğince buna tutunun, gayret edin. Böyle deyip gücü yettiğince böyle yapmaya, yaşamaya gayret eden Biiznillah kurtuldu demektir. 

Mü'minun-30'da "Biz elbette iptilâ (imtihan) edenleriz." buyrulur. İptila, bir şeye düşkünlüktür. Demek ki imtihan bu dünyadaki düşkünlüklerimiz üzerinden! Esfele sâfiliyn yapı ve dȗniHİ algı sonucu olan düşkünlüklerimizi terk etmeliyiz ki imtihanda Hakk'a şahit olabilelim. Ayet ve hadislerdeki fitne ve imtihan uyarılarını bu kapsamda anlarsak kazanırız inşaAllah. 

Mesela Teğabun-15: “Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır. Büyük mükâfat ise Allah’ın katındadır." Mal ve çocuk düşkünlüğünün imtihan sebebimiz olacağı ne kadar açık değil mi? Sorular önceden açıklanmış! Dunihi algı ile sevdiğimiz her ne ise (kendimiz, eşimiz, çocuğumuz, mal mülk, iş/kariyer/kazanç) hepsi bu kapsamda olabilir. Sınavda fitne/soru bunlar gibi birçok şeydir, farklıdır ama amaç aynıdır: İnananın hangi algıyı ve hayat tarzını seçtiği ve buna şahitliğidir! İnanmayanın da! 

Yaşantıdaki Batıl tercihlerin ve sonuçlarının gösterildiği bir dua ve bir de her iki tercihten Hakk olana sığınma tercihinin öğretildiği dua ile tamamlayalım: 

“Allahümme inni euzü bike min azabi cehennem ve euzü bike min azabil kabri ve euzü bike min fitnetit deccal ve euzü bike min fitnetil mahya vel memat: Allah’ım, cehennem azabından sana sığınırım, kabir azabından sana sığınırım, Deccal ’in fitnesinden sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnesinden sana sığınırım.”

Allahümme inniy euzü Birıdake min sehadike, ve bimaufetike min ukubetike ve birahmetike min ğadabike ve euzü BİKE MİNKE... La uhsiy senaen aleyke kema esneyte ala nefsike: Allah'ım, hoşnutsuzluğundan razılığına, cezalandırmandan muaf tutmana, ğadabından rahmetine ve SENDEN SANA sığınım." Sığınışımızdan razı oluver ve lütfen kabul buyur Allahım (âmin).

Yazarın Diğer Yazıları