Elif Çaylıoğlu

Rasulullah (SAV) Efendimiz İnsanlığa Neleri Getirdi, Neler Kazandırdı?

Elif Çaylıoğlu

Hakikatini, varlığını, vizyonunu, misyonunu, imzasını biz müslümanların bile hala tam ve doğru anlamadığımız bir Rasulullah’ımız var elhamdülillah. Gelişiyle getirdiği bilinç, idrak ve bakış açıları “alemlere rahmet” olan Rasulullah (SAV) Efendimizin sadece biz Billahi imanlı olanlara değil tüm insanlığa açtığı kapı, güncellediği yazılımı dağ taş fark etmiş de biz insanlar sanki ondan gafiliz gibi. Bu sebeple, bu hafta, yazılarımızda sıklıkla kendisinden alıntı yapıp yazılarımızı tamamıyla eserlerinin ve orada öğretilen iman ve salih amel hayat tarzının üzerine inşa ettiğimiz Sevgili Yılmaz Dündar hocamızla “Rasulullah (SAV) Efendimiz ile İnsanlığın Kazandıkları” konulu bir tefekkür sohbeti hazırlamıştık; işte onu sizlerle paylaşıyorum. İzlerini, tesirini dünya ve ahiretimiz için hayrlı, kolay, güzel ve kalıcı eyle Allahım.

E.Ç: Sevgili hocam “Rasulullah (SAV) Efendimiz ile insanlığın Kazandıkları” nelerdir?

Y.D: Bunu elbette saymak, listelemek, bütünüyle anlamak ve anlatabilmek çok mümkün değil. Ancak, getirdiği mananın ana kolonlarını yani anayasasını çok öncelikli olanlar şeklinde özetlemeye çalışırsak onu BEŞ ESAS şeklinde düşünüp beş madde halinde özetleyebiliriz: Billahi Anlamda İman ve ona uygun hayat, Derinlikli (Üç, Dört ve Beş Boyutlu) Düşünebilme, Emin Yaşantı Sistemi (Demokrasi), Hayat Tarzlarına Saygı (Laiklik) ve Kadın Hakları.

1) İnsanlığa ilk kez “Billahi Anlamda iman nedir ve nasıl yaşanır?”, bunu göstererek öğretti. Böylece de dünyadaki hayat tarzları tam manasıyla ve çok belirgin tanımlarla birbirinden ayrılarak iki ana grup oldu: 

A) Billahi Anlamda iman ve bu imana uygun hayat tarzı, 

B) Dunihi Algı ve zanlarına uygun dunihi ilah hayat tarzı...

Bu iki farklı hayat tarzı aslında iki farklı nefs halinin, iki temel yazılımın ortaya çıkışı olduğundan; "Nefs Terbiyesi “de ilk kez Efendimiz (SAV) ile birlikte netlik kazandı. Gerçek nefs terbiyesinin Dunihi Algı ve Zanlardan ve dolayısıyla dunihi ilah halinden geri dönüşsüz temizlenmek olduğunu da öğretti... Rasulullah (SAV) Efendimizin açıkladığı şekliyle nefs ve terbiyesini merak eden okurlarımızın KADER kitabımızın Nefs Terbiyesi bölümünü belki de defalarca okumaları, üç videodan oluşan (Billahi Anlamda Hürriyet, Dunihi Anlamda Hürriyet başlıklı) Nefs Terbiyesi söyleşilerimizi can kulağıyla defalarca dinlemelerini çok ama çok arzu ederim.

2) İnsanlığa ilk kez "Derinlikli Düşünebilme” yi açıklamış ve öğretmiştir. Böylece Dünya Düşünce Tarihi, Doğrusal ve Düzlemsel düşünebilme tarzlarına ek olarak gerçek manada uç, dört ve beş boyutlu düşünebilme tarzlarını kazanmıştır. En az üç boyutlu düşünemeyenin islamı anlayamayacağı ve yasayamayacağı gerçeği sebebiyle doğrusal ve düzlemsel düşünerek islamı yaşamaya çalışanların islam dininin hakkını veremeyecekleri anlaşılmıştır. Bu gerçeklerle beraber Rusulullah (sav) Efendimiz'e hakkıyla tabi olabilmek için “Allah'a inanıyorum" değil "Billahi Anlamda Iman ediyorum" demenin olmazsa olmaz olduğu da görülmüştür. Lütfen Düşünce Boyutları, Düşünme Tarzları konusunu etraflıca incelemek için BURÇLAR ve KÜFÜRLER kitabımızın Düşünme Tarzları bölümünü dikkatle ve önemle inceleyiniz, oradaki beş düşünme boyutunu iyice öğrenip kendinizin hangi boyuta ait hayat tarzında olduğunuzu test ediniz.

3) Dünya insanlarının demokrasi diye tanımladıkları, ulaşmak için yukarılarda bir tavan gibi duman (hayali) hedef oluşturdukları "Demokrasi"yi de dünyada ilk kez yaşanabilir haliyle başlatmış, onu “EMİN” vasfıyla Rasulullah (SAV) Efendimiz bizzat yaşayarak duyurmuştur. İslam’da, insanlığın demokrasi diye tanımladığı yönetim ve hayat tarzının adı "Emin”dir; Efendimiz eliyle halkın canı, malı, geleceği dahil her şeyinin korunduğundan ve geliştirildiğinden emin olacakları bir hayat tarzı inşa edilmiştir. Bu "EMİN" hayat tarzı Rasulullah (SAV) Efendimizin risaletinden önceki halinin adıdır. Gerçek İslam hayat tarzının temelleri işte bu "Emin” halinin üzerine bina edilebilir. Dolayısıyla İslam hayat tarzının platformu" EMİN" yani demokrasidir. Günümüz İslam toplumunun bu gerçekten uzak alması bu gerçeği değiştirmez.

4) Gelişmiş ülkelerin çok önemsediği ancak bir türlü gerçek manasıyla tanımlamadıkları ve adil bir açıklama yapmaktan da hep kaçındıkları "Laiklik” kavramını ve onun nasıl yaşanabileceğini de dünyaya, insanlığa ilk açıklayan ve öğreten yine Rasulullah (SAV) Efendimiz olmuştur. Bu konudaki duyurunun ana temelini Kafirun (5). ayet oluşturur: "Leküm diyni küm ve live diyn" "Sizin dininiz size, bizim dinimiz bize" "SIZIN HAYAT TARZINIZ SİZE, Bizim HAYAT TARZIMIZ BIZE.” İşte Efendimiz (SAV) bu ve benzer ayetlerin nuruyla oluşan bir hürriyet ve dokunulmazlık ile her inanışta insana kendi olabilme, kendini ifade edebilme, hissettiği ve inandığı gibi kalabilme, yaşayabilme platformu oluşturmuş, bu platformu biz Billahi İmanlı ümmetine de emanet etmiştir.

5.) "Kadın Haklari" savunuculuğunu yapan gelişmiş ülkeler toplumlarını kadın ticareti ve kadına şiddetten hala kurtaramamış ve temizleyememiş, bu konularda emin olunan ileri bir toplum haline bir türlü gelememiştir. Kadın haklarını önemseyen ve kadınlara pozitif ayrımcılığı gerçek manasıyla hayata geçiren, ayrıca bütün bu hayat tarzlarını da dünyaya ilk duyuran yine Rasulullah (SAV) Efendimiz olmuştur. Lütfen siyer tarihinden Rasulullah (SAV) Efendimizin kadınlara nasıl titrediğini, onları her koşulda nasıl koruyup kayırdığını görünüz; Kur’an’ımızın ahlakı olan “kadına pozitif ayrımcılığı” bir ömür ve her koşulda nasıl yaşadığını, önerdiğini fark ediniz lütfen. 

Ve iş şimdi biz müslümanlarda! Dünya müslümanlarının Rasulullah (SAV) Efendimizin bu özelliklerine sahip çıkıp onu başkalarına bırakmamaları öncelikle müslüman toplumlar için ama mutlaka tüm dünya toplumları, dünya insanlığı için ne kadar önem arz etmektedir. Bunu bir an önce fark edelim, bir an önce! Çünkü çok geç kaldık…

Yazarın Diğer Yazıları