CHP İstanbul eski milletvekili Berhan Şimşek, CHP'de yaşanan tartışmalara ve kurultay davasına ilişkin CNN Türk Televizyonunda önemli açıklamalarda bulunurken dedi ki;
"Sayın Özgür Özel, posta güvercinliği yapıyor. Burası artık holding, İmamoğlu Holding. CEO'su da Özgür Özel." diyen Şimşek, "Şaibeli kurultayla ilgili 46 ifade var, 96 şüpheli var. Savcı almış, soruşturmayı yapmış. Ekrem Bey de, Özgür Bey de hepsi siyasi kariyerlerini Kemal Bey'e borçlular." ifadelerini kullandı.
Berhan Şimşek, sıradan bir kişi değil. Sinema dünyamızın ünlü bir aktörü. Nazım Hikmet Vakfı ve 68'liler Birliği üyesidir. Günaydın Gazetesi'nde köşe yazarlığı ve Milliyet gazetesinde seçim yazıları yazdı. 1999 yılında Cumhuriyet Halk Partisi 10. Olağanüstü Kurultayında Parti Meclisi üyeliğine seçildi, dokuz dönem Parti Meclisi üyeliği ve MYK üyeliğinde bulundu. Ayrıca TBMM 22. dönem (2002-2007) CHP İstanbul Milletvekilliği yaptı. Bu dönemde; Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi, Türkiye-Macaristan Parlamentolar arası Dostluk Grubu Başkanlığı görevlerinde bulundu. Aktif siyasette son olarak, 2010-2011 yılları arasında CHP İstanbul İl Başkanlığı yaptı. Zaman zaman TV kanallarında yaptığı konuşmalarda ve tartışmalarda her zaman CHP’nin politikalarını savundu.
Halen CHP kimliğini üzerinde taşımasına rağmen, ne oldu ya da ne oluyor da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik, anlamlı ve önemli bir eleştiri yaptı?...Hatta, halen hapiste bulunan İstanbul eski Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na da yönelerek!...
Berhan Şimşek, Bayburt’lu. Agâh Oktay Güner, Namık Kemal Zeybek, Şair Yahya Akengin gibi Bayburt’lu dostlarımdan bilirim, Azeri sahasında yaşayan o yurttaşlarım, vatan ve millet sevgiyle yaşayan insanlardır.
CHP diye diye uzun yıllar bu parti için çaba harcamış olan Berhan Şimşek, geçtiğimiz günlerde bu partiden ihraç edildi…Atalarımız ne güzel söylemişler: “Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” diye…
***
CHP'nin 4-5 Kasım 2023 ve 6 Nisan 2025'teki Genel Kurul toplantılarının iptali ile ilgili davalar, sonuçlandı ve bugünkü Yönetim Kurulu, bir anlamda aklandı ve muhaliflerin umutları da boşa çıktı.
Mevcut Yönetim Kuruluna muhalefet edenlerin avukatı, söz konusu genel kurullarda çeşitli dalaveralar yapılarak, yönetimin ele geçirilmiş olduğunu söyleyerek, CHP’nin başına Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin geçmesi gerektiğini savunmuş, yönetimin avukatı ise öne sürülen iddiaları reddetmiştir.
İki taraf avukatlarının beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme, 4-5 Kasım 2023'te yapılan CHP 38. Olağan Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davanın "konusuz kalması" sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.
Mahkeme ayrıca, CHP'nin 21. Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemini de içeren dosyalara ilişkin, husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verdi.
Dolayısiyle aylardır, Özgür Özel ve ekibine muhalefet eden Kemal Kılıçdaroğlu yandaşları, şimdilik hiçbir şey ütemediler!...
***
Türkiye bugün, öncelikle geçim sıkıntısının halledilmesini, gençlerin arzu ettikleri düzeyde bir işe girebilmelerini ve kavgasız, dövüşsüz bir yaşam sürdürülebilmenin çarelerinin arayışı içindedir.
Bu sorunların çözümünü, ancak Devletimizi yöneten irade halledebilir. Muhalefete mensup siyasi partilerle, o partileri yönetenler de, benim gibi, sokaktaki herkes gibi, kendi kendilerine bu sorunları dert etmekten başka ellerinden bir şey gelmeyecektir.
İşte bu nedenle, meydanlara çıkıp Devletin Başkanına yani iktidara cart-curt edip, Milleti germenin doğru olmadığını düşünüyorum. Zira, halkın oylarıyla iş başına gelen kişilerin, bulundukları yerden uzaklaştırılmaları, yine halkın oylarıyla mümkün olabilir.
Mevcut yasaya göre Genel seçimler, 2028 yılının Mayıs ayında yapılacaktır. Buna göre seçime daha 2,5 yıl vardır. Bu durumu CHP de, öteki tüm siyasi partiler de elbette biliyorlar. Öyleyse muhalefet partilerinin, zaman zaman meydanlara çıkıp da seçim istemeleri abesle iştigalden başka bir anlam taşımamaktadır.
Şu son günlerde hemen her gün bir kentte, mahalle veya sokakta miting düzenleyen CHP yönetimi oturup, öncelikle kendi iç sorunlarını halletmeli, sonra da kendilerini seçmenlere inandırıp, sevdirmenin yollarını aramalıdırlar.
***
1950 yılında Demokrat Parti’nin seçimi kazanarak, tek başına iktidara gelmesiyle birlikte CHP darmadağın olmuştu. O tarihteki CHP yöneticilerinden Kasım Gülek, Ankara, İstanbul, İzmir vb. cadde ve sokaklarında değil, Türkiye coğrafyasındaki bütün köylere ve kırsal kesimlere giderek, zaman zaman at ve katır-eşek sırtına binerek köyden köye gitmiş ve çok uzun olmayan bir süre içerisinde CHP’ni derleyip toparlamış idi.
Bugün CHP’nin başında “hemşehrimiz” diyebileceğim Özgür Özel var. Ona hemşehrimiz diyorum, çünkü bizim gibi, Ege Bölgesinden, Manisa’lıdır. Naçizane benim, bugünkü adı “Afyonkarahisar Kültür ve Turizm Derneği” olan, “Afyonkarahisar Ve İlçeleri Dayanışma Derneği”ni yönettiğim yıllarda, Ege Bölgemizin sekiz ilinin Ankara’daki Dernek Başkanlarını “Afyonlular Evi”nde biraraya getirerek oluşturduğum EGEM Platformunun Başkentte yaptığı her düzenlemeye mutlaka katılan siyasetçi Sayın Özgün Özel idi. Yani iyi bir Manisalı, iyi bir Egeli olan Özgür Beyi severim. Ne var ki, son aylarda, nerede bir miting ya da toplantı varsa oraya giderek Ekrem İmamoğlu’nun adını zikretmesini asla doğru bulmuyorum,
Bu günlerde, Özgür Beyle rahat konuşabileceğim bir ortamda karşılaşsam şunu derdim. “Yahu arkadaş sen Manisalı’sın, ısrarla Ekrem Ekrem deyip durmanı normal karşılamıyorum. Sen CHP Genel başkanısın, bizzat partimin Cumhurbaşkanı adayı benim desene…Cumhurbaşkanı seçimine daha 2,5-3 yıl var. Sen her konuşmanda İmamoğlu’nun CHP Cumhurbaşkanı adayı olduğunu söylüyorsun. Ekrem Bey, bir sürü suçlamayla karşı karşıyadır, kendisine verilen cezalar ona Cumhurbaşkanı olabilme şansını nasıl verecektir?...Milleti güldürme Allahaşkına!...”
Ayrıca çeyrek yüzyıl içerisinde Ülkemizin bir numaralı şahsiyeti olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Rize’li, ondan sonra Rize’nin yanıbaşındaki Trabzon’da doğmuş olan bir kişinin Cumhurbaşkanlığını şahsen ben içime sindiremem. Zira Devletin başına mutlaka bir Karadenizli mi gelmelidir?...
Umarım ve temenni ederim ki, hemşehrimiz Özgür Özel, artık Ekrem İmamoğlu’nu bırakın deyip durmaz. Ekrem Bey öncelikle hakkındaki birçok suçlamalardan aklanması lazımdır. Basında okuduğum suçlamaların birisi dahi doğru ise, İmamoğlu maalesef bırakınız Cumhurbaşkanı olmayı, herhangi bir yere Belediye Başkanı bile olamaz. Ayrıca bilindiği gibi Cumhurbaşkanı olabilmek için, öncelikle üniversite mezunu olmak gerekiyor. Ama Devletimizin resmi açıklamalarından da öğrendiğimize göre, İmamoğlu’nun ibraz ettiği diploma geçerli değildir. O halde nasıl Cumhurbaşkanı adayı olacak ve nasıl seçilecek?...